mide.gen.tr https://www.mide.gen.tr Mide Hastalıkları ve Tedavi Yöntemleri tr-TR hourly 1 Copyright 2019, mide.gen.tr Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000 Tue, 21 May 2019 00:00:00 +0000 60 Mide Çürümesi https://www.mide.gen.tr/mide-curumesi.html Tue, 04 Sep 2018 09:08:28 +0000 Mide Çürümesi, İyi günler arkadaşlar bu makalemizde sizlere mide çürümesi hakkında bilgiler vereceğiz. Asıl adı ‘gastroparez’ olan bu mide hastalığının aslında Türkçe ’de tam bir kelime karşılığı yoktur. Bu ha Mide Çürümesi, İyi günler arkadaşlar bu makalemizde sizlere mide çürümesi hakkında bilgiler vereceğiz. Asıl adı ‘gastroparez’ olan bu mide hastalığının aslında Türkçe ’de tam bir kelime karşılığı yoktur. Bu hastalığa neden olduğu belirtiler yüzünden mide çürümesi ya da mide tembelliği şeklinde ifade edilmektedir.

Mide çürümesinde mide kasları psikolojik ya da herhangi başka bir hastalık gibi nedenlerden yavaş çalışır. Tüketilen besin yavaş bir şekilde sindirilir. Ayrıca sindirilen bu yiyecek ve içeceklerin bağırsaklara iletimi çok yavaş bir şekilde gerçekleşir. Bu şekilde midede çok bekleyen yiyecekler çürür ve pis bir koku yapar. Midede yiyeceklerin çürümesi yüzünden bu hastalığa mide çürümesi denir.

Mide Çürümesi Belirtiler

Mide çürümesi olan hastalarda iştahsızlık, çabuk doyma, ağız ve nefesin kokması gibi belirtileri vardır. Mide çürümesi yaşayan çocuklarda karın bölgesinde ağrı ve bunun devamında gelen istifradır. Özelikle bu etki kahvaltı öncesi ve sonrası çok görülür. Yine mide çürümesi olan bireylerde yemekten hemen sonra yapılan istifra da çok görülür. Midedeki yiyecekler çürüdüğü için istifrada gelen kusmuk pis kokar. Yine ağız kokusu bu yüzdendir.  Bu hastalıkta acıkma hissi geç gelir. Bilhassa mide çürümesi olan çocuklar hep tok olduklarını söyler. Bu belirtiler brokoli, portakal gibi çok lifli, yağlı ya da gazlı yiyecekler yenildikten sonra çok daha belirgin bir şekilde ortaya çıkar.

Kimlerde Görülür

Mide Çürümesi yetişkinlerde çocuklara göre çok daha fazla görülür. Fakat yetişkinlerde görülen mide çürümesi daha çok başka bir hastalığın neticesinde ortaya çıkar. Özellikle şeker hastalığı olan kişilerde bu hastalığın ortaya çıkma olasılığı çok yüksektir. Yine anoreksiya olan kişilerde, bazı ilaçların yan etkileri olarak midenin yavaşlaması sonucu, reflüsü olan kişilerde bu hastalık görülebilir. Ama en çok bu rahatsızlıktan mustarip olan kişiler şeker hastalarıdır.

Mide çürümesi çocuklarda bir hastalığın neticesinde değil direk görülür. Mide çürümesi çocuklarda daha çok virüs kaynaklı enfeksiyonlar sonucu oluştuğu tahmin edilmektedir. Çocuklarda bu hastalığı fark etmek biraz zordur. Çünkü çocuklarda bu hastalığın sadece bir ya da iki belirtisi görülebilir. Aile çocukların zaten az yemek yediğini düşünerek çocuktaki iştahsızlığı önemsemeyebilir. Çocuktaki karın ağrısını çocuğun okula gitmemek ya da başka bir sebep ile uydurduğunu düşünebilir. Bunun için aileler bu gibi durumlarda biraz dikkat etmeli özellikle çocuğunuzun hep nefese kokuyorsa ve bazen çocuk istifra ediyorsa aile bu durumdan şüphelenmelidir. Çünkü bu hastalık çocuğun boyunun uzaması ya da tam gelişimini sağlamasını engeller.

Mide Çürümesi Tedavisi

Bu hastalık tanısı konulduktan sonra uzman bir diyetisyen tarafından bir diyet programı belirlenir. Bu diyette genelde çok lifli sebze ve meyveler, yağlı yiyecekler olmaz. Daha çok kolay bir şekilde sindirilebilen yiyecek ve içecekler yazılır. Kişi bu diyet programına uyarsa bu hastalıktan kolay bir şekilde kurtulacaktır.

Bu makalemizde sizlere mide çürümesinin nasıl bir hastalık olduğunu, daha çok kimlerde görüldüğünü, belirtilerinin neler olduğunu ve nasıl bir tedavi yolu uygulandığını anlatmaya çalıştık. 

]]>
Mide Ağrısı Kola Vurur Mu https://www.mide.gen.tr/mide-agrisi-kola-vurur-mu.html Tue, 04 Sep 2018 19:17:28 +0000 Mide Ağrısı Kola Vurur Mu, şiddetli mide ağrısı ya da uzun süreli hazım sorunları yaşayanların sık sordukları bir sorudur. Mide rahatsızlıkları tek başına çok rahatsız edici oldukları gibi aynı zamanda bir çok organ ve Mide Ağrısı Kola Vurur Mu, şiddetli mide ağrısı ya da uzun süreli hazım sorunları yaşayanların sık sordukları bir sorudur. Mide rahatsızlıkları tek başına çok rahatsız edici oldukları gibi aynı zamanda bir çok organ ve organ grubunda da rahatsızlık oluşmasına neden olabilirler. Özellikle sindirim ve boşaltım sistemi organlarının birinde oluşan bir rahatsızlık aynı zamanda diğer organları da etkileyebilir. Bu durum bazen ise birbiri ile hiç alakası olmayan organların etkilenmesi şeklide görülebilir. Özellikle mide hastalıkları sırt ve kol ağrısı yapabilir ve oluşan ağrının mideden kaynaklandığını anlamak zaman alabilir.

Mide Ağrısı Kola Vurur Mu

Mide hastalıkları özellikle hazım ve gaz problemleri son derece şiddetli ağrılara sebep olabilir. Özellikle şiddetli gaz sancısı sorunu yaşayan hastaların bir çoğu kalp krizi geçirdikleri endişesi ile hastanelerin acil servislerine başvurabilmektedir. Mide yanması ha da sancısı bir çok organı etkileyen şiddetli bir hastalıktır. Mide de oluşan hastalıklar bir çok organ ve organ sistemini etkileyebilir. Özellikle kol ve üst kol, omuz bölgesinde hissedilen ağrıların bir çoğu mide şikayetlerinden kaynaklanabilir. Kol ağrıları genel olarak romatizmal ya da kemik hastalıkları sebebi ile olduğundan mide ağrısı ya da mide hastalığından kaynaklandığı düşünülmez, oysa mide ağrıları ilk anda olmasa bile ilerleyen zamanlarda kol ağrısı ya da sırt ağrısı şeklinde kendini gösterebilir.

Kol ağrısı şeklinde hissedilen mide ağrıları genellikle hazımsızlık ve gaz şikayetlerine bağlı olarak gelişir. Özellikle şiddetli gaz sancıları sırt bel ve üst kol bölgesinde şiddetle hissedilir hatta sırtta hissedilen ağrı kalp krizi sırasında hissedilen basınca benzer bir his verebilir. Bu durumu önlemek ve ağrıyı gidermek için mide de oluşan rahatsızlığa yönelik tedavi uygulamak gerekir. Sadece ağrı kesiciler ile yapılacak bir tedavi ağrının anlık olarak geçmesine ve sonra yine tekrarlamasına sebep olabilir. Mide yanması ya da spazmlar gaz kaynaklı veya beslenme kaynaklı olabileceği için mide ve kol ağrısı şikayeti yaşayanların beslenme yönünden hafif gıdaları tercih etmesi faydalı olacaktır. Özellikle bakliyatlar ve lahanagiller olarak bilinen bitkiler sindirim sırasında gaz açığa çıkaracak ve spazm oluşmasına sebep olacaktır ve bu ağrı kol da da hissedilir. Kişi romatizma ya da eklem iltihabı olduğunu düşünebilir. Hastalığın mide den kaynaklandığı anlamanın yolu kan tahlili yaptırmaktır. Yapılacak enzim testleri ile kolda bir eklem ya da kemik rahatsızlığı olup olmadığı anlaşılabilir. Ağrı mideden kaynaklanıyor yani mide ağrısı kola vuruyor ise mide için uygulanacak tedavi yeterli olacaktır.
]]>
Hıçkırık https://www.mide.gen.tr/hickirik.html Tue, 04 Sep 2018 23:35:21 +0000 Hıçkırık; Göğüs boşluğu ve karın boşluğunu birbirinden ayıran diyafram kasının birden kasılması ile glotis adı verilen ses telleri arasındaki açıklığın istemsiz şekilde kapanması ve buna bağlı olarak nefes alış ve Hıçkırık; Göğüs boşluğu ve karın boşluğunu birbirinden ayıran diyafram kasının birden kasılması ile glotis adı verilen ses telleri arasındaki açıklığın istemsiz şekilde kapanması ve buna bağlı olarak nefes alış verişi sırasında tipik tipik bir sesin çıkması olayına halk arasında hıçkırık denir. Tıp dilinde ''singultus'' olarak tanımlanmıştır. 

Hıçkırığın birçok nedeni vardır; bunlardan en yaygın olanı midenin aşırı şekilde gerilmesidir. Psikolojik sıkıntılar, hava yutma, mide yüzeyinin tahrişi, çeşitli metabolizma düzensizlikleri bu gerilmeyi tetikleyerek hıçkırığa neden olur. Birden ve hızlıca yemek yemek ile alkol sigara kullanmanın da hıçkırığa neden olduğu bilinmektedir. Fakat yemek ve alkol sonrası hıçkırıklar mide rahatlayınca kendiliğinden geçerler. Uzun süre ağız açık gülmek de hıçkırığa neden olan bir diğer etmendir, Gülerken içe çekilen derin bir nefes aynı zamanda bol miktarda hava yutmak anlamına gelir. Bu da hıçkırığa neden olur. Ama bu tarz hıçkırıklar uzun karakterli değildirler.
Halk arasında diyafram kasılmalarını kesintiye uğratarak hıçkırık oluşumunu önlemeyi amaçlayan çeşitli yöntemler geliştirilmiştir; bunlardan en bilineni kişinin elinden geldiği kadar uzun süre nefesini tutmasıdır. Tam hıçkıracağı anda dik durarak yutkunmanın da hıçkırığı geçirdiği bilinmektedir. Yine halk arasında su içmenin, küp şeker emmenin, torba içine soluk alıp vermenin, dili çekmenin, buzlu su ile gargara yapmanın, hıçkıran kişiyi korkutmanın ya da tiksindirmenin hıçkırığı kestiği söylenmektedir. 

Uzun süre geçmeyen hıçkırık; Mide tahrişi ve metabolizma rahatsızlıklarına bağlı olan hıçkırıklar ise uzun sürebilir. Çok uzun süren ve ağır gidişli hıçkırık olgularında diyafram sinirine cerrahi müdahale girişiminde bulunulur. Bir aydan uzun süren hıçkırığın kilo kaybı, aşırı halsizlik, uykusuzluk gibi başka şikayetlere neden olduğu bilinmektedir. Uzun süre geçmeyen hıçkırık şikayetleri erkeklerde daha sık görülen bir durumdur. Geçmeyen hıçkırıklar diyafram kasındaki sinirlerde meydana gelen zedelenme, tümör, kist, guatr, larenjit gibi hastalıkların sonucu olarak ortaya çıkabilir. Ya da merkezi sinir sistemini etkileyen MS, menenjit beyin travması ile karaciğerde gelişen kistler, kalp büyümesi, mide kanseri, bağırsak tıkanıklığı, böbrek fonksiyonlarında azalma ya da böbreklerde çok hızlı çalışma gibi metabolizma rahatsızlıkları da  hıçkırığa neden olan önemli hastalıklardır. Uzun süren hıçkırık kesinlikle bir hekim tarafından tetkik edilmelidir. Kalp krizine neden olabilir. Ayrıca yakın zamanda geçirilen operasyonlar ve kullanılan ilaçlar da yan etki olarak hıçkırığın ortaya çıkmasına neden olabilir.
Bazen hıçkırığa neden olan faktörler bulunamaz örneğin neden hıçkırdığı tespit edilemeyen Charles Osborne 69 yıl boyunca hıçkırarak tıp tarihine girmiştir. 

Strese bağlı olarak gelişen hıçkırık; Psikolojik faktörlerden kaynaklı mide sinirlerinin gerilmesi ve kişinin strese girdiği anlarda ortaya çıkan hıçkırık türüdür. Duygusal faktörler, kaygı, endişe, korku gibi stres yaratan çevresel şartlar diyaframı etkileyen hormonların salınmasına neden olur. Hormonların aşırı salınması ile diyaframdaki kasılmalar tetiklenebilir. Yine gerginliğin mideye vurması mide kaslarının gerilmesinin bir sebebidir. Strese bağlı hıçkırık şikayeti yüzde 93 oranında kadınlarda görülmektedir. Özellikle adet öncesi gerginliğin bir sonucu hıçkırık ortaya çıkabilmektedir. Erkeklerde ise bu oran yüzde 7 kadardır. Bazı kişiler hipnoz ile tedavi edilebileceğini söyleseler de bu yöntem doktorlar tarafından önerilmez. İlaçla tedavi, psikoterapi ya da akapunktur gibi yöntemlerden uygun olanı doktor tarafından belirlenmelidir.  

Gebelik sürecinde hıçkırık; Bebeğin gelişimi sırasında anne vücudu genişlemeye başlar. Yine de 4. aydan sonra bebek iç organlara baskı yaparak diyaframın kasılmasına neden olabilir. Gebelikte oldukça yaygın bir durumdur. Anne adayları telaşa kapılmamalıdır. Rahat bir yere geçerek bebeğin diyafram üzerindeki baskısını]]> Mide Ödemi https://www.mide.gen.tr/mide-odemi.html Wed, 05 Sep 2018 16:16:34 +0000 Mide ödemi; mide ve on iki parmak bağırsağı yüzeyinde veya daha derin katlarda ilerleyen ve genelliklede Helicobacter Pylori adı verilen bakteriden kaynaklı bir yaradan meydana gelir. Genellikle ödemin fark edilmemesi ve gereken teda Mide ödemi; mide ve on iki parmak bağırsağı yüzeyinde veya daha derin katlarda ilerleyen ve genelliklede Helicobacter Pylori adı verilen bakteriden kaynaklı bir yaradan meydana gelir. Genellikle ödemin fark edilmemesi ve gereken tedavinin uygulanmaması ile midedeki ödem ülsere dönüşmektedir. Bu gibi durumlarda hastalarda oluşan ülserlerin çoğunluğu bu bakteriden kaynaklıdır.  Ayrıca mide ödemlerinin geneli ülser ile sonuçlanır.

Mide ödemi nedenleri;
  • Psikolojik stres ve sıkıntı,
  • Kan grubu 0 olan kişiler,
  • Cerrahi ve travmatik operasyonlar sonucunda olan mide ödemleri,
  • Kafein alkol ve sigara kullanımı gibi mide ödeminin birçok nedeni vardır.
Bunun yanında kişinin çok aşırı miktarda antienflamatuvar ve aspirin gibi ilaçları kullanması midede ödeme sebebiyet vermektedir. Dikkat edilmediği ve fark edilmediği durumlarda midede oluşan bu ödemler ilerleyerek mide ülserlerine neden olmaktadır veya ülserden kaynaklı mide ödemleri meydana gelmektedir. Çoğunlukla ülserden kaynaklı mide ödemleri hastalarda daha çok görülen vakıalardır. Mide ülserleri arasında Duodenal ülserlerin yüzde doksan beşi H. Pylori bakterisinde bulunur. O yüzdende bu organizmanın yok edilmesi ülserin tedavisinde ve mide ödeminin giderilmesinde çok önemlidir. 

Mide ödemi ve ülserinin belirtileri;

ülserden kaynaklı ödemlerde genellikle yanma ve ağrı birincil belirti olarak karşımıza çıkar. Bunun dışında görülen belirtilerin başında karnın üst kısmında çok açmış gibi kemirme hissi, bulantı ve kusma, geceleri acıkma hissi ile alınan aşırı yiyecekler, yemek yeme ile kaybolan ağrı hissi gibi belirtileri vardır. 

Mide ödemi tanı ve tedavisi;

Ödemin tedavi edilebilmesi için öncelikle tanının belirlenmesi gerekir. Tanı için mide filmi, röntgen gibi laboratuvar testleri kullanılmalıdır. Ödemin oluşmasına neden olan durum genellikle ülser vakalarıdır. O yüzdende ödemden önce oluşan ülserin tedavisini yapılması gerekir. Ülser tedavi edildiğinde midede oluşan ödemde tedavi edilmiş olur. Dolayısı ile ilk yapılacak tedavi ülsere yapılır. Bu tedavilerin başında ilk yapılacak olan midede oluşan ağrının yok edilmesi gerekir. Böylelikle hasta ağrıdan kurtarılarak rahatlatılabilir. Ayrıca tedavide iki önemli nokta göz önünde bulundurulmalıdır. Bu iki husus ülserin iyileşmesi ve semptomlarının giderilmesidir. Yani akut tedavi yöntemidir. İkinci tedavi yöntemi ise gereken durumlarda idame tedavisidir. Bu yöntem ile ülserin yeniden nüks etme riski ortadan kaldırılır. 

Mide ödeminin yaşatacağı bir çok olumsuz ağrı ve şikayetlerin günlük yaşam içerisinde ortadan kalkması için yapılacak önlemlerin başında stres, beslenme alışkanlığı ve yaşam şeklinin değiştirilmesi gelir. Özellikle acılı, baharatlı asitli ve yoğun kafein içeren yiyecek ve içeceklerin tüketilmesinden kaçınılmalı ve aşırı yemek yeme alışkanlığından vazgeçilmesi gerekir. Bunun dışında dengeli beslenmeye dikkat edilmeli ve ana yemeklerin yanında aşırı su tüketiminden kaçınılmalıdır. Her insanın günlük su tüketme ihtiyacının da mutlaka uygulanması gerekir o yüzdende bu su tüketimi aralarda ve mümkünse ılık su ile yapılarak midenin rahatlaması sağlanmalıdır. Mide ödemi hafife alınacak bir rahatsızlık değildir. O yüzden mutlaka bu tür ödem şikayetleri olan kişilerin önce mutlaka doktora sonrasında ise bir diyetisyene gözükmesinin önemi büyüktür. Böylelikle kendisine verilen beslenme şeklini uygulaması daha kolay olabilir. 
]]>
Mide Düşmesi https://www.mide.gen.tr/mide-dusmesi.html Thu, 06 Sep 2018 02:11:14 +0000 Mide düşmesi, ya da mide sarkması diye adlandıran bu olay tıpta gastronomi toz olarak bilinmektedir. Mide dediğimiz organ normal midenin üstünde ve karnın orta hattında bulunan bir organdır. Bazı durumlarda mide, halkın küç Mide düşmesi, ya da mide sarkması diye adlandıran bu olay tıpta gastronomi toz olarak bilinmektedir. Mide dediğimiz organ normal midenin üstünde ve karnın orta hattında bulunan bir organdır. Bazı durumlarda mide, halkın küçük kemik olarak adlandırdığı ve alt ucu leğen kemiği diye nitelendirdiğimiz, kadınlarda rahmin bulunduğu yere karnın alt kısmına kadar da uzanmaktadır. Ve gözlenilen bu durumda mide düşmesinden ya da mide sarkmasında veya gastropit diye adlandırılan bir hastalıktır. Hastalığın sebebi çoğu kez elektrolit ve tuz dengesizliğine bağlı olarak görülmektedir. Özellikle potasyum diye nitelendirdiğimiz tuzun idrar söktürücüler, ishal veya kusma ile azalması da mide kaslarında gevşemeye, midenin büyümesine ve buda felce neden olmaktadır. İzlenilen bazı genetik durumlarda mide kasında görülen problemler hatta mideye gelen sinirlerde ki problemlerle birlikte mide kas tabakası çalışmaz. Ve böylece mide kendini salmaya başlar. Mide büyüyerek küçük karına doğru iner. Eğer midede düşmesi yani gastropit olursa midede çok fazla gıda bulunacak ve bunlardan yeterince yararlanamayıp, yeteri kadar ince bağırsağa atılamayacak. Ve kişide bunları geri teperek dışarıya çıkaracak yani kusacaktır. Mide düşmesi sindirim sisteminde gerçekten çok önemli olup bir takım sorunlar ile sizleri karşı karşıya bırakmaktadır.

Mide Düşmesinin Belirtileri

Bizler normalde yemek yedikten sonra yemek borusundan geçen gıdalarımız midede birikir. Burada çalkalanıp, parçalanırlar. Ve böylece karışarak ve ince bağırsağa atılır. Eğer midenizde sinir ve kaslara ait bir hareket problemi varsa o mideye bulaşamayacaktır. Ve sonuç olarak kişi yiyeceği ince bağırsağa gönderemeyecek ve bu besin midede kalacaktır. Tüm mide bağırsak sistemlerinde örtü ya da midenin boşluğuna bir takım sıvılar salgılanmaktadır. Midedeki bu salgılar ağızdan alınan gıdalar sıvı veya katı atılamayacağı için midede birikir. Ve mide daha da gelişmekteyken rahatsızlık hissine neden olmaktadır. Karnın üst kısmında görülen gerginlik özellikle de yemek yedikten sonra ortaya çıkmaktadır. Buda huzursuzluk ve gerginlik yaratacaktır. Kişi biraz daha zorlayıp, bir takım vücudu zorlayarak fazla yemek yerse o zamanda geriye tepecektir ve kusacaktır. Baş ağrısı, ateş basması, kusma sonrası çarpıntı, terleme ve oluşan solgunluk mide düşmesine bağlı olan bir durum değildir. Fakat midenin gerilmesi ve bu kusma döneminde olan sempatik sinir sistemi diye adlandırdığımız kişinin alemini sağlayan sistemi harekete geçeceği için terleme, çarpıntı ve soluklama gibi ek şikayetlerde görülebilmektedir. Bu mide düşmesine ya da mide sarkmasına bağlı olan bir durum değil kusmaya bağlı olarak ortaya çıkan bir durumdur.

Mide Düşmesi Tedavisi

Mide düşmesi nedeni tamamen tedaviye yönelik olarak yapılmaktadır. Çok nadiren olsa da gördüğümüz genetik faktörlere bağlı olan mide düşmesinin ne yazık ki yeterli bir tedavi şekli yoktur. Yani genetik olarak görülen mide düşmelerinin tedavisi mümkün değildir. Ameliyatlardan sonra görmüş olduğunuz geçici sonrası oluşan ya da şeker hastalığına bağlı olarak oluşan mide düşmesi tedavi edilebilir. Bunlarda ise özellikle şekerin ilaçlarla kontrol altına alınması ya da tedavi edilmesiyle beraber mide hareketlerini artıran ilaçların da kullanılması midedeki toparlanmayı ve sonuç olarak da buradaki sorunun geçmesine sebep olur. Sık görmüş olduğumuz idrar söktürücüler vardır. Bu idrar söktürücüler ve kusmaya bağlı olarak ortaya çıkan mide düşmesi potasyum takviyesiyle tedavi edilebilmektedir. Bu sayede mide hareketleri yerine gelir ve hasta mide sarkmasından yani gastropit denilen hastalıktan kurtulmuş olur.

]]>
Midede Şişkinlik https://www.mide.gen.tr/midede-siskinlik.html Thu, 06 Sep 2018 14:04:20 +0000 Midede Şişkinlik; Halk arasında mide şişkinliği basit bir sorun gibi algılanıp,çok önemsenmese bile, bazen rahatsızlık verici boyutlara ulaşabilir. Mide şişkinliği en çok, mide de biriken fazla gazla, kabızlık hallerinde, g Midede Şişkinlik; Halk arasında mide şişkinliği basit bir sorun gibi algılanıp,çok önemsenmese bile, bazen rahatsızlık verici boyutlara ulaşabilir. Mide şişkinliği en çok, mide de biriken fazla gazla, kabızlık hallerinde, gıda hassasiyeti veya bağırsak da ki sıkıntılardan kaynaklı olabilir. 

Midede Şişkinlik Nedir;

Mide şişkinliği, midenin karın boşluğunu çok şiddetli ağrılarla birlikte şişmesidir. Bu ağrılar çok sancılı olabilir. Mide kramplarına neden olabilir. Bu ağrılar karnımızın çeşitli bölgelerinde olabilir ve yeri çok hızlı bir şekilde değişebilir. Mide şişkinliğinde meydana gelen bu ağrılar, karın bölgesinin üst kısımlarında hissedildiğinde kalp kaynaklı bir ağrıyla karıştırılabilir. Yada bu sancılar, sağ üst karın bölgesinde hissedildiğinde de apandisit veya safra kesesinden kaynaklı bir ağrıyla da karıştırılabilir.

Mide Şişkinliğinin Nedenleri; Mide şişkinliği, özellikle sütte bulunan laktoz şekerinin sindirilememesi, reflü, kabızlık veya yanlış beslenmeyle ilgili nedenlerden kaynaklı olabilir. Bağırsaklarda tıkanma gibi rahatsızlıklar da mide şişkinliğine neden olabilir. Mide şişkinliği bağırsaklarda sindirilemeyen ya da yarısı sindirilmiş gıdalardan da meydana gelebilir. Bununla beraber, az veya yetersiz su tüketimi de mide şişkinliğine neden olan sebeplerden sayılabilir. Su vücutta birçok görevin yerine getirilmesinde yardımcıdır ve bol bol tüketilmelidir. Bundan dolayı yeterli miktarda su içilmesi besinlerin sindirilmesini ve bağırsakta ilerlemesi açısından oldukça önem teşkil eder. Çok fazla yağlı yiyecekler tüketilmesi de mide şişkinliğine sebebiyet verir.

Midede şişkinlik nedenleri şunlardır; 
  • Sütte bulunan şekerin sindirilememesi
  • Şişmanlık 
  • Gıda alerjileri 
  • Normal olmayan sindirim 
  • Hava yutma 
  • Gaz yapan yiyecekler 
  • Kabızlık 
  • Bağırsak da mikrop
  • Hassas bağırsak sendromu 
  • Yer yer bağırsak tıkanıklığı 
  • Hamilelikten koruyucu ilaçlar 
  • Çok fazla alkol tüketimi 
  • Aşırı tuzlu gıda tüketimi
  • Isıl işlem görmüş gıdalar 
  • Düşük proteinli beslenme 
  • Tümörler 
  • Mide kanseri 
  • Anormal olarak şişmiş organlar mide şişkinliğine sebep olabilir.
Midede Şişkinlik Belirtileri; 
  • Mide krampları 
  • Karın bölgesinde ağrı
  • Gaz oluşumu 
  • Midede gaz birikmesi 
  • İshal 
  • Hazımsızlık 
  • Nefes almada zorluk çekme 
  • Bel bölgesinde meydana gelen ağrı 
Bunların dışında; Şiddetli karın ağrısı, İshal, Kusma, mide de meydana gelen ekşime, kanlı büyük abdest, çok ani kilo kaybı gibi belirtiler görüldüğünde, hiç zaman kaybetmeden bir hekime görünmek hayati önem taşımaktadır.

Mide şişkinliğini önlemek için;
  • Sütlü gıdalardan kaçınarak 
  • Spor yaparak
  • Bol sıvı tüketerek
  • Çok soğuk ve sıcak gıdadan uzak kalarak
  • Bol bol lifli besinler tüketerek
  • Taze meyve ve sebze tüketerek
  • Rezene, zencefil, tarcın gibi çaylardan içerek bu sorunun üstesinden gelebilirler.
]]>
Pangastrit https://www.mide.gen.tr/pangastrit.html Thu, 06 Sep 2018 22:13:39 +0000 Pangastrit; Bir mide hastalığı olup, midenin yüzeyinde bulunan mukoza tabakasının iltihaplanmasıdır. Özellikle yetişkinlerde ileri yaşlarda görülen bir mide rahatsızlığıdır. Bu hastalık kişilerde ne şekilde olursa olsun Pangastrit; Bir mide hastalığı olup, midenin yüzeyinde bulunan mukoza tabakasının iltihaplanmasıdır. Özellikle yetişkinlerde ileri yaşlarda görülen bir mide rahatsızlığıdır. Bu hastalık kişilerde ne şekilde olursa olsun Pangastrit adını alır. Midede yaşanan bu iltihaplanma iki şekilde insanlarda görülür bunlardan birisi akut diğeri ise kronik Pangastrittir. Herhangi bir sebebe bağlı olmasa da gastritin semptomlarının hepsi birbirine eşdeğerdir. Aslında karın ağrıları olarak nitelendirilen üst karın ve alt karın ağrılarının hepsi gastrit olarak nitelendirilir. Fakat burada önemli olan gastritin belirtileri ile benzerlik gösteren bir çok hastalığın olduğudur. O yüzdende yaşadığınız sıkıntıların gastritten kaynaklı olup olmadığının kesinlikle hekimler tarafından belirlenmesi gerekmektedir. Gastrite benzeyen hastalıkların başında bir diğer mide hastalığı olan reflü gelir. Çoğunlukla gastrit rahatsızlığı olduğu düşünen kişilerin yüzde doksan beşinde aslında reflü hastalığı bulunmaktadır. O sebepten ötürü Pangastrit hastalığının tanısı konulurken gerekli tanı testlerinin yapılması ve bilinen tüm kurallara uyulması çok önemlidir. Pangastrit midedeki ülser rahatsızlıklarına göre mideye daha az bir tahribat yapar. Ancak bazı durumlarda hastalarda daha derinlere indiği ve ülser oluşturacak derecede aşınmalara neden olduğu da bilinmektedir. 

Pangastrit, genellikle bakteriyel enfeksiyon sonucu oluşan bir mide hastalığıdır. Hasta yoğun bir antibiyotik tedavisi ile hastalıktan başarılı bir şekilde kurtulabilir. 

Pangastrit nedenleri;
  • Aşırı ilaç kullanımı,
  • Stres,
  • Bilinçsiz beslenme,
  • Sigara, alkol ve tütün ürünlerinin fazla kullanılması, gibi değişken nedenleri vardır. 
Pangastrit çeşitleri ve belirtileri;

Kronik Pangastrit: Bu Pangastrit çeşidinde hasta yeteri kadar beslenerek mide mukoza duvarının iyileşmesini sağlayamaz ve zararlı etkenlere karşı mideyi korumayı başaramaz. Buna ilaveten oluşan olumsuzluklar yüzünden epiteldeki hücrelerin ince bağırsak hücrelerine dönüşmesine neden olur. Hastalık belirli olmaz ve belirtileri kısa süreli olarak kendisini gösterir. Teşhisinin yapılması zordur.
Kronik Pangastrit belirtileri;
  • İştahsızlık
  • Kusma,
  • Mide iltihabı,
  • Şişkinlik, gibi belirtiler olur.
Akut Pangastrit: Bu Pangastrit ise genellikle mide mukozasının kısa vadede etkili zararlarına karşı oluşan bir tahribattır. Bu durum mukozada yüzeysel epitele zarar verebilir veya mukozanın kanama yapmasına neden olabilir.Ayrıca midede aşırı basınç ve yanmalar ile tahrişlenme vardır. Birde alkol kullanımı eklenir ise bu tahriş dahada ilerler. 
Akut Pangastrit belirtiler;
  • Mide yanmaları,
  • Mide zarının delinmesi,
  • Mide bulantısı,
  • Sürekli kanla karışık kusmuk, gibi belirtiler vardır.
Pangastrit tanısı ve tedavisi;

Genellikle Pangastrit tanısı genç yaşlarda iken hastayı dinleme ve elle muayene ile anlaşılabilir. Fakat ilerleyen yaşlarda bu hastalığın tanısı daha çok endoskopi ile anlaşılmaktadır. Hastalığın tedavisi ise öncelikli olarak diyet ve perhize dayalıdır. Mide ve bağırsakta meydana gelen bu hastalık tüketilen besinler ile iyice azdığından hastanın ilk olarak beslenme şeklini değiştirmesi gerekir. Ayrıca mideye yerleşen bakterilerinde yok edilebilmesi için hekiminiz tarafından verilen antibiyotik iltihap kurutucularında belirtildiği ve tarif edildiği şekilde kullanılması çok önemlidir. 
]]>
Mide Büzülmesi https://www.mide.gen.tr/mide-buzulmesi.html Fri, 07 Sep 2018 22:09:01 +0000 Mide Büzülmesi; Mide kaslardan oluşan, genişleyebilen ve büzülebilen sindirim sistemi organıdır. İç duvarı içinde gıdaları sindirmeyi sağlamak için birçok salgı ve asit üretir. Kendi salgısından kendini korumak içinde bir Mide Büzülmesi; Mide kaslardan oluşan, genişleyebilen ve büzülebilen sindirim sistemi organıdır. İç duvarı içinde gıdaları sindirmeyi sağlamak için birçok salgı ve asit üretir. Kendi salgısından kendini korumak içinde bir mukus tabakası ile kaplıdır. Bu mukus tabakasında incelme olması, asit baz dengesinin bozulması, midenin uzun süre boş kalması mide büzülmelerine neden olabilir. Mide zaten her yemek yendiğinde genişleyen ve her boşaldığında ise büzülen bir organdır. Ağza daha ilk lokma alındığı zaman mide genişlemeye başlar bu alınan gıdaya ihtiyaç olduğu ve midenin bu gıdayı beklediği anlamına gelir. Fakat iştahsızlık adı da verilen durumlarda mide ağza lokmayı aldığınız andan itibaren büzülmeye başlar, bu da o gıdayı istemediği anlamına gelir. Midenin büzülerek gıdayı reddetmesinin birçok sebebi vardır. Mide büzülmesi psikolojik kökenli olabildiği gibi fiziksel hastalıklara da işaret ediyor olabilir. 

Mide Büzülmesi Fizyolojik Nedenleri; Uzun süre aç kalmak, düzensiz ve tek tip beslenmek, demir ve çinko eksikliğine bağlı olarak ortaya çıkan anemik rahatsızlıklar, damar çeperinde kasılma, mide ve bağırsaklarda yaralanma-zedelenme, reflü, gastrit, ülser, mide fıtığı, mide kanseri gibi hastalıkların varlığı, aşırı bedensel yorgunluk, mide asidinde artış ve ona bağlı olarak gelişen mide tembelliği, midede gaz birikmesi, hazımsızlık, sinirsel sindirim sistemi bozuklukları 

Mide Büzülmesi Psikolojik Nedenleri; Sevilen birinin ani kaybı, işten ayrılmak, sevgiliyle ayrılmak, stresli bir işte çalışmak, şehir değiştirmek, depresyon gibi duygu durum bozukluklarına neden olan çevresel ve kişisel faktörler sayılabilir. Stres ve gerginliğe dayalı mide büzülmelerinin yanında kusma isteği, mide krampı ya da geğirme görülebilir. 

Mide büzülmesinin neden olduğu rahatsızlıklar ise şöyle sayılabilir; Yeterli gıdayı alınmadığından baş gösteren kabızlık, kabızlığa bağlı olarak ortaya çıkan gaz sancıları, uyku bozuklukları, vitamin eksiklikleri, tırnaklarda kırılma, saç dökülmeleri, cilt yüzeyinde bozulmalar, tat alma ve koku duyularında bozulmalar ve uzun süren mide büzülmesinde tat alma duyusunun tamamen kaybedilmesi

Mide büzülmesi fizyolojik bir hastalığın belirtisi değilse korkulacak bir şey yoktur, gün içinde sık sık ama azar azar beslenerek, zaman içine lokmaları büyütmelisiniz. 2 hafta boyunca yemeklere karşı ilgi göstermeyen hatta tam aksine yemek kokusundan irrite olan kişilerde mide büzülmesi kronikleşmiş demektir. Kesinlikle doktora gidilmelidir.  

Ayırca bazı kişiler en başta herhangi bir sıkıntısı yokken zayıflama hevesiyle ya da politik nedenlerle kendini aç kalmaya zorlamaktadır. Bu tarz vakalarda mide büzülmeleri geri alınamaz boyutlara ulaşabilir. Anareksiya Nervoza denilen ölümcül hastalığa doğru ilerleyebilir. 
Eğer uzun süre açlık çekildiyse, şok diyetler adı altında günlerce kişi kendini aç bıraktıysa birden yemek yemesi mideye zarar verecektir. Bu yüzden açlıktan sonraki ilk gün kişi yağsız süt ya da sıvılaştırılmış yoğurt ile saat başı azar azar beslenmeye çalışmalıdır. İlk günlerde kişi yemeğe karşı isteksizlik duyabilir.  Bu midenin çok yorulmadan yavaş yavaş genişlemesine yardım edecektir. Eğer ki mide süt ve yoğurdu tolere etmeye başlarsa yani süt içtikten sonra kusma, mide bulantısı mide ağrısı sıkıntısı yaşanmıyorsa süte hafif miktarda şeker ve yumurta sarısı ilave edilebilir.. birden katı gıdaya geçmek zor olabileceğinden yağsız çorbalar tercih edilmelidir. 
]]>
Sürekli Geğirme https://www.mide.gen.tr/surekli-gegirme.html Sat, 08 Sep 2018 15:28:32 +0000 Sürekli Geğirme, midede ve bağırsakta biriken havanın karın kaslarının kasılması ile birlikte zor bir şekilde ağızdan çıkarılması olayına verilen addır. Hemen hemen herkesin başına gelecek ol Sürekli Geğirme, midede ve bağırsakta biriken havanın karın kaslarının kasılması ile birlikte zor bir şekilde ağızdan çıkarılması olayına verilen addır. Hemen hemen herkesin başına gelecek olan bu durum vücudun isteği sonucu zorunlu bir durum olarak meydan gelmektedir. Yenilen yemek ile beraber bir miktar hava yutulur ve bu havanın dışarı atılması için vücut için gerekli bir durumdur. Ancak geğirme olayı meydana geldiği zaman ağız içinden çıkan hava zorlanarak çıktığı için bir ses meydana gelir. Bu ses dışarıdan hoş karşılanmadığı için geğirme olayı hoş karşılanmayan bir durumdur. Geğirme olayının meydana gelmesi herhangi bir yol ile yutulan hava alt yemek borusunun kapağını geçemeyip o boruda birikmeye başlamasıyla birlikte dışarıya bu havanın birden atılmasıyla olur. Bu durum hemen hemen herkesin başına gelir ancak bazende sürekli geğirme olarak görünebilir. Normal bir kişi yemek yedikten sonra bir veya iki defa geğirirken sürekli geğirme rahatsızlığı olan kişide bu durum daha uzun süreli olarak devam edebilir. Bu durumda kişinin zor anlar yaşamasına neden olabilir. Çünkü geğirme olayının sürekli olması kişinin devamlı bir şekilde ağzında geğirmeyle birlikte ses gelmesine neden olur. Bazı kişiler geğirme olayı gerçekleşirken bu olayı sessiz bir şekilde yapabilir ancak sürekli geğirme rahatsızlığı olan kişi bu durumun önüne geçmekte zorluk yaşar. Sürekli geğirme olayının önüne geçilmesi için öncelikle bu durumun neden dolayı ortaya çıktığı öğrenilerek ona göre tedavi yöntemi yapılmalıdır. Çünkü sürekli geğirme rahatsızlığı bazen basit bir durumdan dolayı ortaya çıkmışken bazende ciddi bir durumun başlangıcı yada belirtisi olarak ortaya çıkabilir.

İşte sürekli geğirme sebepleri

  • Yemek yerken yada konuşurken herhangi bir yol ile hava yutulmuş olmasında dolayı,
  • Midede meydana gelen asit veya ağız içi tükürük salgısından dolayı,
  • Safra kesesi, safra yolları veya mide de meydana gelen herhangi bir sorun ve rahatsızlıktan dolayı,
  • Sindirilmesi zor olan besinlerin tüketilmesi ile birlikte meydana gelmesi,
  • Aşırı sinirden dolayı olması yada çok hızlı bir şekilde yemek yenilmesi yada konuşulmasından dolayı,
  • Gazlı olan yada geğirme olayını tetikleyen besinlerin çok fazla tüketilmesinden dolayı,
  • Herhangi bir hastalığın yan etkisi veya belirtisi olarak ortaya çıkması,
  • Kişinin genetik olarak sinirsel yada heyecan gibi durumlarının fazla olmasından dolayı,
  • Kullanılan herhangi bir ilacın yan etkisi olarak,

Görüldüğü üzere sürekli geğirme olayının meydana gelmesi tetikleyen birçok durum vardır. Geğirme olayının meydana gelmesinde en fazla sebebiyet veren etken tüketilen besinlerden dolayı meydana gelmesidir. Bu yüzden kişi bu rahatsızlıktan kurtulmak için gazlı, aşırı baharatlı, aşırı acı, asit miktarı bol olan ve benzeri birçok besinden uzak durmaya özen göstermelidir. Ayrıca bu durumun yanı sıra tüketilmesi zor olan besinlerin tüketilmemesine de özen gösterilmelidir. Diğer bir etken olan sinir ve heyecan gibi durumların önüne geçilmesine dikkat edilmelidir. Başka bir yöntem ise yenilen besinlerden sonra mideyi rahatlatan içecek ve yiyecekler tüketmeye dikkat edilmelidir ve yemeklerden sonra yürüyüş yapılmalıdır. Eğer sürekli geğirme olayının meydana gelmesine neden olan sebep bir hastalığın yan etkisinden dolayı ortaya çıkmış ise kişi vakit kaybetmeden doktor müdahalesi altında bu durumu öğrenmelidir. Doktorun uygun gördüğü tedavi yöntemi uygulanmalı ve kişi kendi sağlığına dikkat ederek bu rahatsızlıktan kurtulabilir.

]]>
Mide Ve Sırt Ağrısı https://www.mide.gen.tr/mide-ve-sirt-agrisi.html Sun, 09 Sep 2018 07:36:50 +0000 Mide ve sırt ağrısı sorunu birlikte pek rastlanmayan iki temel sorun olup bazı durumlarda kendisini göstermektedir. Yani kişi hem mide ağrısı ve hem de sırt ağrısı yaşaması birbirinden bağımsız olaylar olarak gelişmey Mide ve sırt ağrısı sorunu birlikte pek rastlanmayan iki temel sorun olup bazı durumlarda kendisini göstermektedir. Yani kişi hem mide ağrısı ve hem de sırt ağrısı yaşaması birbirinden bağımsız olaylar olarak gelişmeyebilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus ise mide ve sırt ağrısı yaşanmasının aynı zaman içerisinde gerçekleşmesidir. Yaşanan mide sorunu beraberinde bedenin diğer yapılarını da zora sokabilir. Bu sebepten ötürü mide ve sırt ağrılarına karşı dikkatli olmak gerekir. Bu her iki rahatsızlığa karşı daha dikkatli olmak ve özel bir önlem almak gerekmektedir.

Kişinin başından geçen hastalıkların en temel belirtileri mide ve sırt ağrısı yaşanması halinde meydana gelmektedir. Bu belirtilerin görülmesi halinde birçok hastalık da kendisini göstermektedir. Özellikle de sırtta meydana gelen ağrılar beraberinde birçok mide sorunu yaşamamıza da neden olmaktadır. Kişinin tüketmiş olduğu yemeklere dikkat etmemesi halinde mide ve sırt ağrıları yaşaması durumu söz konusudur. Kişide meydana gelen sırt ağrıları onun normal yaşamını bir işkence haline getirmektedir. Özellikle gece yatacağı sırada yaşanan sırt ağrısı beraberinde mide sorunu yaşanmasına da neden olmaktadır. Bu sebepten ötürü mide ve sırt ağrısı oluşması durum beraber meydana gelebilecek sorunlardan olabilmektedir. Bu durumu tetikleyen birçok olay bulunmaktadır.

Mide Ve Sırt Ağrısı Erken Tanısı Ve Belirtileri

Yaşanan mide ve sırt ağrısı sorunu kişiye oldukça zor anlar yaşamaktadır. Bu sorun kişinin normal hayatında sıkıntılar yaşamasına neden olmaktadır. Bunun ile birlikte erken önlem alınmaması halinde de birçok sorun da beraberinde yaşanmaktadır. Özellikle erken tanının konulması halinde yaşanabilecek tehlikeli hastalıkların da önüne geçilmiş olacaktır. Bu yüzden mide ve sırt ağrısı yaşanması halinde mutlaka uzman bir destek almak gerekir.

Mide ve sırt ağrısı yaşamasının en temel belirtileri kişinin kendisini kötü hissetmesi, baş dönmesi yaşaması ve ateşinin çıkması sonucu anlaşılmaktadır. Bu sorun beraberinde kişiye zor anlar yaşatıp hayatını yaşanmaz kılar. Sürekli bulantılı hali bulunan kişi ayakta dahi durmakta zorlanabilir. Aynı zamanda uzun süreli olarak mide ağrıları yaşar. Bunun yanı sıra sürekli olarak kusacakmış gibi hissedebilir. Ancak bu durum kişinin belini doğrultmasına engel olmaktadır. Bu sebepten ötürü mide ve sırt ağrısı konusunda dikkatli olmak oldukça önemli bir husustur.

Mide Ve Sırt Ağrısı İçin Yapılacaklar

Mide ve sırt ağrısı sorunu yaşayan hastaların yapması gereken ilk şey uzman bir doktora muayene olması gerekmektedir. Özellikle de sırt ağrıları yaşaması halinde hiç vakit kaybetmeden doktora gitmesi oldukça önemlidir. Doktor kontrolünün yapılması halinde mide ve sırt ağrısının neden olduğu en temel hastalık da tespit edilmiş olacaktır. Aynı zamanda kişi doktorunun önermiş olduğu ilaçları aksatmadan alması gerekir.

Mide ve sırt ağrısı yaşayan kimseleri doktor kontrolünde bir takım egzersizleri yapması gerekir. Bu egzersizler sırt ağrıları hafifletecek düzeyde egzersizler olup gerekli önlemlerin alınması halinde yerine getirilmesi gerekmektedir. Bunun ile birlikte kişinin beslenme alışkanlığına dikkat etmesi gerekir. Aksi takdirde mide ve sırt ağrısı yaşanması durumu yeniden tekrar olmaması için tüketilen besinlere dikkat etmek oldukça önemli bir husustur. Hastaların bu duruma dikkat etmeleri gerekmektedir.

]]>
Akalazya https://www.mide.gen.tr/akalazya.html Mon, 10 Sep 2018 03:26:36 +0000 Akalazya, Yemek borusundaki hareket bozukluğu olarak da tanımlanabilecek hastalık. Hastalığın tetkiklerde ortaya çıkan belirtileri arasında yemek borusunun alt ucundaki kas dokusunun ölmesi yer alır. Yemek borusunun gevşemesini sa Akalazya, Yemek borusundaki hareket bozukluğu olarak da tanımlanabilecek hastalık. Hastalığın tetkiklerde ortaya çıkan belirtileri arasında yemek borusunun alt ucundaki kas dokusunun ölmesi yer alır. Yemek borusunun gevşemesini sağlayan dokular hastalıkla birlikte yok olmaktadır. Böylelikle yemek borusu sürekli kasılmış vaziyette kalmaktadır. Nedeni tam olarak bilinmeyen ve başka hastalıklarla da karıştırılabilen Akalazya doğru tanının konması durumunda tedavisi zor olmayan bir rahatsızlıktır. Sıklıkla karıştırıldığı hastalıkların başında yemek borusu kanseri yer almaktadır. Fakat son yıllarda tıptaki gelişmeler hastalığın cerrahi bir müdahale bile yapılmadan tedavi edilmesini ve kolayca tanı koymayı mümkün kılmaktadır. Bir milyonda 4 kişide görülen hastalığa Türkiye'de 300 kişinin yakalandığı bilinmektedir. Reflü hastalığının tam tersi bir özelliğe sahiptir. Reflü hastalığında yemekler yukarı doğru hareket ederken Akalazya hastalığında kapakçıklar kasılı durumda olduğundan yemekler aşağı doğru hareket eder fakat mideye inemez. 

Hastalığın belirtileri arasında yutma zorluğu, yemek yiyememe, ilerleyen süreçte sıvı tüketememe, kulak, burun boğaz şikayetleri, ağız kokusu ve kilo kaybı yer alır. Ayrıca birçok hastanın göğüs ağrısı şikayetinde bulunduğu da gözlenmiştir. 

Akalazya teşhisi

Yutma güçlüğü ile başvuran hastaların özellikle baryumlu özafagus pasaj grafisi istemesi önemlidir. Akalazya başka hastalıklarla sıklıkla karıştırılan bir hastalıktır. Baryumlu grafi, baryumun mideye geçiş süresi, yemek borusundaki hava ve sıvı seviyesi, yemek borusundaki genişleme gibi konular hakkında bilgi verecek ayrıca yemek borusunun alt kısmında hastalığın varlığında görülebilecek kuş gagası gibi daralma, yemek borusunun mide alt cebinde kaybolması, baryumun içinden yağan kar gibi görünen gıdaların varlığı hastalığın teşhisini kolaylaştıracaktır. Doktorun uygun gördüğü durumlarda endosonografi ve bilgisayarlı mide tomografisi istenebilir. Hastalığın ilk teşhisi 1674 yılında Sir Thomas Wills tarafından yapılmış ve hasta kişi, balina kemiği ile daralmış olan yemek borusu genişletilerek tedavi edilmiştir. 

Akalazya tedavisi

Bu alanda hastalığın seviyesi, süresi, boyutuna göre son yıllarda yaygınlaşan balon yönteminden ilaçla tedaviye en son olarak da cerrahi müdahaleye kadar birçok farklı tedavi uygulanmaktadır. 2010 yılından bu yana Türkiye'de 12 kişi üzerinde uygulanan endoskopik balon uygulaması POEM başarılı sonuçlar vermiştir. Herhangi bir cerrahi operasyon olmadan yapılan işlem sonucunda hastalar 3 gün içerisinde normal hayatlarına geri dönebilmiştir. İki kez endoskopik balon uygulaması yapılan ve başarılı sonuç alınamayan hastalarda ise cerrahi tedaviye gidilir. Cerrahi olarak uygulanan yöntemin adı laparoskopik modifiye heller miyotomisidir. Hem açık ameliyat hem kapalı ameliyat olarak yapılabilir. Burada kararı etkileyen hastalığın geçmişi ve inatçılık derecesidir. Hastalığın tedavisi ne şekilde olursa olsun yüzde 96 oranında başarılı sonuçlar verir.

Akalazya hastalığında beslenme

Bol proteinli, enerjisi yüksek, posası az, ezme şeklindeki yumuşak besinler tüketilmeli. Azar azar fakat sık sık yemek yenmeli, mukozayı eriten sirke, hardal, çay, kahve gibi gıdalardan uzak durulmalı. Soğuk içeceklerden uzak durulmalı. 
]]>
Ülser Kolit https://www.mide.gen.tr/ulser-kolit.html Mon, 10 Sep 2018 23:46:38 +0000 Ülser Kolit, bir kalın barsak hastalığıdır. Kalın barsak ince barsak' tan sonraki bölümüdür. İnce barsak, ağız yoluyla alınan besinlerin emildiği  ve sindirildiği boşaltım sistemi kısmıdır.İnce barsak' ta emilmeyen pos Ülser Kolit, bir kalın barsak hastalığıdır. Kalın barsak ince barsak' tan sonraki bölümüdür. İnce barsak, ağız yoluyla alınan besinlerin emildiği  ve sindirildiği boşaltım sistemi kısmıdır.İnce barsak' ta emilmeyen posalı gıda kalın barsakta depolanır, içindeki su burada emilir. Bu sayede katılaşan feçes, kalın barsağın hareketleri ile barsağın son bölümü olan rektuma geliri ve anüsten dışarıya atılır. Ülser kolit, kolonun iç yüzünü döşeyen tabakanın hastalığıdır. Mukozada kanayan yaralar ve iltihaplar hastalığı meydana getirir. Hastaların çoğunluğunda barsağın son bölümü, bazı hastalarda kalın barsağın daha büyük bir kısmı hasta olabilmektedir. Bazı hastalarda bütün barsak hasta olabilir. Hastalığın bir kısmında belirtiler kabızlık olabilse de genellikle ishal vardır. Dışkı kanlıdır, kanla birlikte barsak salgısı ve cerahat feçes içinde görülür. Ülser kolit bir enfeksiyon hastalığı değildir. Hasta, hastalığını çevresindeki insanlara bulaştırmaz. Kronik ve süreğen bir hastalıktır. Yıllarca devam edebilen bir hastalıktır ve tedavisi yıllarca sürebilir. Ancak zaman zaman tekrarlamalar gösterebilir. Ciddi bir rahatsızlık olmakla beraber sadece doktor kontrolü altında tedavi edilmelidir.

Hastalığın Nedenleri;
Ülser kolitin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Gıda içerisinde alınan çeşitli kimyasallar, virüsler hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilir. Ancak hastalığa neden olan hiçbir kimyasal  veya virüs bulunmuş değildir. Etken ne olursa olsun, bu zararlı faktörlere karşı barsak mukozasında cevap olarak iltihap hücre artar, inflamasyon ve ülserler gelişir.

Ülser Kolit Tedavisi;
Ülser Kolit'in bilinen bir tedavisi olmadığı için hafif vakalarda sadece belritilere  yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Tedavinin amaçları ağrıyı geçirmek, barsağın normal çalışmasını yardımcı olmak, ağrıları artıracak problemlerden uzak durmak ve yüksek proteinli ve kalorili besinlerle beslenmek olarak sıralanabilir. İshaliniz varsa barsağı yumuşatıcı özelliği olan çiğ sebze ve meyveler, konsantre meyve suları gibi besinlerden uzak durmalısınız. Bir kaç saat kadar katı gıdalar yemeyerek barsağı dinlendirmek yardımcı olacaktır.  Yemek yerine sadece saydam sıvılar içilmesi barsağımızı rahatlatacaktır. Fazla miktarda kafein içeren içeceklerden uzak durulmalıdır. Eğer süt ürünleri şikayetleri artırıyor ise bu ürünlerde alınmamalıdır. Eğer karın ağrıları ve kramplar varsa sıcak torba uygulaması yapılabilir. Bu yapılacak işlemler genelde faydalı olacaktır. Fakat hastalığın ciddi olmadığı ve kendi imkanlarımız ile düzeltebileceğimiz anlamına gelmez. Mutlaka bir saplık personelinden yardım almalı ve verdiği tedaviyi sonuna kadar uygulamalıyız
]]>
Mide Bulantısı Ve Terleme https://www.mide.gen.tr/mide-bulantisi-ve-terleme.html Tue, 11 Sep 2018 09:31:53 +0000 Mide bulantısı ve terleme, rahatsızlıklarının birçok sebebi olabilir. Fakat içlerinde en çok stres ve ya endişe durumlarında ortaya çıkar. Aşırı stres ve ani değişen duygu durumlarına vücudun verdiği tepki olarak terleme Mide bulantısı ve terleme, rahatsızlıklarının birçok sebebi olabilir. Fakat içlerinde en çok stres ve ya endişe durumlarında ortaya çıkar. Aşırı stres ve ani değişen duygu durumlarına vücudun verdiği tepki olarak terleme meydana gelir. Mide bulantısı ve terleme, psikolojik nedenlerle ortaya çıkabileceği gibi çeşitli hastalıkların da habercisi olabilir. 

Mide bulantısı ve terleme nedenleri 

Mide bulantısı dengesiz beslenme, alışılmadık yiyeceklerin ve içeceklerin tüketilmesi gibi sebeplerden dolayı ortaya çıkabileceği gibi altında yatan bir hastalık nedeni ile de görülebilir. Mide bulantısı beraberinde terleme ve sonucunda kusma sıklıkla gerçekleşir. Aşırı yediğinizde ya da hoşlanılmayan bir koku duyulduğunda mide bulantısı ve kusma gerçekleşebilir. Mikroorganizmaların sebep olduğu enfeksiyon ve gıda zehirlemeleri sonucunda da mide bulantısı gerçekleşir. Migren, korku, şok gibi olağandışı durumlarda mide bulantısı beraberinde terleme sonucunda ise kusmaya sebep olabilmektedir.İç kulak vücudumuzun denge merkezidir. Burada oluşabilecek herhangi bir sorun başımızın dönmesine ve neticede mide bulantısına sebep olur. Mesela dolmuşta, otobüste ve benzeri taşıtlarda yolculuğa hassas iseniz mide bulantınızın sebebi iç kulaktaki denge problemlerinden kaynaklanıyor olabilir. Hamilelik döneminde de bu rahatsızlığa sık sık rastlanılır. Bunun sebebi ise hormonal birtakım değişmelerdir. Çocuklarda gözlenilen zamanlarda ise aşırı ateşli bir hastalığın mide bulantısı ve terlemeye sebep olduğu bilinmektedir. Mide bulantısı ve kusma, az da olsa ciddi bir hastalık nedeniyle de gerçekleşiyor olabilir. Diabet, mide ülseri, kanser, safra taşı, gastrit, kalp dolaşım bozuklukları gibi ciddi sebepler mide bulantısına sebep olabilmektedir. Sıcak çarpması, şok, düşük kan basıncı gibi durumlarda soğuk ter dökülebilir. Normal bir durum değildir genelde çeşitli hastalıklar ile birlikte görülür. Eğer mide bulantısı ve soğuk terleme birlikte görülürse geç kalmadan bir hekim kontrolünden geçmek gerekmektedir. 
]]>
Geğirmek https://www.mide.gen.tr/gegirmek.html Tue, 11 Sep 2018 22:26:57 +0000 Geğirmek, insan hayatında ve daha birçok canlının hayatında yaşamın sağlanabilmesi için olmazsa olmazlardandır. Günümüzde her insanın yapmış olduğu bu durum son derce doğal ve son derece gereklidir. Öyle ki mide içerisinde Geğirmek, insan hayatında ve daha birçok canlının hayatında yaşamın sağlanabilmesi için olmazsa olmazlardandır. Günümüzde her insanın yapmış olduğu bu durum son derce doğal ve son derece gereklidir. Öyle ki mide içerisinde ve özfagus bölgesinde meydana gelen gazların dışarı atılabilmesi için yellenmenin haricinde tek yöntem geğirmedir. Özellikle yemek yeme sonrasında ve aşırı sıvı tüketimi sonrasında içeride bulunan gazların sıkışması durumunda insanlar geğirme ihtiyacı duyarlar. Bu olay insan vücudunda bazen belli hastalıklardan dolayı da ortaya çıkabilmektedir. Özellikle safra kesesi hastalıkları, mide ülseri sorunları, mide kardia bozuklukları gibi hastalıklar insanlarda geğirme ihtiyacının normalden çok daha fazla olmasına neden olmaktadır. İnsanlarda mide içerisinde bulunan gazların dışarı çıkması kronik bir hal durumunu almıştır. Bu nedenle yaşayan her insan geğirme ihtiyacını geğirerek ortadan kaldırır. Geğirmeye neden olan çok önemli etkenler vardır. Bu etkenler nedeniyle normalde görülecek olan geğirme durumu, iki kat daha fazla görülebilir. İnsanlarda belli bir süre geğirme eyleminin yapılmaması durumunda ilk olarak şişkinlik ve ardından karın ağrıları meydana gelebilmektedir. Meydana gelen karın ağrısı, direk olarak midede biriken gazlardan kaynaklandığı için kişi küçük bir geğirme eylemiyle bile bu sorununun anında ortadan kalkmasını sağlayabilir. Birçok kişi mide içerisine gazın nasıl girdiğini de merak etmektedir. Bu sorunun birkaç cevabı vardır. Bunlardan bazıları kişinin aşırı gazlı içecek tüketmesi, kişinin yüksek miktarda sıvı ya da yemek tüketmesi, insanların farkında olarak ya da farkında olmayarak hava yutması ve bunların yanı sıra en önemli cevap ise bağırsaklarda tam olarak emilemeyen karbonhidratların meydana getirmiş olduğu gazlardır. 

Geğirme nedenleri nelerdir
  • İnsanlarda sürekli olarak sakız çiğnemek ya da gazlı içecekleri sık sık tüketmek direk olarak geğirme nedenleri arasında yer almaktadır. Kişinin çiğnediği sakız, direk olarak kişinin bol bol hava yutmasına ve midenin sindirim yapmasına neden olacaktır. Bu durumlarda sakız geğirmeyi yüzde yetmiş oranında arttırır.
  • Sindirilmesi çok zor olan besinlerin tüketilmesi durumunda da kişi yaklaşık bu tüketimden 20 dakika sonra şişkinlik sorunu yaşar ve bununla birlikte geğirmeye başlar. Geğirme eylemi kişiyi her hangi şekilde olursa olsun rahatlatacaktır. Bu nedenle gerektiği zaman geğirmek sizler için iyi olacaktır.
  • Günümüzde özellikle yağlı gıdalar olmak üzere geğirmeye neden olabilecek birçok gıda bulunmaktadır. Bu gıdalardan bazıları, daha tüketildiği anlarda bile insanlarda geğirmeye neden olur. Bu nedenle geğirme bazı besinlerden sonra kaçınılmaz bir hal alır. 
  • Safra kesesinin tam olarak görevini yapamaması ya da diğer safra kesesi hastalıklarında insanlarda çok ciddi bir şekilde gaz açığa çıkar. Bu gazlanma direk olarak geğirme eylemine neden olduğu gibi aynı zamanda insanlarda mide bulantısı ve kusma gibi rahatsızlıklara da yol açabilir. 
  • İnsanlarda mide asidinin çok fazla salgılanması durumunda da açığa gaz çıkar ve bu gaz insanlarda geğirme ihtiyacını doğurur. Bu nedenle tükürük bezi sorunu olan insanlar da geğirme rahatsızlığını yaşarlar.
Geğirme, bazen insanlarda elde olmayan nedenlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu gibi durumlarda geğirmeye neden olan etkenin tam olarak belirlenmesi bu durumun ortadan kalkması için de önemli etkiler yapacaktır. Bunun için öncelikle altta yatan ve bu durumu tetikleyen etkenin ortaya çıkarılması gerekmektedir. Eğer bu durum bir hastalıktan kaynaklanıyorsa muhtemelen geğirme eylemi sizi rahatsız edecek derecelere ulaşmıştır. 
]]>
Mide Kisti https://www.mide.gen.tr/mide-kisti.html Wed, 12 Sep 2018 20:36:00 +0000 Mide kisti; bazı sindirim rahatsızlıkları ve başka sağlık sorunlarından dolayı meydana gelen lezyonların birikmesi ile oluşmaktadır. Eğer bu birikimlerden dolayı mide kisti oluşmuş ise midede spazm tarzında sancılara y Mide kisti; bazı sindirim rahatsızlıkları ve başka sağlık sorunlarından dolayı meydana gelen lezyonların birikmesi ile oluşmaktadır. Eğer bu birikimlerden dolayı mide kisti oluşmuş ise midede spazm tarzında sancılara yol açar. Bu ağrıların nedeni ise midede oluşan hastalıklarla sebep olan sorunlar ile karıştırabilmektedir. Buna dikkat edilmelidir. Midede meydana spazm tarzında ağrılara örnek olarak mide ülseri ve gastritte neden olabilmektedir. Bu nedenden dolayı oluşan ağrıların yanlış teşhislere  sebep olabilir. Bu açıdan çok dikkat edilmelidir. Midede bulunan kist yemek yemeden önce veya yemek yendikten sonra birkaç saat sonra ağrılara sebep olur. Bunun oluşmasının nedeni mide içerisindeki sindirilmiş besinlerin mideyi terk edememesi ve devamlı midede kasılma hareketleri olmasıdır. Bilinmesi gereken önemli hususlardan biride midenin içerisindeki tümör oluşumlarının da aynı soruna paralel olarak tanımlanmaktadır.

Mide kisti oluşumu sebepleri

Genellikle 50 yaş sınırından sonra daha sık görülmektedir. Cinsiyet olarak incelediğimizde ise kadınlarda oluşma oranı erkeklere göre çok daha fazladır. Bu rahatsızlığı olan kişilerde iştah kaybı ve devamında kilo kaybı yaşamaktadır. Vücutta oluşan diğer kistler gibi sebebi tam olarak  neden kaynaklandığı bulunamamıştır. Fakat mide kistinin oluşumunu arttıran birkaç neden tespit edilmiştir. Bunlar ise;
  •  Aile fertlerinden birinde veya akraba çevresinde midede kist rahatsızlığı var ise kalıtımsal ve yapısal etkenleri varlığı söz konusu olduğu için kist oluşumu 5 kat daha artmaktadır.
  • Kronik atrofik midedeki iltihapları sindirim kanalında oluşan kistleri iyi huylu olabileceği gibi kötü huylu kiste dönüşebilir. Beslenme alışkanlıkları bu durumu etkilemektedir. Örnek verecek olursak kendi vatanlarında yaşayan Japonların başka ülkeye göç etmiş olan Japonlara nazaran  daha fazla bu sorunla karşılaşmaktadırlar.
Mide kisti belirtileri 

Hastalığın erken tespiti için bulunan bir bulguları yoktur ama midede büyüyen kistin sonucu bazı sorunlar oluşmaktadır. Mide kistinin tespiti sorunun kaynağı araştırılınca bulunmaktadır. Mide rahatsızlığı başlayan kişiler için tükettiği besinleri rahatça sindirebildiği için yağlı ve etli yemeklere karşı bir sorun yaşamayan birinin bu rahatsızlık başladıktan sonra bu tarz yemeklerden uzak durmak istemesi. Sigara tüketen birisi ise sigaraya karşı isteksiz olmasıdır.Bu sorunlarla ile birlikte kişide bulantı ve kusma gibi belirtilerde görülmektedir.
]]>
Mide İlaçları https://www.mide.gen.tr/mide-ilaclari.html Thu, 13 Sep 2018 09:44:39 +0000 Mide İlaçları: Mide asidi ile ilgili sıkıntıları iyileştirmek için midenin asidini azaltan değişik ilaçlar kullanılır. Bu grupta yer alan ilaçlara Proton pompa inhibitörleri (Ppi) adı verilmektedir. Türkiye’ de beş grup Mide İlaçları: Mide asidi ile ilgili sıkıntıları iyileştirmek için midenin asidini azaltan değişik ilaçlar kullanılır. Bu grupta yer alan ilaçlara Proton pompa inhibitörleri (Ppi) adı verilmektedir. Türkiye’ de beş grup proton pompa inhibitörleri (omeprazol, lansoprazol, pantoprazol, rabeprazol ve esomeprazol) bulunur. Proton pompa inhibitörleri grubundaki ilaçlar toplum tarafından mide koruyucu ilaçlar olarak bilinmektedir. Mide koruyucu ilaçlar, 1980’li yılların başından itibaren Türkiye ve tüm dünyada çok yaygın bir şekilde güvenle kullanılmaktadır. 

Güçlü bir etkiye sahip olan bu tür ilaçlar, midede asit salgısını azaltır. Mide koruyucu ilaçlar, reflü hastalığı, ülser, gastrit, ülser dışı dispepsi tedavisi ile mideyi, bazı ilaçların aspirin yıpranmasından korumada sık olarak kullanıldığı bilinir. Hastanedeki yoğun bakım bölümlerinde yatan hastaları stres ülserinden korumak içinde kullanılır. Mideye yerleşen Helikobakter pilori ismi verilen mikrobu tedavi etmede iki antibiyotikle birlikte kullanılır.

Mide İlaçları Yan Etkileri: Bu tür mide ilaçlarının  uzun süreli kullanımında mesela magnezyum eksilmesi benzeri istenmeyen bazı yan etkileri ortaya çıkar. Kan sulandırıcı ilaçlar ile beraber uzun süreli kullanımında, kalp damar hastalığına yatkınlığı daha çok artar.  Bundan ayrı olarak Amerikan Fda dairesi tarafından açıklanan bir bildiride, bu türden ilaçların, bakteri ile açığa çıktığı ve hastanelerde salgın oluşturan bir ishal türüne sebep olduğu belirtilmiştir. Mide koruyan ilaçların doktor tarafından gerek görülmemişse kullanılması sakıncalı olur. Bu tür ilaçların kullanılmasını gerektiren hastalık sorunu tedavi edildiği zaman, ilacın bırakılması veya reflü hastalıklarında olduğu gibi ilaç doz düşümü yapılıp ayarlanması daha uygun olur. Çok uzun süreli ilaç kullanan hastaların kemik, ölçümleri ile beraber, demir, B12 ve magnezyum ölçümleri yapılması gerekir.

Mide İlaçları içerisinde en çok bilinen İlaç isimleri Gaviscon, Gastor ve Rennie’dir. Ancak bu ilaçların doktor tavsiyesi olmadan alınması sakıncalıdır.

]]>
Hamilelikte Bulantı https://www.mide.gen.tr/hamilelikte-bulanti.html Thu, 13 Sep 2018 18:02:01 +0000 Hamilelikte bulantı, hamilelik döneminde olan kadınların büyük kısmında gebeliğin ilk üç aylık döneminde özellikle sabahları bulantı ortaya çıkmaktadır. Hamilelikte bulantı oldukça yaygın bir gebelik belirtisidir. Ho Hamilelikte bulantı, hamilelik döneminde olan kadınların büyük kısmında gebeliğin ilk üç aylık döneminde özellikle sabahları bulantı ortaya çıkmaktadır. Hamilelikte bulantı oldukça yaygın bir gebelik belirtisidir. Hormonların yükselmesi, tansiyonda yaşanan dalgalanmalar ve metabolizmadaki değişimler gibi daha pek çok neden bulantıya yol açabilir. Çok şiddetli olmayan bulantılar normal kabul edilir. Yoğun şekilde yaşanan bulantılar hiperemezis gravidarum olarak tanımlanır.

Hiperemezid gravidarum anne adayında kilo kaybının yanı sıra, vücutta su kaybına ve yeterli şekilde beslenememeye yol açar. Bazı durumlarda ise hamile kadının hastaneye yatmasına gerek duyulabilir. Gebeliğin ilk üç aylık sürecinde gebelerin büyük çoğunluğunda bulantı görülebilir. Bulantı ile beraber genelde kusma görülür. Bulantı genelde sabahları daha yoğun hissedilir ve sabah hastalığı olarak tanımlanır. Sabahları daha yoğun hissedilse de günün her saati bulantı hakim olabilir. Yaşanan bulantıların şiddeti ve ne kadar sürdüğü kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı gebelerde yalnızca bulantı görülürken bazılarında bulantıya eşlik eden kusma da görülebilir.

Hamilelikte bulantıya eşlik edebilecek şikayetler nelerdir
  • İştah kaybı
  • Kusma
  • Kilo kaybı
  • Kaygı ve depresyon
  • Hamilelikte bulantı, anne adayının yaşam kalitesini ciddi anlamda düşürebilir. İş yaşamında verimsizlik, evde ilgisizlik gibi sorunlara yol açabilir.
Hamilelikte bulantı nedenleri nelerdir

Hamilelikte bulantı şikayetinin neden oluştuğu halen tam olarak belirlenememiştir. Ancak bazı faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Bu faktörler ise aşağıdaki gibidir;
  • Östrojen ve diğer hormonlarda yaşanan artış
  • B6 vitamini yönünden yetersiz beslenme
  • Tansiyonda yaşanan dalgalanmalar
  • Karbonhidrat metabolizmasının değişmesi
  • Hamileliğin neden olduğu fiziksel ve kimyasal farklılıklar
Hamilelikte bulantı ne zaman başlar

Hamilelikte bulantı, genellikle gebeliğin 6. haftasından itibaren başlar. Hamilelik 6. haftaya ulaştığında bulantı şikayetlerinde artış yaşanırHamileliğin ilk 3 ayında devamlılığını koruyarak 3. aydan sonra yavaş yavaş ortadan kaybolur. Bulantı 1-4 saat arasında devam edebilir. Bazı gebelerde bulantı 20. haftaya kadar, bazılarında ise doğum gerçekleşene kadar devam edebilir. Şiddetli bulantılar için zaman kaybetmeden doktora başvurulduğunda bulantının şiddeti gerekli tedaviyle hafifletilebilir. Hamilelik 9. haftasına ulaşmış, ilk defa bulantı yaşanmaya başlanmış ve bulantıyla beraber baş ağrısı, ateş, farklı bölgelerde ağrı oluşmuşsa mutlaka vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Çünkü bu tür belirtiler hamilelik harici başka bir sorunun habercisi olarak yaşanabilir.

Hamilelikte bulantı için neler yapılabilir

Doktora başvurulmuşsa ve doktor bu sorun karşısında herhangi bir tedaviye gerek duymamışsa kesinlikle harici ilaç kullanılmamalıdır. Ancak evde bulantı için bazı önlemler alınarak bulantının şiddeti azaltılabilir.
  • Yatmadan evvel ve sabah kalkar kalkmaz birkaç tane tuzlu bisküvi, kızartılmış ekmek yenebilir.
  • Mideyi yoracak ya da bulantıyı şiddetlendirecek ağır gıdalardan uzak durulmalıdır.
  • Sıcak yiyecekler bulantıyı tetikleyebilir. Bu nedenle soğuk gıdalar tercihe dilebilir.
  • Yemek yendikten sonra hemen uzanmak yine bulantıyı arttırabilir.
  • Yemek yapmak mide bulantısını tetikleyebileceğinden bir süre yemek yapmaktan kaçınılmalıdır.
  • Bol sıvı tüketimi bulantıya karşı iyi gelir. Bu nedenle sıvı tüketimine ağırlık verilmelidir. Su bir defada değil yudum yudum içildiğinde bulantıyı önler.
  • Karnı baskılamayacak kıyafetler tercih edilmelidir.
Hamilelikte bulantı için ne zaman doktora başvurulmalıdır
  • Bulantı yemek yemeyi ve sıvı alımını engelliyorsa
  • Gün içind]]> H. Pylori https://www.mide.gen.tr/h.-pylori.html Thu, 13 Sep 2018 18:43:37 +0000 H. Pylori, tam adı helicobacter pylori midenin birçok bölgesine yerleşen mikroaerofilik bir bakteridir. Bu bakteri yerleştiği yerlerde kronik enflamasyona neden olmaktadır. Bu bakteri dünya nüfusunun neredeyse yarısında bulunmaktad H. Pylori, tam adı helicobacter pylori midenin birçok bölgesine yerleşen mikroaerofilik bir bakteridir. Bu bakteri yerleştiği yerlerde kronik enflamasyona neden olmaktadır. Bu bakteri dünya nüfusunun neredeyse yarısında bulunmaktadır. Bu bakteri enflmasyon nedeniyle duodenum ve mide ülserine sebep olabilmektedir. Bunun yanında da mide kanserine de neden olabilir. Önceleri Campylobecter ailesine ait zannedilen bu bakteri daha sonra yapılan araştırmalar neticesinde 1989 yılında bu bakterinin bu aileye ait olmadığı ve Helicobacter ailesine ait olduğu anlaşılmıştır. 

    H. pylori bulaşıcı mıdır

    H. pylori adlı bakteri genellikle kirli yiyeceklerden veya dışkı ile birleşen kirli sudan bulaşabilmektedir. Ayrıca tükürük, kusmuk ve dışkı maddesi ile de bulaşabilir. Bulaşıcı olması nedeniyle mide ve ince bağırsakta enfeksiyonlara neden olabilmektedir. Midedeki koruyucu dokuların enfekte olmasına da neden olmaktadır.  Böylece midedeki bazı toksinler ve enzimler serbest kalır. Böylece hem ülser hem de gastrit rahatsızlığına zemin hazırlar. 

    H. pylori enfeksiyonları nasıl önlenir
    • Alkol alımını azaltmak ve durdurmak bakterinin yayılmasını önler.
    • Sigarayı bırakmak riskleri engeller. 
    • Ağrıyı önlemek için asprin yerine asetaminofen kullanmak da enfeksiyona zemin hazırlayan nedenleri ortadan kaldırır.
    • Bunların yanı sıra kafeinden kaçınmak, stresi azaltmak ve hijyene dikkat etmek de bu enfeksiyonunun önlenmesini sağlar. 
    H. pylori enfeksiyonunun belirtileri nelerdir

    Çoğu kişide H. pylori enfeksiyonu belirtilerini pek fazla göstermez. Ancak bazen de ağır belirtilere neden olabilir. Belirtiler ise şöyledir: 
    • Üst karın ağrısı
    • Şişkinlik ve iştahsızlık
    • Bulantı veya kusma
    • Yorgunluk
    • Katran renginde dışkı
    • İshal
    • Mide ekşimesi
    • Kilo kaybı 
    • Nefes kokması
    H. pylori enfeksiyonunun tanısı ve tedavisi

    H. pylori enfeksiyonu kan, dışkı ve nefes testleri ile teşhis edilmektedir. Bu enfeksiyonun neden olduğu hastalıklar tedavi edilirken midede kanamayı önleyici ve koruyucu ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlardan biri asit baskılayıcı diğeri de mide astarının iyileşmesine yardım etmek için kullanılır. Bu hastalıklar doktor onaylı antibiyotikler yardımıyla tedavi edilir. 
    ]]>
    Mide Yaraları https://www.mide.gen.tr/mide-yaralari.html Thu, 13 Sep 2018 21:51:25 +0000 Mide yaraları, diye adlandırılan ülser, sindirim kanalının mide öz suyu ile temas eden kısmında meydana gelen yaralardır. Yemek borusu ile midenin birleşme bölgesinde, midede ve mideden hemen sonra gelen onikiparmak bağırsağ Mide yaraları, diye adlandırılan ülser, sindirim kanalının mide öz suyu ile temas eden kısmında meydana gelen yaralardır. Yemek borusu ile midenin birleşme bölgesinde, midede ve mideden hemen sonra gelen onikiparmak bağırsağında görülür. En sık onikiparmak bağırsak ülserine rastlanır. Ancak son yıllarda ağrı kesici ilaçlarının yaygın kullanımına bağlı olarak mide yaraları sıklığı da artmıştır. Tüm insanların %5-10'unda hayatlarının bir döneminde mide yaraları gelişir. Bu durum sık görülmesine rağmen sık bir ölüm sebebi değildir. Mide yaraları denilen ülserin erkeklerde görülme oranı kadınlara göre daha fazladır.

    Mide Yaraları Oluşumu

    Mide yaralarının oluşumunda birden fazla etken mevcuttur. En önemli etken ise mide öz suyu ve içerdiği asit pepsin gibi maddelerdeki artışın mide duvarına zarar vermesidir. Bunun yanı sıra bu etkenlere karşı mideyi koruyan PG, mukus gibi bileşimlerin azalması da mide duvarını asidin etkisine karşı savunmasız bırakarak mide yaralarına yol açabilir. Mide yaraları denilen ülserin oluşumuna yol açan bazı dış etkenler de bulunmaktadır. Bu nedenler içinde en sık rastlanılan durumlar helikobakter pylori enfeksiyonu, ağrı kesici ilaç kullanmak, sigara kullanmak, stres ve genetik yatkınlıktır.
    Helikobakter pylori son zamanlarda, mide yaralarının oluşumunda oldukça etkili olduğu saptanan bir bakteridir. Bu bakterinin mideden uzaklaştırılmasına yönelik ilaç tedavileri hem mide yaraları hastalığının iyileşmesini hızlandırmakta görevli olup, hem de ülserin tekrarlamasını büyük ölçüde engellemektedir.

    Mide Yaraları Belirtileri

    Mide yaralarında en sık belirti gösteren ağrıdır. Ağrılar tırmalanma ve yanma şeklinde olabilir. Hastaların büyük bir kısmında bu gibi ağrılar görülür. Mide yaralarında özellikle tedaviye gereken önem verilmediğinde dört ana komplikasyon gelişebilmektedir. Bunlar mide yaralarının delinmesi, kanaması,  delinmesi, mide çıkışını daraltması ve karın içindeki diğer organlara yapışması gibi durumlardır. 

    Mide yaraları ilk olarak mide ağrıları ile beraber mide ekşimesi hissi ile ortaya çıkmaktadır. Hasta bireyler sürekli ağzında ekşi bir tat hissi ile karşılaşırlar ve tat alması da normal bir bireye göre hassas değildir. Hasta kişinin dil rengi, normal insanlara göre daha koyu bir renge bürünür. Karnın üst kısımlarında ağrılar ve acı hissi meydana gelir. İlk süreçte ortaya çıkan bu belirtiler sonrasında tedavi için doktora başvurulmazsa hasta her yemekten sonra ağrılara maruz kalır. Aşırı terleme ve baş dönmesi hastalığın ikinci aşamasında oluşmaya başlar. Daha sonra ise kusmalar meydana gelmektedir. Çoğu zaman hastanın ağzından kan gelebilir, bazı hastaların dışkılarında kan görülebilir  ve hastalık bu süreçte artık ilerlemiş duruma gelmiştir ve tedavisine bir an önce başlanması gerekmektedir.

    Mide Yaraları Teşhisi 

    Mide yaralarında kesin teşhis endoskopik ve radyolojik incelemeler ile konur. Endoskopi denilen olay bir hortum vasıtası ile mide ve onikiparmak bağırsağının görülmesidir. Endoskopi tanısının değeri çok daha yüksek olan bir yöntem çeşididir. Ve bu işlem sırasında biyopsi yani parça alma imkanı da vardır. Radyolojik inceleme ise mide filmidir. Nispeten ucuz olan ve kolay uygulanan bir yöntem çeşididir. Ancak %20 oranında var olan bir ülser radyolojik bir inceleme sonucunda görülmeyebilir. Hangi yöntemin ilk olarak tercih edileceği doktora, hastaya ya da tetkiklerinin maliyetine göre de değişme göstermektedir.

    Mide Yaraları Tedavisi

    Mide yaralarının tedavi amaçları oluşan ağrının geçirilmesi, mide yaralarının iyileşmesinin hızlandırılması ve bu tekrarın önlenmesi içindir. Tedavi süreci cerrahi tedavi ve ilaç tedavisi olarak ikiye ayrılır. İlaç tedavisi çok yönlü bir tedavi türüdür. Bu tür bir tedavide mideyi koruyan faktörlerin etkisini artıran ilaçlar,  mide asidini azaltıcı ilaçlar ve helikobakter pyloriye karşı kullanılan ilaçlar kullanılmaktadır. Cerrahi tedavi ise günümüzde daha çok komplikasyon]]> Ülser Diyeti https://www.mide.gen.tr/ulser-diyeti.html Fri, 14 Sep 2018 21:42:23 +0000 Ülser Diyeti: ülserden korunma veya hastalığın tekrar nüksetmesini engellemek için uygulanır. Ülser sindirim steminin içinde: yemek borusu, mide ve on iki parmak bağırsağındaki aşınma sonucu meydana gelen yaradır. Midedeki ül Ülser Diyeti: ülserden korunma veya hastalığın tekrar nüksetmesini engellemek için uygulanır. Ülser sindirim steminin içinde: yemek borusu, mide ve on iki parmak bağırsağındaki aşınma sonucu meydana gelen yaradır. Midedeki ülser mide asidi tesiriyle oluşur. Mide mukozası (sümük dokusu) denilen ve mideyi koruyan tabaka çok fazla salgılanan mide asidi nedeniyle hasar görerek midede yara oluşmasına sebep olur. Buna neden olan faktörler çok çeşitli olsa da, en fazla Helikobakter pilori adı verilen bakteri, sigara ve alkol kullanımı, stres, çeşitli besinlerin aşırı tüketimi ile bazı ilaçların kullanımı önde gelir. Ülser için genel olarak ilaç tedavisi uygulanır. Ancak hastalığın tekrar etmesini önlenmek amacıyla, hastalara ülser diyeti uygulaması önerilir. Bu diyet esnasında ülser hastalarına yararı ve zararı olabilecek besinleri tüketmesi ve tüketmemesi gereken besinler önerilir.

     
    Ülser Diyeti Uygulaması: 
    • Uygulaması yapılacak olan diyetin, besin ve kalori sağlayan unsurları yeter miktarda olmalı ve dengeli bir şekilde tüketilmelidir. Hastalar aç kalma sürelerini çok uzun tutmamalı, az yemeli ama sık aralıklarla beslenmelidir. Günlük öğünler imkan olduğu kadar 5-6 öğün şeklinde olmalıdır. 
    • Yemek yerken lokmalar uzun süre çiğnenip yaş olarak yenmesi gerekir.
    • Ülser hastalarına arıtılmış karbonhidratlar zararlı etki yapar. Genellikle şeker mide yanmasına sebep olacağı için, daha az miktarda tüketilir.
    • Yaranın olduğu bölgede doku onarımı ve doku yapımı için faydalı olacak, protein bakımından zengin besinler tercih edilir.
    • Yağ tüketimi tercihinde daha çok bitkisel sıvı yağ seçilmelidir.
    • Ülser diyeti için tuz alımı el verdiği ölçüde çok az olmalıdır. 
    • Gıdaların posa bakımından zengin olanları seçilir. Bunun sebebi ise ülser tedavisi için kullanılan ilaçların kabızlık yapma etkisidir. Bunun için önerilen pos oranı günde 25-30 gr. Esasen sebze ve meyve ile yulaf kepeğinin içermiş olduğu suda eriyen posa ülser diyetinde faydalı olur.
    • Kızartılan besinler mide içinde asit ve pepsin salgısını çoğaltır. Bu ülserin oluşum ve ilerlemesini katkı sağlar bundan dolayı, et, sucuk, sosis, salam, pastırma gibi yağda kızartılan yiyeceklerden uzak durulur. 
    • Baharat, acı besinler, hardal gibi soslar mide mukozasında olumsuz etki yapar. Midede salgılanan asidin çoğalmasına sebep oldukları için, hasarın artmasını sağlar.
    • Kafein içeren içecekler, çay, asitli kola gibi içeceklerden kaçınılmalıdır. Bunlar mide salgısını arttıracağı için, mümkün olduğu kadar az içilmelidir. Alkollü içeceklerde diyette bulunmamalıdır.
    • Yemekler çok fazla sıcak veya çok fazla soğuk olmamalıdır.
    • Ülser diyeti içerisinde ekmek, makarna, pirinç, gibi unlu besinlere yer verilmelidir. Bu tür besinler midedeki aside baskı sağlar. Ancak bu gıdaların midede çok fazla kalmaması için, çorba gibi, iyice lapa şeklinde tüketilir. Ama akut dönemlerde bu tür besinler alınmamalıdır.
    • Yumurta sahanda pişirme yöntemi kullanılmadan, belirli oranda haşlama olarak tüketilmelidir. Süt ve diğer süt ürünleri ile süt kreması, bu ülser diyetinde tüketilebilir. 
    • Turunçgiller: yani portakal, limon gibi meyveler ile üzüm diyet içinde olmamalıdır.
    ]]>
    Ülser Tedavisi https://www.mide.gen.tr/ulser-tedavisi.html Sat, 15 Sep 2018 02:58:20 +0000 Ülser Tedavisi: Ülser, sindirim sistemini oluşturan mide, yemek borusu ve onikiparmak bağırsağında meydana gelen aşınmalar sonucu oluşur bir yaradır. Mide asidinin üretimi ve miktarı her bünyede değişiklik göstermektedir. Faka Ülser Tedavisi: Ülser, sindirim sistemini oluşturan mide, yemek borusu ve onikiparmak bağırsağında meydana gelen aşınmalar sonucu oluşur bir yaradır. Mide asidinin üretimi ve miktarı her bünyede değişiklik göstermektedir. Fakat bazı insanlarda aşırı üretim meydana gelir. Ülser hastalığının nedenler; Midenin içinde, mideyi koruyan ve yapısının bozulmasını engelleyen katı bir tabaka bulunur. Ülser rahatsızlığının en büyük nedeni  bakterilerdir. Katı tabakanın delinerek ve buna bağlı mide asidinin aşırı üretilmesi ile mide korunmasız hale gelir ve yaralanmalara sebep olur. Aşırı stres, sinir, mide asidinin düzensiz bir şekilde üretimi, tedavi sürecinde  sonuçlanmayan gastrit, kalp rahatsızlığı, karaciğer yetmezliği, sindirimi zor olan besinlerin fazla tüketilmesi, sigara, çay ve alkol gibi zararlı maddelerin vücuda aşırı şekilde alınması veya kullandığınız ilaçların zamanında önce veya sonra kullanılması mide ülserinin en büyük sebepleri arasındadır.

    İlk zamanlarda mide ekşimesi ve midede beliren ağırlık hissi olarak ortaya çıkmaktadır.Hasta kişi sürekli ağzında ekşime hissi ile karşılaşır ve tat alma duyusu normal bir kişiye göre hassas değildir. Hastanın dili, normal insanlara göre daha koyu bir renk alır. Karnın üst kısmında ağrı ve acı hissi meydana gelir. Ortaya çıkan belirtiler sonrası tedavi olmak için doktora başvurulmaz ise hasta her yemek sonrası şiddetli ağrılara maruz kalır. Baş dönmesi ve aşırı terleme hastalığın ikinci evresinde meydana gelir. Kusmalar başlar ve çoğu zaman hastanın ağzından kan gelir, kimi hastaların büyük abdestleri de kanlı şeklinde meydana gelir, hastalık artık ilerlemiştir ve tedavisine bir an evvel başlanması gereklidir.

    Ülser Tedavisi: Nasıl Yapılır Bu hastalık tedavi konusunda çok fazla zorluk göstermez. Özellikle ilk zamanlarında teşhis konulur ve tedaviye başlanırsa hastalığın tedavisi de erken zamanda ve kolay bir şekilde olur. Ülsere sebep olan bakteriyi yok etmek ve mide asidini düzene sokmak için ilaçlar kullanılır.Bu hastalıkta çok nadir de olsa ameliyat yapılmaktadır. Stres bu hastalık için tehlikeli bir durumdur bu yüzden tedavi sırasında moral ve motivasyonunuz oldukça iyi olması, ayrıca tedaviye ek olarak da bazı durumlara dikkat etmeniz önerilmektedir.
    • Düzenli bir şekilde dinlenmek 
    • Yemek saatlerinizi atlamamak ve bu saatleri belirli bir düzene sokmak 
    • Alkol,sigara ve çay gibi maddelerden olabildiğince uzak durmak ve sigara dumanı olan ortamda bulunmamak… 
    ]]>
    Mideye Ne İyi Gelir https://www.mide.gen.tr/mideye-ne-iyi-gelir.html Sat, 15 Sep 2018 14:29:30 +0000 Mideye Ne İyi Gelir, Mide kaslarda oluşan, gıdaların fiziksel ve kimyasal yollarla parçalandığı, genişleyebilen ve büzüşebilen bir sindirim organıdır. Gıdaların hazmedilmesi için birçok asit ve bu asitlerden kendini korumak Mideye Ne İyi Gelir, Mide kaslarda oluşan, gıdaların fiziksel ve kimyasal yollarla parçalandığı, genişleyebilen ve büzüşebilen bir sindirim organıdır. Gıdaların hazmedilmesi için birçok asit ve bu asitlerden kendini korumak için özel bir mukus salgılar. Beslenmenin düzenli olmadığı uzun süre aç kalındığı ya da birden ağır gıdalar tüketildiği durumlarda mide kendini zorlar ve bazı şikayetlere neden olur. Bu şikayetler de bizi ''mideye ne iyi gelir'' sorusuna yöneltir. Sorunun cevabını verebilmek için öncelikle midedeki sorunumuzun ne olduğunu anlamak gerekir. Yaşadığımız sıkıntının kaynağı çok ağır bir yemek sonrasında yaşanan karın ağrısı mı, baharatlı acı gıdalar yüzünden yaşanan mide yanması mı, yoksa midemizde biriken gaz sıkıntı mı, sanırım doğru teşhisi koyduktan sonra sorunu çözmek de kolaylaşacaktır. Mide şikayetlerin en başta önüne geçebilmenin yolu ise düzenli bir beslenme düzeni hazırlamak ve bol su tüketmektir. Midede gaz oluşması, mide yanması, yemekten sonra midede ağrı oluşması eğer çok sık tekrar ediyorsa ve bu süreç 2 haftayı geçmişse doktor kontrolü şarttır. 

    Fakat doktorluk bir durumum yok sadece yemeği fazla kaçırdım ''mideye ne iyi gelir'' diyorsanız evde bulunan malzemelerde hazırlanacak olan bitkisel tarifler midenizi rahatlatmanıza yardımcı olacaktır. 

    Mideye iyi gelen bitkisel çaylar
    • Tarçın; Mide yanması ve kusmayı keser. 
    • Zencefil; Mide bulantısına iyi gelir, mide şişkinliğini alır 
    • Rezene; Sindirim sistemini yumuşatarak mide kasılmalarını hafifletir, mide gazını giderir. 
    • Biberiye; Sindirimi kolaylaştırır, mide gazını giderir. 
    • Nane; Bağırsakları çalıştırır, mideyi rahatlatır. 
    • Meyankökü; Mideyi koruyu etkisi vardır, mide asidini azaltır, yanma hissini alır. 
    Mideye iyi gelen gıdalar
    • Hindistan cevizi; Mideyi gevşeterek kasılmaları azaltır, mide bulantılarını keser. 
    • Haşlanmış patates ya da haşlanmış patates suyu; mide yanmasını keser, mide ağrısını hafifletir. 
    • Salatalık; Midede ve bağırsaklarda biriken toksinleri atmaya yardımcı olur.  
    • Maydanoz; Mide şişkinliğini ve gaz sancısını alır. Yemeği pişirirken içine maydanoz eklemek, ya da yemekle birlikte maydanoz tüketmek mideyi korur. Sonrasında oluşabilecek şişkinlik ve gaz problemlerinin önüne geçer.
    • Kimyon; Gaz sancısını alır, özellikle bebeklerde gaz sancısını gidermek için öğütülmemiş kimyonla demlenen çay bebeği rahatlatır. 
    • Muz; Mide enzimlerini arttırarak  mide içindeki hücrelerin artmasını sağlar. Mide yanmasına iyi gelir. 
    • Elma; Mideyi rahatlatır, yanma hissini alır mide kaslarını gevşeterek mide ağrısını alır. 
    • Taze vişne; Mide fonksiyonlarını düzenler, midedeki ekşimeyi alır. 
    • Haşlanmış karnabahar; Mide asidini düzenler, mide yanması ve ekşime hissini alır. 
    Diğer Öneriler; Bazı insanlar sütün mide ağrısını aldığını düşünür fakat süt daha çok mide gazına neden olur. Mide ağrısı çekerken süt içmekten kaçının. Karnınızın üzerine sıcak havlu sarın. Ayaklarınızı sıcak tutun.  Gaz yaptığı bilinen kuru fasulye, brokoli gibi gıdaları tüketirken aşırıya kaçmayın. Uyumadan en az 4 saat önce yemek yemeyi bırakın.
    ]]>
    Pepsin https://www.mide.gen.tr/pepsin.html Sat, 15 Sep 2018 18:04:25 +0000 Pepsin,  Midede bulunan bir enzimdir. Mide özsuyunun içerisinde yumurta etkili proteinli yiyeceklere tesir eden kuvvetli enzimlerden bir tanesidir. İlk olarak 1836 yılında Theodor Schwann tarafından keşfedilmiştir. Pepsin enzimi yap Pepsin,  Midede bulunan bir enzimdir. Mide özsuyunun içerisinde yumurta etkili proteinli yiyeceklere tesir eden kuvvetli enzimlerden bir tanesidir. İlk olarak 1836 yılında Theodor Schwann tarafından keşfedilmiştir. Pepsin enzimi yapı olarak karmaşık ve büyük bir moleküldür. Bu enzim mide duvarında bulunan şef hücreleri ince salgılanan pepsinojen ile mide özsuyu içerisinde bulunan hidroklorik asitin tepkimesi sonucunda oluşur. Pepsin enzimi öncelikli olarak mide duvarındaki şey hücrelerinin pepsinojen biçiminde algılanmasıdır. Pepsinojen hücreleri, Pepsinin öncülü olup sindirim için kayda değer bir etkisi yoktur. Bunun pepsinojen hücresi midedeki hidroklorik asit ile tepkime verir ve pepsine dönüşür. Bu mekanizmanın amacı pepsin enziminin salgılandığı hücre veya kanala karşı olumsuz etkisini azaltmak içindir. Pepsinin etki gücü midenin asitlik düzeyi ile alakalıdır.

    Pepsin enzimi ticari olarak küçükbaş hayvanların midelerinden elde edilmektedir. Özellikle peynir üretiminde sütün kesilmesini sağlamak amacıyla kullanılmaktadır. Ham pepsin deri Sanayi'nde derilerin üzerindeki tüyleri yok etme de kullanılır. Ayrıca yine pepsin enzimi kullanılarak sinema, Iskarta ve fotoğraf filmlerinin üzerindeki jelatin tabakası ayrılır. Böylelikle alttaki Gümüş'ün alınması kabil olur. Pepsinden imal edilen pepton da laboratuvarlarda bakteri ve diğer mikroorganizmaların üretimi için kullanılır.

    Pepsin enzimi protein yapısında olan bir fermentdir. Pepsinin direkt olarak sindirim sistemine bir faydası yoktur. Fakat sindirim sistemindeki mide özsuyunun asidi ile değişerek tesir etme seviyesine ulaşır. Pepsin enziminin etki ettiği proteinler ise ortalama olarak yirmi farklı amino asitin birlikte bağlanmaları ile meydana gelir. Pepsin ise bu bağlardan belli bir kaç tane amino asitleri ayırabilir.

    Pepsin enziminin gücü en iyi ifade ile anlatılmak istenir ise; 28,5 gram pepsin bir saat içerisinde beş yüz bin litre süt ve kendinden binlerce defa daha ağır proteinleri sindirme gücüne sahiptir. Bu yüzden de ticari amaçla daha çok kullanılmaktadır.
    ]]>
    Mide İltihabı https://www.mide.gen.tr/mide-iltihabi.html Sun, 16 Sep 2018 02:25:09 +0000 Mide İltihabı, sindirim sisteminin başlangıç noktası olan mide, korunması gereken önemli iç organlarından biridir. Midedeki herhangi bir problem diğer organları da etkileyebilir ve kişiyi oldukça rahatsız eder. Bu problemlerden Mide İltihabı, sindirim sisteminin başlangıç noktası olan mide, korunması gereken önemli iç organlarından biridir. Midedeki herhangi bir problem diğer organları da etkileyebilir ve kişiyi oldukça rahatsız eder. Bu problemlerden biri de; tıptaki adıyla "gastrit" olan mide iltihabıdır. Midenin iç yüzeyinde yer alan zarın iltihaplanması sonucu meydana gelen mide iltihabı; ülser veya mide nezlesi olarak da bilinir ve toplum içerisinde çok sık rastlanan bir rahatsızlık haline gelmiştir. Genellikle bakterik veya viral bir enfeksiyona bağlı olarak ortaya çıkar ve bazen iltihap, ince bağırsak içinde de oluşabilir. Tekrar edebilen bu rahatsızlık, aslında ülserden daha tehlikeli olup bulaşıcı olabilme özelliğine de sahiptir. Cinsiyet ayırt etmeksizin herkeste yaygın görülebilen mide iltihabı, tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalıktır. Çünkü; önlem alınmaması durumunda midede kanamalara bile yol açabilir, hatta mide kanserini tetikleyebilir.

    Mide İltihabı Belirtileri:

    En belirgin özelliği sık sık ishal sorununun yaşanmasıdır. Özellikle yemeklerden sonra kişide, midede hazımsızlık ve sancı görülür. Ayrıca geğirme isteği, bulantı ve kusma gibi belirtileri olan mide iltihabı, vücut ağrılarına ve baş ağrılarına yol açabilir. Nadiren de olsa; hafif ateş, titreme, aşırı susuzluk, kilo kaybı ve dışkıda kan görülmesi gibi belirtilere rastlayabilmek mümkündür.

    Mide İltihabı Nedenleri:
    Bu tür mide rahatsızlıklarının nedeni; çoğunlukla bakteri, virüs yada parazit oluşmasına bağlıdır. Genellikle de; "Helicobacter pylor" isimli bakterinin yol açtığı bir hastalıktır. Buna ek olarak hijyenik olmayan besinlerde bulunan; Stafilokok, Sigella, Solmonella, E.Cdi ve Compylobacter adlı bakteri ve virüslerin aracılığı ile de mide iltihabı görülme olasılığı yüksektir. Zaten birçok enfeksiyon, yediğimiz içtiğimiz besinlerden dolayı gerçekleşmektedir. Aynı zamanda sık kullanılan bazı ağrı kesiciler, aşırı miktarda alkol kullanımı ve travmatik yaralanmalar da bu hastalığa neden olan faktörler arasındadır.

    Mide İltihabı Teşhis ve Tedavisi:

    Yukarıda saydığımız bu belirtiler doğrultusunda,  bir Dahiliye uzmanının teşhis koyabileceği mide iltihabı için; nefes, kan ve dışkı testleri, ultrason, endoskopi ve röntgen istenebilir. Testlerin sonucuna ve hastalığın nedenine göre tedavi yöntemi seçilir. Birkaç ilaç tedavisi ile kısa sürede atlatılabilecek mide iltihabında, evde de alınması gereken önlemler vardır. Özellikle çocuklarda hijyene dikkat edilmeli ve temiz, sağlıklı gıdalar tüketilmeli. Bol bol su içmeli ve uzun süreli istirahat edilmeli. Ayrıca; tuzlu gıdalar, zencefil ve nane tüketilmesi, şikayetlerinizi hafifletmeye yardımcı olur.
    ]]>
    Sinirsel Mide Ağrısı https://www.mide.gen.tr/sinirsel-mide-agrisi.html Sun, 16 Sep 2018 17:18:15 +0000 Sinirsel Mide Ağrısı, Mide ağrıları her insanın hayatının bir bölümünü mutlaka etkilemiştir. Bu şikayetler genelde kadınlarda daha sık görülür. Fiziksel bir soruna bağlı olmayan bu hastalıklar şişkinlik, ağrı, sanc Sinirsel Mide Ağrısı, Mide ağrıları her insanın hayatının bir bölümünü mutlaka etkilemiştir. Bu şikayetler genelde kadınlarda daha sık görülür. Fiziksel bir soruna bağlı olmayan bu hastalıklar şişkinlik, ağrı, sancı veya rahatsızlığa neden olur.

    Sinirsel mide ağrısı psikolojik, biyolojik ve sosyal nedenleri olabilir. Bu şikayetler reflü, ülser bazende daha ciddi sorunlara da sebep olabilir. Bu hastalıkların asıl nedeni temelde strese dayanır. Bu sebeple mide rahatsızlığı görülen hastalara Terapi ile tedavi önermek daha doğru olur.
    Kalp atışı, tansiyon, vücut sıcaklığı ve nefes almak gibi yaşamamızı sağlayan organlar sinir sistemi tarafından düzenlenir. Bu sinir ağı oldukça karmaşıktır ve beyinden organlara doğru uzanmaktadır. 2 kısımdan oluşur. Birinci kısım tepkileri kontrol ederken, ikinci kısım tehlike anından sonra sakinleşmeyi sağlar. İki kısım ortak çalışır ama sinir sisteminde pek bilinmeyen enterik sistem, sinir sistemini düzenleyici olarak çalışır.

    Enterik Sinir Sistemi; ikinci beyin olarak da bilinir, çünkü içinde bulunan nörotransmitterler ve nöronlar merkezi sistemle aynı türdedir. Yiyecekler ağza alındığı andan itibaren bu nöronlar vücudu harekete geçirerek, yiyecekleri mideye doğru iter ve sindirimi başlatır.
    Stresli zamanlarda enterik sinir sistemi yerine, tepkileri kontrol altında tutan sinir sistemi çalışır, bu sebeple sindirim normal yapılamaz ve yavaşlar. Bazen tamamen de durabilir. Bu yüzden midede ağrıya ve rahatsızlığa sebep olur. Strese bağlı mide ağrıları bu yüzden ortaya çıkar.

    Sinirsel Mide Ağrısı Nasıl Tedavi Edilir
    Stresten uzak kalmak çok önemlidir, ama uzak kalamıyorsak beslenmemize dikkat etmekte fayda vardır. Peki nelere dikkat etmeliyiz
    • Kafeinli içecekler ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmak,
    • Günde 3 öğün ve düzenli beslenmek,
    • Fast food tarzı yiyeceklerden kaçınmak,
    • Huzurlu, rahat ve hijyenik ortamda bol bol çiğneyerek, yavaş yemek yemek,
    • Rafine şeker tüketmemek,
    • Gerek duyulursa diyetisyenden bu konuda yarım almak, Sinirsel mide ağrılarını gidermede yardımcı olacaktır.
    ]]>
    Dramamine https://www.mide.gen.tr/dramamine.html Mon, 17 Sep 2018 15:28:01 +0000 Dramamine; tabletin etken maddesi dimenhidrinat elli miligram dır.  Dramamine tabletin bir yüzü sarı renkli ve kolayca iki parçaya bölünmesi için çentiklidir. Dramamine böbrek ve karaciğer yetmezliği olanlar da doktor  kontrolü Dramamine; tabletin etken maddesi dimenhidrinat elli miligram dır.  Dramamine tabletin bir yüzü sarı renkli ve kolayca iki parçaya bölünmesi için çentiklidir. Dramamine böbrek ve karaciğer yetmezliği olanlar da doktor  kontrolünde ve düşük doz kullanılmalıdır. Yaşlı hastalarda Dramamine tablet kullanırken dikkatli olmak gerekir. Dramamine yaşlı kişilerde selasyon, baş dönmesi, ağız kuruluğu ve üriner retansiyon gibi rahatsızlıklara sebep olabilir. Dramamine otuz derecenin altında oda sıcaklığında saklanır. Dramamine Tabletin içinde 12 adet vardır. Dramamine karaciğerde metabolize olur. Dramamine vücuttan idrarla atılır. 

    Dramamine Endikasyonları; 

    Meniere sendromu, labirentit, deniz tutması, uçak tutması, otobüs tutması, tren tutması ve vertigo gibi rahatsızlıklarda kullanılmaktadır. 

    Dramamine Tabletin Kontrendikasyonları; 

    Dramamine tabletin içerisinde bulunan maddeleden herhangi birine allerjisi olanlarda kullanılmamalıdır. Yeni doğanlarda, süt veren kişilerde, astım veya diğer solunum sistemi hastalığı olanlarda kullanılmamalıdır. 

    Yan Etkileri;

    Uyku hali, sinirlilik, yorgunluk, baş ağrısı, kulak çınlaması, uykusuzluk, halsizlik, görme bozukluğu, baş dönmesi, ağız burun ve genizde kuruluk, zor ve ağrılı urinasyon,  deri döküntüleri, iştahsızlık, kulak çınlaması, uyuşukluk, sersemlik, heyecanlanma, kabus görme, anoreksiya, halisünasyon, çift görme, bulanık görme, kavrama bozukluğu, taşiaritmi, kramplı karın ağrısı, lökopeni, sık idrara çıkma,  hemolitik anemi, 

    Kullanım şekli ve dozu; 

    Erişkinlerde; Her dört ve altı saatte bir 1-2 tablet (24 saatte sekiz tabletten fazla alınmamalıdır.)
    Çocuklarda; 6-12 yaş aralığında  her altı,  sekiz saatte bir yarım veya bir tablet (24 saatte üç tabletten fazla alınmamalıdır.) 
    2-6 yaş aralığında; Her altı sekiz saatte bir yarım tablet (24 saatte 1,5 tabletten fazla alınmamalıdır.) Yolculuklardan otuz dakika önce alınmalıdır. Yutma proplemi olan kişilerde tabletler ezilerek meyve suyu veya tatlı bir içeceğin içerisine karıştırılarak alınabilir. Yemeklerden önce veya yemek sırasında alınabilir. Oral kullanım içindir. Hareket hastalıkları için hareketten yaklaşık olarak yarım saat önce alınmalıdır. 
    ]]>
    Pantpas https://www.mide.gen.tr/pantpas.html Mon, 17 Sep 2018 18:13:04 +0000 Pantpas, günümüzde tıbbi hastalıkların iyileştirilmesi için insanlara uygulanan tedaviler için kullanılmaktadır. Tamamen kimyasal maddelerden oluşan pantpas, etkin bir ilaç olarak hala kullanılmaktadır. Pantpas adı verilen tıb Pantpas, günümüzde tıbbi hastalıkların iyileştirilmesi için insanlara uygulanan tedaviler için kullanılmaktadır. Tamamen kimyasal maddelerden oluşan pantpas, etkin bir ilaç olarak hala kullanılmaktadır. Pantpas adı verilen tıbbi ilaç tamamen tabletlerden oluşur ve 40 mg pantoprazole ile aynı etkiye sahiptir. Bu ilacın kullanılmadan önce diğer tüm ilaçlarda olduğu için kesinlikle kullanma talimatının okunması gerekmektedir. Sağlık için kullanılan ve insanlarda yanlış kullanımlar sonucu maddi ve manevi olarak sağlık sorunlarına neden olabilecek tüm ilaçların kullanma kılavuzu okunmalıdır. Bu durum pantpas için de kesinlikle geçerlidir. Ayrıca, ilaç kullanıldıktan sonra da bu ilacın kullanma talimatlarının saklanması sağlığınız açısından önemlidir. 

    Nedir ve Ne İçin Kullanılır
    Pantpas, daha önceden de belirttiğimiz gibi tabletler şeklinde kullanıma sunulmaktadır. Tablet şeklindeki bu ilaç direk olarak su yardımıyla ağız yolundan tüketilmektedir. Bu ilaç tüketildikten sonra ilaçların mide içerisinde çözülmesini engelleyen bir özelliği bulunmaktadır. Bu durum bir diğer adıyla "enterik kaplı tabletler" olarak bilinmektedir. Pantpas adı verilen ilaçta aynen bu özelliği taşımaktadır. Bu ilacın etkin maddesi daha önceden de belirttiğimiz gibi 40 mg pantoprazol'dür.
    Bu ilacın en büyük etkilerinden bir tanesi, kullanıldıktan hemen sonra mide içerisinde salgılanan mide asidini ciddi bir derecede azaltmasıdır. Pantpas ilacı, içerisinde 30-56 adet tablet bulunan cam şişeler ile piyasaya sunulmaktadır. Şişesi hemen hemen bir şurup şişesine benzese bile bu ilaç tabletlerden oluşur. Tabletlerin tümü sarı renklerdedir ve üzerinde p40 yazısı net olarak okunacak şekilde belirtilmiştir. Bu ilaç için bilinmesi gereken en önemli bilgilerden bir tanesi de kullanım amacıdır. Bu ilaç direk olarak reflü problemi nedeniyle yemeklerin ve mide asidinin yemek borusuna kaçması gibi ciddi problemlerin tedavisinde kullanıldığıdır. Bu nedenle bu ilaç sadece reflü sorunu yaşayan insanlar tarafından doğru kullanma şekilleriyle kullanılmaktadır. Günümüzde bilinen helikobakteriler nedeniyle oluşan bu hastalığın mide içerisinde gastrik ülserlerinde meydana gelen sürekli tekrarları azaltmak amacıyla kullanılmaktadır. Birçok zaman doktorlar pantpası antibiyotik ilaçlarla birlikte hastalara vermektedir.  

    Nasıl kullanılır
    Öncelikle bilinmelidir ki bu ilaç erişkin insanlar için ve en az 12 yaşını geçmiş olan insanlar için üretilmiştir. Bu nedenle 2 yaşın daha altındaki insanlar tarafından doktorlar tarafından aksi belirtilmediği sürece kullanılamamaktadır. Pantpas insanlarda günde iki kez olmak üzere kullanılmalıdır. Bu gibi durumlarda belirtilerin kaybolması için yaklaşık dört ile sekiz hafta kadar beklenmelidir. Pantpas, antibiyotik ilaçlarla birlikte kombine olarak günde iki kez kahvaltıdan bir saat önce ve akşam yemeğinden bir saat önce kullanılmalıdır. Doktorunuzun önerilerini takip ederek aynı zamanda ilacınızın kullanma talimatlarını okumayı unutmamalısınız. 

    Olası yan etkiler nelerdir
    Bu ilacın kullanılması sonrasında oluşabilecek yan etkiler çok çeşitlidir. Olası yan etkilerin görülmesi durumunda acilen doktorunuza bildirerek size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurmalısınız.
    • Yutkunmada zorluk
    • Yüz ve ağızda şişme,
    • Çok hızlı kalp atımı ve terleme,
    • Baş dönmesi, 
    • Kurdeşen
    • Deride ani kabarcıklar ve ağrılı döküntüler
    • Derinin sarılaşması ve gözlerde beyazlık
    • Anafilatik şoku
    Dikkat edilmesi gereken durumlar:
    • İstenmeyen kilo kayıpları,
    • Tekrarlayan kusmalar,
    • Kan kusma,
    • Solgun görülme ve güçsüz hissetme,
    • Dışkıda kan
    • Ağır ve sürekli ishal
    Saklanması: Pantpas adlı tıbbi ilacın saklanması durumunda dikkat etmeniz gereken en önemli durum bu ilacın çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklanmasıdır.  Çocuklar yapısı itibariyle her gördüğü eşyayı]]> Mide Gevşekliği https://www.mide.gen.tr/mide-gevsekligi.html Tue, 18 Sep 2018 17:16:05 +0000 Mide Gevşekliği, Mide ve yemek borusunun bir kapağı vardır. Bu kapağa KÖS adı da verilir. Normalde yemekler yutulduktan sonra yemek borusundan geçerek mideye doğru ilerler. Vücut pozisyonu yiyeceklerin pozisyonunu değiştirse de ge Mide Gevşekliği, Mide ve yemek borusunun bir kapağı vardır. Bu kapağa KÖS adı da verilir. Normalde yemekler yutulduktan sonra yemek borusundan geçerek mideye doğru ilerler. Vücut pozisyonu yiyeceklerin pozisyonunu değiştirse de geri gitmez. Normalde yutkunma refleksinden sonra bu sistem tek yönlü kapak olarak geçmesine izin verir.

    Mide Gevşekliği bu mekanizmanın bozulması sonucunda kapak görevini yerine getiremez. Bu bozulmaya sebep olan bazı faktörler vardır. Karın iç basıncının artması, fazla kilo ve alkol,sigara gibi kötü alışkanlıklar ve buna benzer şeyler mide ve yemek borusu arasındaki kapakta gevşekliğe, bazende sıkışmaya sebep olur. Mide gevşekliği, durumunda mide de bulunan asit yemek borusuna ilerler, buda tahrişe ve yaralara sebep olur. Bu duruma Reflü hastalığı da denir.

    Mide Gevşekliği Şikayetleri Nelerdir
    • En sık duyulan şikayet mide yanmasıdır,
    • Göğüste yanma ve ekşime,
    • Ağza acı bir tat gelmesi,
    • Ağız kokusu
    • Geceleri özellikle yemeklerden sonra, karın tok iken rahatsızlık verecek derecede şişlik, geğirme ve boğulma duygusu
    • Göğüste, sıkışma veya kalbe baskı hissi,
    • Nefes almada zorluk çekilebilir.
    • Daha sonra hastalık ilerler ise; farenjit, sinüzit, alerjik astım ve diş çürüklerine neden olabilir.
    Mide Gevşekliği Tedavi Yöntemleri Nelerdir

    Mide gevşekliği için birçok tedavi yöntemi ve ameliyat seçeneği vardır. Tedavide amaç yemek borusuna gelen asidi azaltmak ve kapağın kapanma sistemini onarmaktır.
    ]]>
    Rennie https://www.mide.gen.tr/rennie.html Wed, 19 Sep 2018 03:06:32 +0000 Rennie, Etken madde; Kalsiyum karbonat, Magnezyum karbonat Rennie çiğneme tableti olan ilaç asit giderici (antiasit) bir ilaç olup, mide asidini nötralize yapar. On iki parmak bağırsağı Mide ülserlerine bağlı  şişki Rennie, Etken madde; Kalsiyum karbonat, Magnezyum karbonat Rennie çiğneme tableti olan ilaç asit giderici (antiasit) bir ilaç olup, mide asidini nötralize yapar. On iki parmak bağırsağı Mide ülserlerine bağlı  şişkinlik, ağrı,  gaz, hazımsızlık, yanma, bulantı, kusma, mide ya da göğsün alt kısmından boyun yönüne doğru yayılan yanma ve ağrı duyma,  mide yanması ile asit salgısına bağlı olarak mide yakınmalarının giderilmesi için kullanılır.

    Çiğneme Tableti Rennie Hakkında Bilinmesi Gerekenler:

    Rennie kullanımı unutulursa, Unutulan dozları dengelemek amacıyla için çift doz alınmaz.
    Rennie alınması gereken miktardan fazlası alınmışsa bir doktor ya da eczacı ile konuşmak gerekir.
    Rennie Yan Etkileri: Genel olarak Rennie ilacının kullanımına tabi olarak yaygın görülen herhangi bir yan etki bildirilmemiştir. Bununla birlikte Rennie içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişiler için tüm ilaçlar gibi, yan etkiler olabilir. 
    Aşağıdakilerden biri görüldüğü takdirde, Rennie kullanmayı durdurup, hemen doktora bildirin ya da size en yakındaki hastanenin acil servisine gidiniz:
    • Ayaklar, eller, bilekler, yüz ve dudak şişmesi ya da özellikle ağız veya boğazın yutmayı yahut nefes almayı zorlaştıracak biçimde şişme olması, 
    • nefes almada güçlük,
    • Dökülme
    • Kabarık kızarıklık
    • Karın ağrısı, 
    • kurdeşen,
    Bunlar genelde çok ciddi yan tesirlerdir. Şayet bu şikayetlerden biri veya birkaçı Rennie kullanımından dolayı meydana gelirse, kullanan kişinin Rennie' ye karşı ciddi bir alerji söz konusudur. Hastanın acil olarak hastaneye yatırılmasına veya tıbbi bir müdahaleye ihtiyacı olabilir. 
    Diğer Yan Etkiler:
    • Böbrek Yetmezliği Olan Hastalar İçin; Mide bulantısı, kusma, kas zayıflığı, kalpte ritim bozulması, bilinç bulanıklığı, tansiyon düşmesi, refleks zayıflaması, kemik ağrısı, kabızlık ve karın ağrıması. mide rahatsızlığı ve ishal yapma.
    • Süt Alkali Sendromu Bulunan Hastalar İçin; kireçlenme, kronik yorgunluk, yemeklerden sonra ağırlık, baş ağrısı, Tat alamama, iştahsızlık, uyuşukluk. Bunların hepsi de ciddi yan tesirlerdir. Acil olarak tıbbi müdahale gerektirebilir. Bu ve bunlara benzer herhangi bir yan etki ile karşılaşıldığı takdirde doktor başvurulması gerekmektedir.
    Rennie Saklanması: Rennie ilacını çocukların göremeyeceği ve ulaşamayacağı yerlerde, kendi ambalajında, 25°C'nin altındaki oda sıcaklığında saklanmalı. Son kullanma tarihine uygun biçimde kullanılmalı, ambalaj üstünde yazılı bulunan son kullanma tarihi geçen ilaçlar imha edilmelidir.

    Rennie Kullanış Şekli: Mide ve on iki parmak bağırsağı ülserine bağlı  olarak mide ağrısı, şişkinlik, hazımsızlık, bulantı, kusma yanma, gaz; mide veya göğsün alt kısımlarından boyun kısmına yayılan bir yanma ve ağrı hissetme;  mide yanması ile asit salgısına bağlı mide yakınmalarının giderilmesi amacıyla kullanılmaktadır. 
    Aşağıdaki durumlarda doktorunuzu bilgilendiriniz. Ağır bir böbrek yetmezliği varsa yahut  paratiroid hormon yetersizliği, bağırsak tıkanıklığı, sarkoidoz, dolaşımında kan içinde bulunan kalsiyum düzeyinin anormal olarak yükselmesi  ya da apandisit rahatsızlığı. 
    Yemekten 1 saat sonra veya yatmadan biraz önce alınması, günlük 16 tableti geçmemek şartıyla yanma ve ağrı durumlarında 1-2 tablet alınması önerilir.
    Rennie  İlacını almadan evvel ya da aldıktan sonraki 1-2 saat süre içinde başka bir ilaç kullanmamalıdır.
    12 yaşın altında bulunan çocukların kullanması önerilmez.
    Hamilelik ve emzirme döneminde doktorun önerdiği dozda kullanılır.
    İlacı Kullanan kişinin doktorun bu ilacı reçete ettiği şekilde kullanması gerekir. Tedavi müddeti için doktor talimatına uyulur.
    Rennie İlacı emerek veya çiğnenerek alınır. Öneri şekli yemeklerden 1 saat sonra ya da yatmadan hemen]]> Midenin Kalp Gibi Atması https://www.mide.gen.tr/midenin-kalp-gibi-atmasi.html Wed, 19 Sep 2018 18:20:01 +0000 Midenin kalp gibi atması, Bireyin karın bölgesinde hissettiği, kalp atışına benzer bir durum olan mide atması şeklinde ifade edilebilmektedir. Midemizde hissedilen atma durumu, birden bire başlayabileceği gibi uzun süreli ola Midenin kalp gibi atması, Bireyin karın bölgesinde hissettiği, kalp atışına benzer bir durum olan mide atması şeklinde ifade edilebilmektedir. Midemizde hissedilen atma durumu, birden bire başlayabileceği gibi uzun süreli olarak da görülebilmektedir. Kimi zaman atma hissi ile beraber bu bölgede ağrı sorunu da yaşanabilir. Mide atması, öğün sonrasında görülebileceği değerlendirildiği gibi psikolojik etkenlerden kaynaklı olarak da meydana gelebilmektedir.

    Midenin kalp gibi atması neden Olur

    Yemek Yedikten Sonra: Çok nadir rastlanan kalp atmasına benzeyen mide atması hali, tüketilen öğünlerin ertesi döneminde oluşabilmektedir. Yemek yedikten hemen sonra, mide atması şikayeti pek çok kişide görülebilir ama ciddi sorun teşkil etmeyeceği bilinmelidir.

    Psikolojik Nedenler: Aşırı stres, endişe gibi psikolojik nedenler yaşanması halinde midede gaz oluşumuna sebep olarak mide atması şikayetini de doğurabilmektedir. Hele de yoğun ve stresli iş temposu altında görev yapan kişilerde bu sebepten dolayı, mide atması şeklinde ifade edilen soruna sık sık rastlanmaktadır.

    Göbek Düşmesi: Midede atma hissi, halk içinde göbek kaçması olarak da ifade edilebilen göbek düşmesi probleminin işaretçisi olabilir. Ağır eşyalar kaldırmak ve ya birden bire (aniden) hareketler ile zorlayıcı hareketlerin yapılması, göbek düşmesinin en sık rastlanan halidir.

    Midede hissedilebilen kalp atışına benzer bir problem haricinde bir çok belirtisi söz konusudur;

    Mide kalp gibi atması belirtileri

    • Göbek ve çevresinde oluşan ağırlık hissiyatı
    • Dik durmada zorluk çekilmesi
    • Dikkatsizlik ve baş dönmesi
    • Göbek atması (göbeğin başka alanlarda atması)

    Mide atması şikayeti kimi zamanlarda psikolojik etkenler gibi basit nedenlerden dolayı oluşabildiği gibi, kimi zamansa göbek düşmesi (göbek kayması ya da göbek kaçması) gibi önemli sağlık sorunlarının belirtisi niteliğinde ortaya çıkabilmektedir. Göbek düşmesi sorununun ihmal edilmesi ise daha önemli sağlık problemlerine sebebiyet verebileceğinden, ihmal edilmemeli en kısa süre içinde uzman doktora başvurmalıdır. Yapılacak tetkiklerin sonunda doğru teşhis yapılır ve sebebe yönelik tedaviye geçilir.

    ]]>
    Panref https://www.mide.gen.tr/panref.html Wed, 19 Sep 2018 20:16:13 +0000 Panref, 20 miligramlık enterik kaplı tabletler halinde kullanıma sunulan bir mide ve reflü ilacıdır. Etken madde olarak içeriğinde sodyum seskihidrat bulunur. Yan maddeler olarak krospovidon, kalsiyum karbonat, mannitol granül, kolli Panref, 20 miligramlık enterik kaplı tabletler halinde kullanıma sunulan bir mide ve reflü ilacıdır. Etken madde olarak içeriğinde sodyum seskihidrat bulunur. Yan maddeler olarak krospovidon, kalsiyum karbonat, mannitol granül, kollidon, kalsiyum streat, sükroz streat, titanyum dioksit, hidroksipropil metil selüloz, triasetin, talk, metakrilik asit kopolimer, kolloidal siliondioksit, trietil sitrat, sarı demiroksit, sodyum bikarbonat ve sodyum laruil sülfat bulunur.

    Panref Kullanımı ve Etkileri

    Panref tablet midede meydana gelen asit salınım bozukluklarında sıklıkla tercih edilen ilaçlardan birisidir. Panref  midedeki proton pompası görevini daha sağlıklı bir şekilde yerine getirerek midenin normal bir şekilde çalışmasına yardımcı olur. Bu sayede midedeki asitin yemek borusuna ulaşması da engellenmiş olur ve reflü rahatsızlığı engellenir. Her mide ve reflü rahatsızlığı için panref kullanımı tavsiye edilmez. Ancak reflü özofajitin idame, sürekli nonstreroidal antşnflamatuar ilaç kullanımı sonrası oluşan rahatsızlıklar varsa panref kullanımı uygundur. 

    Panref tablet doktorların tavsiyesi üzerine verilen dozlarda ve sürelerde kullanılmalıdır. Genelde bu süre 2 ila 4 hafta olarak belirlenmektedir. Ancak rahatsızlığın geçmesi ya da devam etmesi durumlarına göre bu tedavi süresi uzatılabilmektedir. Panref tablet ile birlikte hastalıkların iyileşme süresi genellikle 4 hafta olarak öngörülmektedir. Ancak hastanın bağışıklık sistemi ve rahatsızlığın boyutu bu süreyi etkilemektedir. Genel kullanımı günde bir doz olarak ifade edilmektedir. Eğer sürekli ilaç kullanımından kaynaklı bir mide rahatsızlığını engelleme amacı var ise doktorun belirlediği doza göre sürekli kullanım da mümkündür. Ancak bu süreklilik de 1 yıllık periyotlar halinde kontrol altında tutulmalıdır. Hamile ve emziren kadınların kullanımı için doktor tavsiyesi alınması daha uygun görülmektedir. Ayrıca 12 yaş altı çocuklar için de doktorun belirlediği herhangi bir düşük doz var ise bu doz aşılmamalıdır. Böbrek ve karaciğer yetmezliği olan hastalar için de aynı şekilde doktor kontrolü gerekmektedir. Panref tabletin günlük dozu unutulduğunda asla çift doz alp telafi edilmeye çalışılmamalıdır. Diğer günkü dozdan aynı şekilde devam edilmektedir.

    Panref Yan Etkileri

    Panref tablet ilacın içeriğindeki çoklu etken maddeler nedeniyle bir takım alerjik reaksiyonlar ve yan etkiler ortaya çıkabilmektedir. Ancak bu etkiler herhangi bir aşırı duyarlılık varsa rahatsız edici olabilir. Diğer durumlarda tüm yan etkiler geçici olabilmektedir. Bunlar şu şekildedir.;
    • Deride kaşıntı veya döküntü meydana gelmesi
    • Kaslarda hafif ağrı
    • Hafif sarılık
    • Böbrek iltihabı
    • Karaciğer enzimlerinde değişiklik
    • Kandaki kolesterolün artması
    • Deride su toplaması
    • Kanda trombosit artışı
    • Baş ağrısı
    • Kan şekerinin artması
    • Göğüste hafif ağrı
    • Hafif kabızlık hali
    • Depresif ruh hali
    • Bulanık görme
    • İdrar yolu enfeksiyonu
    • Sırtta ağrı
    • Boyunda ağrı gibi yan etkiler panref kullanımı sonrası ortaya çıkabilmektedir. Bu yan etkilerden herhangi biri yoğun bir şekilde varsa derhal doktora başvurmak gerekmektedir.
    ]]>
    Famodin https://www.mide.gen.tr/famodin.html Thu, 20 Sep 2018 09:18:03 +0000 Famodin, etken maddesi Famotidin olan Famodin film tablet midede üretilen asit miktarını azaltarak çalışmaktadır. Asidin mideye salınmasını uyaran Famadin, bu asitlerin meydana getirdiği gastroözofajeal reflü hastalığı, m Famodin, etken maddesi Famotidin olan Famodin film tablet midede üretilen asit miktarını azaltarak çalışmaktadır. Asidin mideye salınmasını uyaran Famadin, bu asitlerin meydana getirdiği gastroözofajeal reflü hastalığı, mide ülseri ve mide asidinin yemek borusuna zarar vermesinden kaynaklanan yemek borusu iltihaplanması gibi midenin aşırı asit ürettiği durumların tedavisinde kullanılmaktadır.

    Famad Hakkında Bilinmesi Gereken Önemli Bilgiler Nelerdir

    • Eğer herhangi bir ilaca karşı alerjik durumunuz varsa ilacı dikkatlice kullanmanız gerekmektedir.
    • Etken maddesi Famotidin'e karşı alerjiniz varsa ilacı kesinlikle kullanmamanız gerekmektedir.
    • Midenin aşırı asit ürettiği durumlarda kullanılması gereken bir ilaç olduğundan özellikle doğru tanı ve tedavide uygulanması gerekmektedir.
    • Böbrek hastalığı, mide kanseri, astım, karaciğer hastalığı, KOAH gibi solunum sistemi ile ilgili diğer başka rahatsızlıklarınızın bulunması durumunda ilacı kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalı ve talimatlarına uyarak kullanmalısınız.
    • Mide asidinin dengelenmesine göre kullanılması gereken bir ilaç olduğundan doktorun tavsiye ettiği süre boyunca kullanılmalıdır. Zira tedavi devam ederken belirtilerde iyileşme olabileceğinden ilacı kesmeniz gerekebilmektedir.
    • Göğüste ağrılı yanma, mide ekşimesi ve sıklıkla kalp krizinin erken belirtileriyle karıştırılan mide yanmaları iyi takip edilmelidir. Zira kalp kriziyle sürekli karıştırılan bu belirtiler aşırı göğüs ağrısı, ağırlık çökmesi, baş dönmesi, terleme, bulantı, kusma ve genel olarak hasta hissetme gibi belirtileri de beraberinde hissediyorsanız acilen tıbbi yardım için doktora başvurmanız gerekmektedir.
    • Özellikle küçük çocuklara kesinlikle doktor tavsiyesi olmadan verilmemelidir. Zira mide asit düzeyiyle alakalı olduğundan küçük çocukların mide delinmesi gibi durumlara mahal vermektedir.

    Famadin Tek Başına Mı Kullanılmalı

    İlacı kesinlikle alkol ile birlikte almayınız. Midenin zarar görme riskini daha da arttıran alkol kullanımı bu ilaç kullanıldığı süre boyunca kesilmelidir.

    İlacın yan etkileri arasında düşünce ve tepkilerinizi bozabilecek durumlar olabildiğinden makine ve araç kullanırken özellikle dikkat etmeniz gerekmektedir.

    Famodin kullanılmaya başladıktan sonraki 6. haftada herhangi bir iyileşme görülmezse doktorunuza başvurmanız gerekmektedir.

    Hamilelerin ve emzirme döneminde olan annelerin bu ilacı kullanmadan önce mutlaka doktora danışmadan kullanmamamız gerekmektedir.

    Famadin Film Tablet, doktorun özellikle direktiflerine uyularak dikkatle kullanılması gereken bir ilaçtır. Bu hususta doz aşımına maruz kalırsanız en yakın acil polikliniğe başvurarak gerekli tedaviyi görmeniz gerekmektedir. İlacın her dozu mutlaka bir bardak su ile birlikte alınması gerekmektedir. Eğer büyük kapsül şeklinde ilacı içemiyorsanız ilacı ağzınızda çiğneyerek yutmamalısınız.

    Famadinin Olabilecek Yan Etkileri Nelerdir

    • Nefes almada güçlük, 
    • Kurdeşen dökme
    • Dudaklarda şişlik
    • Boğazda ve dilde şişlik,
    • Kalp atımlarında çarpıntı
    • Sarılık
    • Halüsinasyon

    Gibi belirtiler çok olmasa da hafif belirti olarak vuku bulmaktadır. Bu belirtilerden bir ya da birkaçı meydana gelirse acilen doktorunuza danışmalı ve gerekli tedaviye doktor kontrolünde devam etmelisiniz.

    ]]>
    Midenin Yemek Kabul Etmemesi https://www.mide.gen.tr/midenin-yemek-kabul-etmemesi.html Thu, 20 Sep 2018 17:14:43 +0000 Midenin yemek kabul etmemesi, birçok hastalığa bağlı olabilmektedir. Yaşantımız boyunca birçok besin vücuduma alırız. Bunların bazılarını ya çok severek yeriz yada yememiz gerektiği için yeriz. Mide sindirim sistemimizde ağ Midenin yemek kabul etmemesi, birçok hastalığa bağlı olabilmektedir. Yaşantımız boyunca birçok besin vücuduma alırız. Bunların bazılarını ya çok severek yeriz yada yememiz gerektiği için yeriz. Mide sindirim sistemimizde ağızdan sonra ikinci sindirim noktasıdır. Yani kimyasal sindirimin başladığı yerdir aslında. Mide asitleri yada mideye gelen salgılar ile sindirim sistemi başlamaktadır. Bazen yediğimiz hiçbir şey tat vermemeye başlar ve yediğimiz anda çıkarma hissi gelir. Bu nadir kişilerde kendi yaptığı alışkanlıklar yüzünden de kaynaklanmaktadır. En net örnek, zayıf kalabilmek için yediklerini bilerek çıkaran kişilerdir. Daha sonrasında midenin yemek kabul etmemesi sorunu ortaya çıkar ve zayıflama uğruna ölümle sonuçlanan durumlar ortaya çıkar. Bu ekstrem bir örnek. Bunun dışında hastalıklara bağlı olarak midenin yemek kabul etmemesi durum ortaya çıkabilmektedir. Bu hastalıkların başlıcaları şöyledir. 

    Gıda zehirlenmesi
    Gıda zehirlenmesi, yediğimiz bir yiyeceğin tarihinin geçmiş olması yada yiyeceğe başka bir bozulmuş gıdadan bakteri bulaşması nedeniyle oluşmaktadır. Bazı hassas bünyeler bu bakteriye karşı savaşamaz ve midenin işleyişi bozulur. Bu durumda kusma ve ishal başlar. Kusma başladığı zaman zaten mide bir süre yemek kabul etmemeye başlar. Tedavisi için kan ve idrar testleri sonucunda karar verilmesi gerekmektedir. Bazı durumlar çok ciddi sonuçlara neden olabilmektedir. 

    Üşütme
    Bazen çok soğuk havalarda sıkı giyinmediğimiz için yada çok soğuk sıvı alımından dolayı mide de üşüme meydana gelmektedir. Daha çok ağrı ile başlayana süreç mide bulantısı ve kusmaya kadar gidebilmektedir. Bu da midenin yemek kabul etmemesi durumunun yaşandığı dönemlerden biridir. 

    Mide kanseri
    Mide kanseri ciddi bir rahatsızlıktır. Mide kanseri ilk etaplarda çok fazla belirti vermeyen bir hastalıktır. Çok sonraları mide bölgesinde ağrı, az yemekte bile şişkinlik, idrarda kan ve kusma görülür. Genellikle mide ülseri ile karıştırılmaktadır. Ancak midenin yemek kabul etmemesi durumu başlar ise bunun doktora gösterilmesi gerekir. Aile bireylerinde mide kanseri görülmüş ise yılda bir kez taramadan geçmekte fayda vardır. Mide kanserinden korunmak için çok fazla kızartma yemekten, alkol ve sigaradan uzak durmak faydalı olacaktır. 

    Tedavi
    Bu ve benzeri rahatsızlıklar nedeniyle oluşan midenin yemek kabul etmemesi durumunun tedavi için konunun uzmanı bir doktor yada ilk etapta bir iç hastalıkları uzmanına muayene olmakta fayda olacaktır. Tedavi süreci doğru tanı konduktan sonra ortaya çıkacak olan bu rahatsızlık ciddi bir noktaya gelmemişse kısa sürede tedavi edilecektir. Mide bulantısını bastırabilmek için bulantı başladığında açık havada derin nefes almak faydalı olacaktır. Umarım bu tür durumlarda karşılaşmazsınız. 
    ]]>
    Mide Hastalıklarında Beslenme https://www.mide.gen.tr/mide-hastaliklarinda-beslenme.html Fri, 21 Sep 2018 15:30:52 +0000 Mide hastalıklarında beslenme, daha önceden mide hastalıklarında hastalara oldukça sıkı, katı bir diyet yapması önerilirdi. Günümüzde önerilen diyetler hastalar için daha az kısıtlayıcı olur. Hastaların daha çok alkolden, Mide hastalıklarında beslenme, daha önceden mide hastalıklarında hastalara oldukça sıkı, katı bir diyet yapması önerilirdi. Günümüzde önerilen diyetler hastalar için daha az kısıtlayıcı olur. Hastaların daha çok alkolden, yağlı ve kızartma besinlerden, gazlı içeceklerden, baharatlı, salçalı olan yani mide çeperini tahriş edecek besinlerden uzak kalması yeterli olmaktadır. Sindirim alınan besinlerin parçalanmasını ve vücutta çeşitli bileşenlerin serbest hale gelmesini kapsayan bir süreçtir. İçeriğinde vitamin, mineral, yağ, karbonhidrat, protein bulunan besinler tüketilir, sindirim sürecinde bu bileşikler ayrılarak, bağırsaklarda emilime hazır hale getirilir. Mide yenilen besinlerin bağırsaktan önce kaldığı torba şeklinde organdır. Sindirimin yapılması içinde midede bazı salgılar salgılanır. Sindirimde midenin rolü genelde temel başlangıç olaylarının gerçekleşmesi içindir. Yani midedeki işlemler sindirimin sorunsuz yapılmasını sağlar. Mide hastalıklarında beslenme hastalar açısından oldukça önemlidir. Mideyi tahriş etmeyecek, zorlamayacak besinlerin diyet listesinde olması gerekir. Bu uygulanan tedaviyi de etkinleştirir. Ülser, gastrit gibi mide hastalıkları toplumda yaygın şekilde görülmektedir. Bu nedenle herkesin bilinçli olarak beslenmesine özen göstermesi gerekir.

    Mide hastalıklarında beslenme nasıl olmalı

    Mide hastalıklarında beslenmede mide mukozasını tahriş edebilecek besinlerden ve içeceklerden, ayrıca sindirimi zor olan besinlerden uzak durulmalıdır. Yapılan bu diyet hafif, ılımlı diyet olarak tanımlanır. Diyet sırasında uygulanacak temel beslenme önerileri ise;
    • Kalojen lifler, bağ doku, selüloz gibi maddeler içeren besinler tüketilmemelidir.
    • Asitli olan ve acılı besinler yenmemelidir
    • Besinlerin hazırlanması sırasında haşlama tercih edilmeli, kızartma olarak hazırlanmamalıdır.
    • Tat veren, baharatlı içeriği olan besinler yenmemelidir.
    Mide hastalıklarında beslenme için uygulanan bu diyet besinlerin basitçe hazırlanmasına, ayrıca sindirimi kolay olan yiyeceklerin seçilmesi esasına dayanır. Sindirimdeki zorluk durumunda öğünler düzenli olarak sık ve az miktarda ayarlanmalıdır. Yiyecekler uzun çiğnenmeli, hızlı beslenmeden kaçınılmalıdır. Çiğneme besinleri mide asitleri için hazırlayan bir etkendir. Salgıların etkisini arttırmak için besinlerin küçük parçalara ayrılması, mümkünse püre gibi olacak şekilde çiğnenmesi tavsiye edilir. Direkt olarak mideyi ya da hidrolik asit salgısını uyaran tahriş edici besinler tüketilmemelidir.

    Protein içeren besinler, etler daha çok kızartılarak ve ızgara olarak tüketilirse asit ve pepsin salgısını uyarır. Bu yüzden bunların miktarı azaltılarak, uyarıcı etkisi az olan haşlama tercih edilmelidir. Un içeren besinler tek başına bu salgıları uyarmaz. Bunlar karbonhidrat içerikleri nedeniyle belli oranda asidi de pompalar. Ancak uzun süre midede sindirilmeden kaldıklarından mide çeperinde mekanik tahriş etkisi gösterirler. Bu açıdan un içeren besinlerin çorba gibi ya da lapa gibi tüketilmesi tavsiye edilir. Mide hastalıklarında beslenme özellikle akut evrede ekmek, makarna, unlu tatlı gibi besinler tüketilmemelidir.

    Hastaların yumurtayı belli ölçüde tüketmesi gerekir. Süt ve süt ürünleri, tereyağı, peynir, süt kreması gibi yiyecekler pek zararlı olmaz. Hafif asit salgısını uyarsalar da, mide asidini belli ölçüde nötr hale getirir. Bu yüzden akut mide hastalıkları durumunda yani ağrılı dönemlerde bu besinlerin alınmasında sakınca yoktur.

    Mide hastalıklarında beslenme içinde meyvelerin tüketimi de düzenlenmelidir. Daha çok üzüm, portakal gibi meyveler yenmemelidir. Ayrıca kahve, maden suyu, alkollü içeceklerde tüketilmemelidir. Besinler aşırı soğuk ve aşırı sıcak olmamalıdır. Özellikle midenin boş olduğu zamanlarda alkollü içecek ve sigara kullanılmamalıdır. Bozuk yiyecekler ve sindirimi güç olan besinlerde yenmemelidir. Ani rahatsızlıklarda hastalar hiç katı besin yenmemelidir. Beslenmede]]> Mide Çıkışında Daralma https://www.mide.gen.tr/mide-cikisinda-daralma.html Sat, 22 Sep 2018 09:37:56 +0000 Mide Çıkışında Daralma, pilor stenozu olarak da biline  ciddi bir hastalıktır. Doğuştan gerçekleşebileceği gibi sonradan da oluşabilen bir hastalıktır. Mide çıkışında on iki parmak bağırsağına bağlanan pilor denen ge Mide Çıkışında Daralma, pilor stenozu olarak da biline  ciddi bir hastalıktır. Doğuştan gerçekleşebileceği gibi sonradan da oluşabilen bir hastalıktır. Mide çıkışında on iki parmak bağırsağına bağlanan pilor denen geçidin dar olması bir çok şiddetli rahatsızlığa sebep olabilir ve tedavisi teşhisin zamanına ve hastanın durumuna bağlı olarak ilaç tedavisinden cerrahi operasyona kadar değişebilir. Mide hastalıkları içinde en rahatsız edici olanlardan biridir. Pilor darlığı beslenme zorluğuna hatta beslenme yoksunluğuna sebep olabilir. Bu nedenle fark edildiği ya da şüphelenildiği anda müdahale edilmelidir. 

    Mide Çıkışında Daralma Nasıl Teşhis Edilir

    Mide çıkışında daralma, beslenme zorluğu yaşatan hatta sonucunda zaafiyete kadar gidebilen bir hastalıktır. Mide çıkışında bulunan ve ince bağırsağa bağlanan kanalın adına pilor denir. Son derece sert düz kaslardan oluşan bu kanal mide içinde sindirilen besinlerin genişleyerek on iki parmak bağırsağına geçmesini sağlar. Bu kanalın darlığı sebebi ile mide de biriken besinler ince bağırsağa geçemez ve son derece şiddetli rahatsızlıklara sebep olur. Pilor darlığı fiziki muayene ile anlaşılır. Mide üzerinde zeytine benzer bir yapı el ile hissedilir. Genellikle alanında uzman dahiliye uzmanları pilor darlığını çok çabuk fark edeceklerdir. Hastalığından şüphelenilen kişide görülen belirtiler şöyledir.
    • Uzun Süre Dışkılamama
    • Yemeklerden Hemen Sonra Kusma
    • Yetersiz Beslenme
    • Halsizlik ve Mide Ağrısı
    • Sürekli Şişkinlik Hissi
    Belirtilere sahip olan kişi veya bu belirtilere sahip bir çocuğun ebeveyni ise mutlaka acilen bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Pilor stenozunda tedavi yöntemi olarak en sık cerrahi operasyon kullanılır. Son yıllarda laparaskopik yöntemle yapılan ameliyatlar gayet kolay ve hastanın sonrasında toparlaması çabuk olur. Pilor darlığı her 200-300 doğumda bir görülebilir. Genellikle ameliyat sonrası tekrarlama oranı yüzde 1 olarak saptanmıştır. 
    Pilor darlığı genellikle çocuklarda görülen bir hastalık olduğu için belirtilerin görülmesi durumunda mutlaka çocuğu hekime göstermekte fayda vardır. Bununla beraber her çocuk farklıdır beslenme problemi yaşayan her çocukta mide çıkışında daralma var demek değildir. Hastalığın şüphesi duyulan çocuk yakından takip edilmeli ve eğer bebekse hekim ile sürekli irtibat halinde olunmalıdır. Yetişkinlerde görülen pilor darlığı çocuklardaki kadar şiddetli değildir. Çocuklarda daha şiddetli ve daha ciddi sonuçlara yol açabilir.
    ]]>
    Mide Kapağı Ameliyatı https://www.mide.gen.tr/mide-kapagi-ameliyati.html Sat, 22 Sep 2018 23:45:34 +0000 Mide Kapağı Ameliyatı, Mide vücudumuzda önemli roller oynayan önemli organlarımızdan biridir. Midenin işlevlerini yerine getirmesi içinde mide kapağı ve mide kapakçığı midenin en önemli parçalarındandır. Mide rahatsızlı Mide Kapağı Ameliyatı, Mide vücudumuzda önemli roller oynayan önemli organlarımızdan biridir. Midenin işlevlerini yerine getirmesi içinde mide kapağı ve mide kapakçığı midenin en önemli parçalarındandır. Mide rahatsızlığı sadece kendi işlevlerini değil tüm vücudun işlevlerini etkilediği için son derce önemli bir rahatsızlıktır.

    Mide Kapakçığı Hastalığı Reflü
    Yemek borusu ve midenin arasında bulunan mide kapakçığı bazen vücuttaki işlevini yapamaz hale gelir. Bu duruma bazen midenin kendi rahatsızlanması bazende yenilen gıdalar neden olur. Reflüye en çok gazlı içecekler, cipsler, kızartmalar ve gereğinden fazla acı tüketimi neden olmaktadır. Kapakçığın işlevini kaybetmesine reflü adı verilmiştir. Bazı hastalar da çok şiddetli görülen hastalık, bazılarında hafif belirtiler görülür. Hastalığın hafif belirtiler gösteren türüne gizli reflü de denir. Gizli reflü den şüphe edilen durumlar şunlardır; 
    • Göğüste yanma,
    • Ağza gelen acı su,
    • Bulantı, kusma, hazımsızlık, ekşime, ağız kokusu, 
    • Yutmada güçlük, sesin kısılması, boğaz ağrısı, geçmek bilmeyen öksürük,
    • Astım, zatürre,
    • Diş çürükleri,
    Mide Kapağı Ameliyatına Götüren Nedenler

    Hasta ömür boyu ilaç kullanmak istemiyor, yan etkisi ve sürekli kullanma zorunluluğu yüzünden hastalar ilaç kullanmak istemiyor,
    Hasta reflü hastalığı yanında mide fıtığı gibi başka hastalıklara da sahipse,
    Hastanın başka bir hastalık için ömrü boyunca kullanmak zorunda olduğu ilaçlar varsa; tansiyon, kemik erimesi, doğum kontrol ilacı gibi,
    Hasta yaşantısını değiştiremiyorsa; kilolu ise kilo vermek yada uyumadan 3-4 saat önce yemek yemeyi bırakmak gibi,
    Vücudunda reflüye bağlı hasarlar oluşmuşsa; yemek borusu yaraları, ses kısıklığı, akciğer hastalıkları gibi,
    Beslenme alışkanlıklarından vazgeçemiyor, kızartma, çikolata, alkol, çay, kahve veya gazlı içeceklerden uzak durmak istemiyorsa,

    Mide Kapağı Ameliyatı Tedavi ve Uygulama
    Laparoskopik ameliyat hastaya az ağrı ve kısa sürede iyileşme gösterdiği için tercih edilmektedir. Yemek borusu ve mide arasında bozulmuş olan kapak laparoskopik ameliyatla yeniden oluşturulur ve midenin içindekilerin yemek borusuna kaçması önlenir.
    Yaklaşık 1-1,5 saat süren ameliyat son teknik gelişmelerden yararlanılarak yapılır ve hasta ertesi gün ağızdan beslenmeye başlayabilir. 7 gün sonra normal hayatına dönebilir ve iş başı yapabilir. Bu sayede hasta her gün ilaç kullanmak, yemek borusu iltihabı ve buna bağlı olarak kanser riskinden de korunmuş olur.
    ]]>
    Mideden Ses Gelmesi https://www.mide.gen.tr/mideden-ses-gelmesi.html Sun, 23 Sep 2018 20:30:30 +0000 Mideden ses gelmesi, günümüzde her insanda meydana gelebilecek bir durumdur. Hatta bu durum özellikle yatarken çok sık bir şekilde meydana gelerek sizlere rahatsızlık verebilir. Mideden ses gelmesi birçok zaman mideyle alakalı bir d Mideden ses gelmesi, günümüzde her insanda meydana gelebilecek bir durumdur. Hatta bu durum özellikle yatarken çok sık bir şekilde meydana gelerek sizlere rahatsızlık verebilir. Mideden ses gelmesi birçok zaman mideyle alakalı bir durumdur. Fakat bazen bağırsaklardan ve buraya kayın organlardan gelen küçük ve duyulması zor seslerin de mideden geldiği düşünülebilir. İnsanlarda ana sindirim organı olan mide çok sık bir şekilde ilginç sesler çıkarmaktadır. Bu sesler bazen toplum içerisinde meydana gelerek de sizleri etkileyebilir. Halk arasında "mide guruldaması" olarak da bilinen bu durum hiçbir şekilde bir hastalık ve rahatsızlık değildir. Birçok zaman tehlikesiz olan bu sesler, midenin derinliklerinden gelen ve birçok zaman ciddi olmayan nedenlerden kaynaklanır. Fakat mideden ses gelmesi durumu iki ya da üç günü aşkın bir süredir meydana geliyorsa ve bu durumun yanı sıra anormal dışkı görülüyorsa kesinlikle zaman kaybetmeden doktorunuza görünmeniz gerekmektedir. Aksi durumlarda bu durum bir hastalık belirtisi olarak kendini gösterebilir. Eğer herhangi bir hastalık söz konusuysa daha önceden müdahale etmiş olacaksınız ve bu sayede birçok sorundan korunmuş olacaksınız. 

    Mideden ses gelmesi neden kaynaklanır

    Açlık: İnsanlarda midenin bol kalması ve bu şekilde uzanılması durumunda mideden ses gelmesi durumu meydana gelebilmektedir. Guruldama sesi olarak tabir edilen bu ses bazen sizlere yemek yemeyi hatırlatıcı bir durum olabilmektedir. Son derece zararsız olan bu ses tüm insanlık boyunca görülen bir durumdur.

    Bağırsak rahatsızlıkları: Bazen mideden geldiği düşünülen sesler bir hastalık nedeniyle meydana gelebilir. Bazen ishal durumları bazen de kabızlık durumlarında mideden ses gelebilmektedir. Bu durum bazen de aşırı gaz birikmesiyle birlikte meydana gelen bir problemdir. 

    Uykusuzluk: Gerek iş hayatı nedeniyle gerekse insanlarda sosyal hayat nedeniyle meydana gelen uykusuzluk durumlarında mideden ses gelmesi hissedilebilir. Çünkü uzun süre uykusuz kalan insanlarda ister istemez belli bir ölçüde stres meydana gelir. Meydana gelen stres ise midede aşırı bir şekilde ses gelmesine neden olur.

    Aşırı sinirlilik hali: Hemen hemen her insanda gerginlik ve kaygılı durum hali meydana gelmektedir. Bu gibi durumlarda insanlarda meydana gelen stres hissedilebilir seviyelere ulaşır. Bu his, bazen heyecandan dolayı da ortaya çıkabilmektedir. Aşırı sinirlilik durumunda da mideden ses gelmesi sorunuyla karşılaşılabilir. 

    Sürekli hareketsiz yaşam tarzı: Sürekli olarak hareketsiz bir yaşama sahip olan insanlarda mideden ses gelmesi çok görülen bir durumdur. Egzersiz ve fiziksel harekeler açısından yoksun olan insanlarda besin duyarlılığı ve bununla birlikte mide rahatsızlıkları meydana gelir. Bu durumlarda da midede sesler duyulabilir. 

    Mideden ses gelmesi nasıl önlenir
    • Bu gibi durumlarda mideden ses gelmesinin önlenebilmesi için günlük olarak yeterli miktarda su içilmesi gerekmektedir. İnsan vücudunun yüzde atmışı sudan oluşmaktadır. Bu nedenle vücudun çok miktarda suya ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç özellikle yaz aylarında artacağı için bol bol su içerek bu sorunun önüne geçebilirsiniz.
    • Beslenme alışkanlığının değiştirilmesi de mideden ses gelmesi probleminin önüne geçecektir. Daha çok tüketilen ürünlerin değiştirilmesi, belli bir saatte yemek yenmesi gibi durumlara dikkat etmelisiniz.
    • Hava yutmaktan kaçınmalısınız. Ekmek ve kraker gibi yiyecekler, insanlarda yenilirken hava yutulmasına neden olur. Bunun yanı sıra bazı içecekleri pipetle içmekte hava yutmaya neden olur. Aşırı hava yutulması ise direk olarak midede ses yapacaktır.
    ]]>
    Antepsin https://www.mide.gen.tr/antepsin.html Mon, 24 Sep 2018 01:27:09 +0000 Antepsin; etken maddesi, sukralfat'tır. Antepsin mide, on iki parmak bağırsağın ve yemek borusunda ülserli olan yerlere bağlanır. Antepsin bağlandığı yerdeki dokuları mide asiti, pepsin ve safra asitinin zararlarından korur Antepsin; etken maddesi, sukralfat'tır. Antepsin mide, on iki parmak bağırsağın ve yemek borusunda ülserli olan yerlere bağlanır. Antepsin bağlandığı yerdeki dokuları mide asiti, pepsin ve safra asitinin zararlarından korur. Antepsin kullanırken başka bir ilaç kullanıyorsanız diğer ilacın emilimini engelleyebilir. Antepsin kullanırken diğer ilaç alındıktan yarım saat sonra Antepsin alınmalıdır. Antepsini hamile ve süt veren kişilerde kullanılırken dikkatli olmak gerekir. Antepsin yaşlılarda doktor kontrolünde düşük dozlarda kullanılabilir. Antepsin dozunu almayı unutursanık dengelemek için ikinci dozu almayınız. 

    Antepsin Endikasyonları; 
    • Mide ve on iki bağırsak ülserlerinde,
    • Gastrit tedavisinde, 
    • Ağız içi yaraların tedavisinde, 
    • Strese bağlı mide ülseri ve mide kanaması tedavisinde, 
    Antepsin Kontrendikasyonları; 

    Antepsinin bilinen bir kontrendikasyonu yoktur. Fakat yinede kullanırken dikkat edilmesi gereken durumlar vardır. Antepsinin etken maddesine allerjiniz varsa kullanmayın. Antepsinin uzun süreli kullanımında alüminyum birimi olabilir. Antepsini doktorun önerdiği süre boyunca kullanın. Uzun süreli kullanımdan kaçınılmalıdır.  Antepsin çocuklarda kullanılmamalıdır. Antepsin alan böbrek yetmezliği hastalarına ve diyaliz hastalarına doz ayarlaması gerekir.

    Antepsin Yan Etkiler;

    Karın ağrısı, Baş ağrısı, mide bulantısı, mide ağrısı, nefes almada güçlük, dilde, boğazda, dudaklarda şişlik, uyku hali, İshal, kabızlık, allerjik reaksiyonlar, kaşıntı, hazımsızlık, ağız kuruluğu, sırt ağrısı, uykusuzluk, yutma güçlüğü görülebilir. 

    Antepsin Kullanım Şekli;

    Antepsini kısa süreli ülser tedavisi için, sabah kahvaltısından bir saat  önce 1 tablet, gece yatarken bir tablet olarak almak gerekir. Antepsini ülserin idame tedavisinde kullanılacaksa,  geceleri yatarken iki tablet almak gerekir. Ülser için dört ile altı hafta kullanılmalıdır. Strese bağlı yakınmalar var ise dört saatte bir bir tablet alınabilir. Antepsin oral kullanım içindir. Antepsin kullanacak kişide yutma güçlüğü var ise Antepsin suda eritilip verilebilir. Antepsinin günlük en yüksek dozu sekiz gramdır. 

    Antepsin de diğer bütün ilaçlarda olduğu gibi doktor reçetesi ile kullanılmalıdır. Antepsinin doz ayarlaması doktor tarafından yapılmalıdır. Aliminyum birikimi yönünden uzun süreli kullanımlardan kaçınılmalıdır.
    ]]>
    Helipak https://www.mide.gen.tr/helipak.html Mon, 24 Sep 2018 13:01:51 +0000 Helipak, klaritromisin ile amoksilinin yanı sıra mide hücre içerisinden asit salınımını düşüren bir ilaç olan içeriğinde lansoprazolü bulunan bir iyileştirme paketidir. Helipaka başlamadan önce neler yapılmalı Helipak, klaritromisin ile amoksilinin yanı sıra mide hücre içerisinden asit salınımını düşüren bir ilaç olan içeriğinde lansoprazolü bulunan bir iyileştirme paketidir. 
    Helipaka başlamadan önce neler yapılmalı; Lansoprazol, klaritromisin ve amoksisilin 3’ lü form, yalnızca ülseri iyileştirmek için, gösterildiği biçimde kullanılır. 
    Şayet: Lansoprazole, amoksisiline, klaritromisine, penisilinlere, makrolidlere ve sefalosporinlere alerji varsa, Sisaprid, pimozid astemizol terfenadin Ergotamin, dihidroergotamin Parkinson kullananlar Şiddetli böbrek yetmezliği olanlar Kreatinin klerensiniz 30 mL/dakikadan düşükse şüpheli konjenital uzamış QT sendromu veya Torsade de Pointes gibi kalp ritim bozukluğu olanlar helipakı kullanmamalıdır.
    Eğer, Tedaviniz sırasında; alerjik bir durum, enfeksiyon, kanlı veya kansız ishal, ateş yükselmesi,
    deri döküntüleri, İdrar yaparken yanma, ağrı, karaciğer ve böbrek bozukluğunuz,65 yaşın üzerinde olanlar, Bağırsak enfeksiyonları Hamileyseniz ve emzirme döneminde olanlar, araç kullanımında ilacın sıkıntısını yaşayanların dikkatli davranması gerekir. Helipak aç karnına alınır, 

    Helipak İçeriğinde Bulunan Bazı Yardımcı Maddeler İçin Önemli Bilgiler;
    • Helipak tedavi paketinde bulunan lansoprazol, laktoz ve sükroz içerir. 
    • Helipak tedavi paketinde klaritromisin ve lansoprazol, sodyum içerir.
    • Bu durum kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde tutulur.
    Helipakın Diğer İlaçlarla Beraber Kullanımı: Amoksisilinle görülen ilaç etkileşimleri:
    • Gut hastalığı tedavisi için kullanılan probenesid amoksisilin böbreklerden atılımı azaltır.
    • Gut tedavisi için kullanılan allopurinol ile beraber tatbiki, alerjik deri reaksiyon riskini artırır.
    • Kan sulandırıcı ile beraber kullanılırsa kan testleri zamanında yaptırılır.
    • İdrarda şekere bakılıyorsa, testi yapan kişiye bu ilacı kullanıldığı söylenir.
    Klaritromisin ile görülen etkileşimler:
    Klaritromisin pek çok ilacın kan düzeyinde yükselmesine sebep olabilir. 
    Kan yağlarını düşürmek, Hazımsızlık tedavisi, sisaprid, terfenadin ve astemizol, kinidin ve disopramid,digoksin, zidovudin'in, kan sulandırıcılar, kolşisin, Diazem grubu, sildenafil, Lansoprazol, sukralfat, ketokonazol, kansızlık tedavisinde kullanılan demir tuzları ile birlikte reçeteli veya reçetesiz bir ya da birkaç ile birlikte helipak kullanılıyorsa dikkatli olmalı, herhangi bir aksilik gördüğünde derhal doktor veya eczacıya bilgi vermelidir.

    Helipak kullanımı: Helipak paketinin içinden üç ilaç çıkar. 12 saat ara ile sabah ve akşam aç karnına yeterli miktarda su ile ağızdan bir arada yutularak kullanılır. Çocuk hastalarda kullanmayınız. 65 yaş üzerindeki hastalarda doktorun kontrolünde alınır.  
    Helipak ilacı; reçetesiz ya da eksik veya fazla alındığı zaman doktora danışılmalıdır. 
    İlacın Tedavi müddeti doktor tarafından genel olarak 10-14 gün olarak belirlenir.

    Helipak Olası Yan Etkileri: Tüm ilaçlarda olduğu gibi, Helipak tedavi paketinin içeriğinde bulunan ilaçlara da duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Helipak kullanımından dolayı şüphe duyulan bir yan etki için, (alerjı, baş ağrısı, ishal, kabızlık, ateş, hıçkırık, vs.) ilacın kullanımı kesilip derhal doktora bildirilmelidir.

    Helipak Saklanması: Helpak çocuklardan uzak onların görüp, erişemeyeceği bir yerde ve ambalajında saklayınız.
    Son kullanma tarihiyle uyumlu olarak kullanınız.
    Ambalajındaki son kullanma tarihinden sonra Helipak kullanmayın.
    ]]>
    Mide Tıkanıklığı https://www.mide.gen.tr/mide-tikanikligi.html Mon, 24 Sep 2018 14:06:34 +0000 Mide Tıkanıklığı, hastalığının bilinen diğer adı Mide çıkışı tıkanmasıdır. Tıp bilimi çerçevesi içerisinde ise bu hastalık ''Pilorik Stenoz'' adı ile nitelendirilir. Yetişkin bireylerde hiç denilebilecek kadar nadir Mide Tıkanıklığı, hastalığının bilinen diğer adı Mide çıkışı tıkanmasıdır. Tıp bilimi çerçevesi içerisinde ise bu hastalık ''Pilorik Stenoz'' adı ile nitelendirilir. Yetişkin bireylerde hiç denilebilecek kadar nadir görülen bu hastalık, neredeyse tamamen yeni doğmuş olan bebeklerde karşılaşılan bir hastalıktır. Sık bir şekilde karşılaşılmayan, nadir bir hastalıktır fakat mide tıkanıklığı, ciddi sayılabilecek olan hastalıklardandır. Aile bireylerdeki kalıtsal genlerden dolayı oluşan durumlar haricinde, mide tıkanıklığı hastalığının kesin nedeni bilinmemektedir. 

    Mide tıkanıklığı hastalığından oluşan şikayetlerin erkek bebeklerde görülmesi, kız bebeklerde görülmesine oranlandığı zaman, 5 kat daha fazla bir görülme söz konusu. Bu nadir hastalığın erkek bebeklerde oluşan şikayet oranı ise 150'de 1 olduğu araştırılmış ve tespit edilmiştir. Yeni doğmuş olan bebek mide tıkanıklığı hastalığına sahipse ve eğer doğum sonrasında bu bebeğin hasta olduğu anlaşılmaz ise bu hasta bebek beslenmesini yaptıktan hemen sonra yediği besinleri kusmaya başlar. Bu hastalığın oluşturduğu şikayetlerin içerisinde, gerçekleşen kusmanın ardından veya kusma eylemi esnasında kan gelmesi gibi olaylarda görülmüştür. 

    Nasıl Olur

    Mide tıkanıklığı hastalığı sırasında, Midenin çıkışında bulunan ve ince bağırsakla mideyi birbirine bağlayan kısım içerisinde bir tıkanma meydana gelir. Bu sebepten dolayı da tüketilmek istenen yiyecekler bahsedilen bu noktadan sonra sindirim işlemi için bağırsakta ilerleyemez. Hastalık sahibi olan bebek, tüketmek istediği besinleri sindiremediği zaman ağızdan kusma yoluyla geri çıkartır. Bu sebepten dolayı da aç kalır ki bu durum yeni doğmuş bir bebek için çok ciddi bir rahatsızlıktır. Hastalığın tedavi sürecine bu durum gerçekleşirken uygulanmaz ise bir süre sonra bebek yeterli miktarda sıvı, besin ve en önemlisi de anne sütü alamadığı için büyük ölçüde bir kilo kaybı yaşar. Bu kilo kaybını yaşadığı zaman da derisi buruşur ve tamamen bir yaşlı insanın derisine sahip olur.

    Teşhis ve Muayene

    Mide tıkanıklığı hastalığının teşhisi yapılan muayeneler sonucunda koyulur. Muayene etmekte olan doktor fiziksel yollarla hastalığı teşhis edemedikleri zamanlarda ultrasonografik yöntemlere başvurarak hastalığı belirlemektedir. Hastalığın tedavi edilmesi için erken teşhis konulması oldukça önemlidir. Doktor tarafından teşhis konulduktan sonra yapılması gereken ilk iş en kısa ve erken zamanda bebeğin ameliyat edilmesidir. Bebeğin ölüm riskinin çok az olduğu  bu operasyonun sonrasında 5-6 saat geçtikten sonra bebek normal bir şekilde beslenmeye başlayabilir.
    ]]>
    Prabex https://www.mide.gen.tr/prabex.html Mon, 24 Sep 2018 22:17:02 +0000 Prabex,  sandozun ürettiği gastrit ve ülser hastalığının tedavisinde kullanılan enterik kaplı ilaç.cinsel isteksizliği de artırdığı görüşü bulunan bu ilaç, rabeprazol faktör maddeli sandoz ilaç sirketinin son dönem Prabex,  sandozun ürettiği gastrit ve ülser hastalığının tedavisinde kullanılan enterik kaplı ilaç.cinsel isteksizliği de artırdığı görüşü bulunan bu ilaç, rabeprazol faktör maddeli sandoz ilaç sirketinin son dönem proton bombası inhibitörüdür. Ayrıca bu inhibitörler arasına etki başlangıç zamanı en erken ilaç olduğu belirlenmiştir. 

    Prabex Enterik Kaplı Tablet Hakkında Bilmek Gereken Hususlar:

    • İlacın etki maddesine yönelik bir alerjiniz var ise bu ilacı kullanmanız önerilmemektedir.
    • İyi huylu mide ülseri ile onikiparmak bağırsağı ülserinin tedavisi,  eroziv yemek borusunda meydana gelen iltihaplanma (mide asidinin yemek borusuna ziyan vermesi) ve Zollinger-Ellison sendromu gibi aşırı mide asidi içerikli diğer durumların tedavi çalışmaları Helicobacter pylori ismi verilen bakterinin sebep olduğu mide enfeksiyonu tedavisi ve gastroözofajeal reflü  hastalığı ile alakalı olduğu bir ilaçtır.
    • Tedavi esnasında mide ekşimesi ve göğüste ağrılı yanma hisleri sıklıkla kalp krizinin erken belirtileriyle karıştırılır. Şayet göğüs ağrısı ya da ağırlık çökmesi hissi, kol ve/veya omuza yayılan ağrı, baş dönmesi, genel olarak hasta hissetme, terleme, bulantı, kusma, gibi belirtilere sahip iseniz  tıbbi yardım için acilen doktorunuza başvurmalısınız.
    • İlacı düzenli bir biçimde kullandığınız halde, belirtileriniz de bir iyileşme olmuyor ise ve hatta daha da kötüleşiyor ise, doktorunuza başvurunuz.
    • Tedaviniz tamamlanmadan önce de belirtileriniz de iyileşmeler görülebilir. Fakat ilacınızı doktorunuzun size reçete ettiği süre kadar kullanmaya devam ediniz.
    • Herhangi başka tür bir ilaca alerjiniz var ise veya ağır karaciğer hastalığınız var ise, bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza durumunuzu izah ediniz. İlacı güvenli bir biçimde kullanabilmek için doz ayarlamalarına ve spesifik testleri ihtiyaç duyabilirsiniz.
    • İlacınızı düzenli şekilde ve öğün atlamadan kullanmalısınız. İlacınız tamamıyla bitmeden doktorunuza yeniden reçete ettirmelisiniz.
    • Gebelik yaşayan kadınlar için bu döneminde ve bebek emzirme sürecinde bu ilacı doktorunuza danıştıktan sonra kullanınız.

    Prabex Enterik Kaplı Tablet Kullanım Tarifi:

    • Doktorunuz bu ilacı nasıl reçete etti ise o şekilde kullanmanız gerekir. Tedavi süresince lütfen doktorunuzun yönlendirmelerine uyunuz.
    • İlacın her miktarını bir bardak dolusu su ile birlikte tüketiniz. Tercihen aç veya tok karnına içilmelidir.

    İlacın Muhtemel Yan Etkiler:

    • Karın ağrısı ya da nefes almada güçlük, kurdeşen, yüzde ve dudaklarda, dilde ve boğazda şişlik türü rahatsızlıklarda doktorunuza görünmeniz tavsiye edilir.
    • Karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, ishal, baş ağrısı, asabiyet, ağız kuruluğu, öksürük, uykusuzluk, nezle, cilt döküntüsü ve de halsizlik gibi hafif bir takım yan etkiler görülebilir.

    Prabex

    İlacın Etken Maddesi: Rabeprazol sodyum

    İlacın Marka İsmi: PRABEX  Enterik Kaplı Tablet

    ]]>
    Bulgur Mideye Dokunur Mu? https://www.mide.gen.tr/bulgur-mideye-dokunur-mu.html Tue, 25 Sep 2018 04:23:40 +0000 Bulgur Mideye Dokunur Mu, Bulgur, buğdaydan yapılan geleneksel bir Anadolu yiyeceği olup tahıl grubundan sayılmaktadır. Ayrıca beslenme piramidinin tabanında yer almaktadır. Bulgur, hem ekonomi açısından sevilerek tüketilir, hem d Bulgur Mideye Dokunur Mu, Bulgur, buğdaydan yapılan geleneksel bir Anadolu yiyeceği olup tahıl grubundan sayılmaktadır. Ayrıca beslenme piramidinin tabanında yer almaktadır. Bulgur, hem ekonomi açısından sevilerek tüketilir, hem de bir karbonhidrat kaynağıdır. Bulgurun temelinin oluşturan ana madde olan buğday; öz, kepek ve endosperm olarak üç bölümden meydana gelmekte ve vücudumuza gerekli olan besin ögelerinin pek çoğu öz ve kepek bölümü içerisinde yer alır. Endosperm ise, içeriğinde olan nişasta ve az proteinlerle buğdayın ve tabii ki bulgurun sadece vücudumuza enerji veren bölümüdür. Buğdayın yapısında yer alan öz ve kepek, magnezyum, çinko, krom gibi önemli mineraller, diyet posasını, bazı fenolleri, fitatları ve selenyumu, bundan başka B 12 dışındaki bütün B vitamini maddelerini de içermektedir. Uzmanlar pirince nazaran bulguru alternatif olarak göstermişlerdir. Folik asit içeriği nedeni ile özellikle gebelik dönemlerinde de tüketimi tavsiye edilmiştir. Okul çağındaki çocukların vücut direncini arttırmak için özellikle haftada 1 veya 2 öğün bulgur ile beslenmeleri gerekir. Lif bakımından da bulgur oldukça iyi bir kaynaktır. Bu özelliği sayesinde kanda yağ oranını azaltıcı etkiye de sahiptir. Dolayısı ile kandaki kötü kolesterol seviyesini de düşürür. 

    Bulgur Mideye Dokunur MuBulgur mideye dokunur mu

    B grubu vitaminlerin sinir sistemi üzerinde olumlu etkileri olmakla birlikte bağırsakların daha düzenli çalışmasını sağlar. Bağırsak kanserine yakalanma olasılığına karşı vücudu korur. Sağlık açısından oldukça güvenilir bir besin kaynağı olan bulgurun, yapılan araştırmalarda vücut için bir zararı olmadığı belirtilmiştir. Ancak aşırı bulgur tüketimleri ufak tefek yan etkilerine neden olabilir. Bunlar; 
    • Bulgur fazla tüketildiğinde gaz problemi oluşabilir. Gaz aşırı derece de karın ağrısına ve kramplara neden olabilir. 
    • Midesi ile ilgili problemi olan kişilerde mide ağrısına neden olabilir. 
    • Mide yanmasına yol açabilir. 
    • Çok su içme isteği oluşabilir. 
    Bu gibi yan etkiler çok nadir görülebilecek yan etkilerdir. Ayrıca bulgur vücudumuz için güvenilir ve zararı olmayan bir besin kaynağındandır. 
    ]]>
    Gıda Zehirlenmesi https://www.mide.gen.tr/gida-zehirlenmesi.html Tue, 25 Sep 2018 15:55:33 +0000 Gıda zehirlenmesi, insanlarda sık karşılaşılan durumlardan biridir. Özellikle yaz aylarında havaların da sıcak olması, tüketilecek olan gıdaların çok daha hızlı bir şekilde bozulmasına neden olarak insanlarda zehirlenme duru Gıda zehirlenmesi, insanlarda sık karşılaşılan durumlardan biridir. Özellikle yaz aylarında havaların da sıcak olması, tüketilecek olan gıdaların çok daha hızlı bir şekilde bozulmasına neden olarak insanlarda zehirlenme durumlarını ortaya çıkarmaktadır. Gıda zehirlenmesi sorununun görülme sıklığı çok fazla olduğundan dolayı, hemen hemen herkesin hayatında bir kere bile olsa şahit olduğu olaylardan biri haline gelmiştir. Doğru müdahale yapılmadığında insanlarda hayati tehlikelere bile neden olan gıda zehirlenmesi durumları, günümüzde kadar birçok insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Bu nedenle gıda zehirlenmesi, çok dikkat edilmesi gereken durumlar arasındadır. Gıda zehirlenmesi insanların günlük hayatlarında tükettikleri yiyecek ve içeceklerde oluşan bakteri, parazit ve dışarıdan gelen virüslerin artması durumunda ortaya çıkar. Bu canlıların artması gibi durumlarda kişilerin bu yiyecekleri tüketmeleri sonrasında gıda zehirlenmesi ortaya çıkar. Gıda zehirlenmesinin görülmesi durumunda direk olarak kişinin bağışıklık sistemi önemli rol oynar. Çünkü kişinin bağışıklık sistemi ne kadar güçlü olursa vücuda girmiş olan bakteriler ya da virüsler o kadar hızlı öldürülür. Bu nedenle çocuklarda ve yaşlı olan insanlarda gıda zehirlenmesi çok daha tehlikeli olabilir. Çünkü bu insanlarda bağışıklık sistemi son derece zayıftır. 

    Gıda zehirlenmesi riskini arttıran durumlar:
    • Et ve et ürünleri, insanlarda meydana gelen gıda zehirlenmesi riskini son derece arttırır. Bu nedenle çok sık et ve et ürünleri tüketen insanlarda gıda zehirlenmesi çok daha fazla görülmektedir. 
    • Kümes hayvanlarını tüketmek için kesen ve et haline getiren insanların bu etleri tam olarak pişirmeden tüketmeleri durumunda gıda zehirlenmesi meydana gelme riski çok yüksektir. Bunun için kümes hayvanlarından elde edilmiş olan etlerin çok iyi pişirilmesi gerekmektedir. 
    • Dondurulmuş olan gıdalar da gıda zehirlenmesi riskini çok ciddi bir şekilde arttırmaktadır. Özellikle çiğ balık ve istiridye gibi besinler bu riskin ciddi olarak artmasına neden olur.
    • Bozuk olan yumurta, süt ve süt ürünlerinde de gıda zehirlenmesi riski çok yüksektir. Bu nedenle bu gıdaları alırken kesinlikle son kullanma tarihine dikkat ederek almalısınız. Bu durum gıda zehirlenmesinin görülme sıklığının en fazla olduğu durumlardandır. 
    • Son olarak belirmek isterim ki sulardan meydana gelen zehirlenmeler de gıda zehirlenmesi grubuna girmektedir. Bu nedenle kaynağı belli olmayan suların tüketilmesi, insanlarda gıda zehirlenmesi riskini ciddi bir şekilde arttırır.
    Gıda ZehirlenmesiGıda zehirlenmesi belirtileri nelerdir

    Mide krampları: İnsanlarda gıda zehirlenmesi durumunun ortaya çıkması durumunda ilk olarak görülen belirti mide de sık sık meydana gelen mide kramplarıdır. Mide krampları bazen çok şiddetli bir hal alarak insanlarda çok şiddetli ağrıların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. 

    İshal ve kusma: Yine insanlarda kesin olarak görülen belirtilerden biridir. Gıda zehirlenmesi meydana gelen insanlarda ishal ve mide bulantısı çok fazla görülür. Bu durumlardan dolayı insanların bol bol sıvı tüketmeleri gerekir. Tüketilen sıvılar, vücudun kaybetmiş olduğu sıvının tekrar kazanılmasını sağlayacaktır. 

    Baş ağrısı ve halsizlik: Meydana gelen baş ağrısı, insanlarda yaygın bir şekilde görüldüğü için insanlarda iş hayatının da gıda zehirlenmesi olayından olumsuz bir şekilde etkilenmesine neden olmaktadır. Eğer sizlerde yukarıdaki belirtilerle birlikte bağ ağrısı ve halsizlik durumu görülüyorsa gıda zehirlenmesinden şüphe duyabilirsiniz. Fakat unutulmamalıdır ki yalnız başına baş ağrısı ve halsizlik gıda zehirlenmesi belirtisinden değildir. 

    Yüksek ateş: Gıda zehirlenmesi durumunda meydana gelen son belirti ise yüksek ateştir. V]]> Çocuklarda Mide Ağrısı https://www.mide.gen.tr/cocuklarda-mide-agrisi.html Tue, 25 Sep 2018 21:34:21 +0000 Çocuklarda mide ağrısı, sık sık karşılaşılan bir durumdur. Hastalık genelde kendiliğinden geçer. Ara sıra rastlanması doğal olan bu rahatsızlık eğer sık sık tekrarlamaya başladıysa altında yatan başka bir sebepten ş Çocuklarda mide ağrısı, sık sık karşılaşılan bir durumdur. Hastalık genelde kendiliğinden geçer. Ara sıra rastlanması doğal olan bu rahatsızlık eğer sık sık tekrarlamaya başladıysa altında yatan başka bir sebepten şüphe etmek gerekmektedir. Çocuklarda mide ağrısı eğer çocuğun gündelik yaşamını etkileyecek, gece uykularını bölecek düzeydeyse mutlaka bir hekim kontrolünden geçmek gerekir. Mide ağrısının yanında seyreden başka rahatsızlıklar da olabilir. Yüksek ateş, ishal, dışkıda kan gibi durumlar da söz konusu ise ciddi bir problem mevcut olabilir. Çocuğun tuvalet esnasında ağrı duyup duymaması da önemli bulgular arasında sayılabilir. Bu tip rahatsızlıklarda evde bazı rahatlatıcı tedbirler alınabilir. Hazır gıdaları tüketmemek ve yemek yerken yavaş bir şekilde öğütmek hastayı biraz daha rahatlatabilir. Doktor tavsiyesi olmadan ilaç kullanılmamalıdır. Bol sıvı tüketmesine yardımcı olunmalıdır. 

    Çocuklarda mide ağrısı sebepleri
    • Mide ile ilgili bulunan bir rahatsızlık var ise ,
    • Günlük yaşamdaki mevcut stres mevcudumuz ve psikolojik durumumuz,
    • Hormonal ve çevresel faktörler,
    • Dengesiz beslenme ve diyetler,
    • Alerjisi olunan birtakım yiyeceklerin tüketilmesi,
    • Safrayla ilgili problemlerin bulunması bu hastalığı tetikleyen faktörler arasında sayılabilir.
    Çocuklarda Mide AğrısıÇocuklarda mide ağrısına ne iyi gelir

    Öncelikle hazır gıdalardan uzak durmakta yarar olacaktır. Gazoz ve benzeri içeceklerin tüketilmemesi gerekmektedir. Bu tarz market ürünleri mide ağrımıza ek olarak şişkinlik ve çeşitli problemleri yanında getirebilir. Doğal sebze, meyve tüketimimizi artırmalı ve bol bol sıvı tüketmeliyiz. Çeşitli bitkisel çaylar iyi gelebilir. Hafif egzersizler dolaşım sistemimizi hızlandıracağı yarar sağlayabilir. Süt ve süt ürünlerini dikkatli kullanmak gerekmekte. Özellikle laktozsuz süt kullanımına özen gösterilmelidir.

    Çocuklarda mide ağrısı tedavisi

    Eğer karın ağrısı uzun süre geçmeyip başka rahatsızlıklarla birlikte sık sık seyrediyorsa bir doktor kontrolünden geçilmesi gerekmektedir. Bu durumda doktor gereken tahlilleri yapacaktır. Gerek görülen durumlarda karın filmi, ultrason, kan ve idrar tahlilleri ile problem saptanıp tedavi sürecine geçilecektir.
    ]]>
    Gastrit https://www.mide.gen.tr/gastrit.html Wed, 26 Sep 2018 04:42:24 +0000 Gastrit, sindirimin önemli bir bölümünün gerçekleştiği midede yanma, şişkinlik, ağrı, bulantı, kusma ve karın ağrısı gibi belirtilerle karakterize olmuş mide rahatsızlığıdır. Toplumda yaş ve cinsiyet ayırt etmeden herk Gastrit, sindirimin önemli bir bölümünün gerçekleştiği midede yanma, şişkinlik, ağrı, bulantı, kusma ve karın ağrısı gibi belirtilerle karakterize olmuş mide rahatsızlığıdır. Toplumda yaş ve cinsiyet ayırt etmeden herkesi etkileyebilen bir sorundur. Mide mukozasının çeşitli etkenlerle hasar görmesi sonucunda gelişir. Gastrite neden olan etkenler oldukça çeşitlidir. Hastalara oldukça fazla rahatsızlık veren bir rahatsızlık olduğundan, öncelikle buna sebep olan etkenlerin tespit edilmesi gerekir.

    Gastrit nedenleri

    Gastrit nedenleri arasında en önemli yeri tutan etkenin Helicobakter Pylori denilen bakteridir. Çubuk şeklindeki bakterinin tespiti oldukça yaygındır. İyi yıkanmayan besinlerden, uygun şekilde hazırlanmamış içeceklerden mideye ulaşarak, gastrit etkisine yol açar. Bu yüzden uzmanlar besinlerin iyi yıkanmasını tavsiye eder. Mideye yerleşen Helikobakter Pylori bakterisi burada toksinler salgılamaya başlar. Vücudun bağışıklık sisteminin  bu toksinlerle savaşmak için görevlendirdiği hücrelerin savunmasıyla ortaya çıkan zararlı maddelerde toksinlerle birlikte mide mukozasını etkilemeye başlar.
    Beslenme düzeni gastrit için uygun zemin oluşturur. Özellikle alkol tüketimiyle birlikte beslenmenin uygun olmaması mide yüzeyinin tahriş olmasına neden olur. Bu gastrit oluşumunun nedenleri arasındadır.
    Sigara alışkanlığı da mide sinir sistemi üzerinde uyarıcı etki yapmakta ve asit salgılanmasına yol açmaktadır. Fazla mide asidi mide mukozasının tahrişine yol açacağından gastrite neden olabilir.
    Gastrit nedenleri arasında önemli bir yer tutan etken ise, strestir. Bu mide asidinin salgılanmasını tetikler. Bu yüzden mide mukozası hasar görür.
    Bu etkenlerin dışında ağrı kesici ilaçların bir kısmı, aspirin, romatizmal ilaçlar, antibiyotikler gibi ilaçlarda gastrit nedeni olabilir.

    GastritGastrit belirtileri

    Hastalarda görülen en önemli belirtiler arasında hazımsızlık ve mide ağrısı yer alır. Özellikle stres kaynaklı olan gastrit ani kanamalara neden olarak, yaşamsal risk oluşturabilir. Geğirme, iştahsızlık ve şişkinlik etkileri görülür. Genellikle aç olunduğunda belirtiler daha şiddetli olur. Bu hastaları oldukça rahatsız eder. Bu nedenle antiasit ilaçların kullanımı hastalar arasında oldukça yaygındır. Bu şekilde midede hissedilen rahatsızlık giderilmeye çalışılır. Hastalık kronikleşirse daha az belirti verebilir. Bazen belirti olmadan mideyi etkiler. Uzun süre devam eden iltihaplar meydana gelebilir. Daha çok karın üst bölgesinde ağrı, bulantı ve kusma görülebilir.

    Gastrit tanısı

    Hastalara kesin tanı koymak için endoskopi yapılması gerekir. Gastroentolog tarafından hastanın öyküsü dinlenerek, gastrit rahatsızlığı anlaşılabilir. Bunun ardından ucunda kamera olan bir hortum ile mideye bakılarak, endoskopi yapılır. Bu şekilde hastalığın midede yaptığı tahribat tam olarak görülebilir.

    Gastrit tedavisi

    Hastalığın tedavisinde kullanılan tıbbi seçenekler arasında mide asidini azaltacak ilaç tedavisi kullanılabilir. Bu şekilde hastanın desteğiyle mide yüzeyi yaklaşık 2 haftada eski haline gelebilir. Bu tedavi hastalarda geçici bir düzelme sağlayabilir. Bunun üstüne mutlaka koruyucu tedavi uygulanmalıdır. Bu gastrit tekrarını önleyecektir. Aynı zamanda hastanın diyet yapması da çok önemlidir. Mide asidini arttıracak besinlerin tüketiminden kaçınılmalıdır. Mide kendini yenileyebilen bir organımızdır. Bu nedenle biraz destekle mideye yardımcı olunmalıdır. Mide mukozası düzelse bile, beslenmeye çok dikkat edilmelidir.

    Gastrit hastaların beslenmesi

    Hastaların sebze ve meyve tüketimine ağırlık vermesi gerekir. Özellikle protein bakımından zengin bir diyet uygulanmalıdır. Yemekte besinler iyi çiğnenmelidir. Sonrasında ağır egzersizlerde]]> Midede Gaz https://www.mide.gen.tr/midede-gaz.html Wed, 26 Sep 2018 23:40:11 +0000 Midede gaz, midede oluşan gaz çok ciddi sağlık risklerine yol açan bir durum değildir. Fakat kalabalık ve kapalı ortamlarda kişiye oldukça zor anlar yaşatabilir. Mide gazı ishal ve kabızlık ile ilişkili bir durumdur Midede gaz, midede oluşan gaz çok ciddi sağlık risklerine yol açan bir durum değildir. Fakat kalabalık ve kapalı ortamlarda kişiye oldukça zor anlar yaşatabilir. Mide gazı ishal ve kabızlık ile ilişkili bir durumdur. Gaz bağırsaklarda birikerek aşırı meydana geldiğinde ağrıya yol açabilir. Gün içinde 10 defa gaz çıkarmak normal kabul edilmektedir. Mide gazı ve gaza bağlı yaşanan ağrılar evde basit önlemler ile kolaylıkla kontrol altına alınabilir. Ancak ilerleyen vakalarda tıbbi yardıma ihtiyaç duyulabilir.

    Midede gaz belirtileri

    Diğer sağlık problemlerinde olduğu gibi mide gazı da kendini bazı belirtiler ile belli edebilir. Bu belirtiler kısaca şu şekilde açıklanabilir;

    • Karında keskin bir ağrı
    • Kramp
    • Karında bir şey düğümlenmiş hissi
    • Karın şişliği

    Gaz ağrıları olarak adlandırılan ağrılar bazen yanıltıcı olabilir. Bu ağrılar;

    Safra kesesinde taş, kalp hastalıkları ve apandisit gibi sağlık sorunları ile karıştırılabilir. Gün içinde 20'den daha fazla gaz çıkarmak bir sorun olarak kabul edilir. Bu durum kişinin genel sağlık durumu ile yakından alakalıdır. Aşağıda sıralanan durumlarda mutlaka bir doktora danışılmalıdır;

    • Uzun süreli ve geçmeyen karın ağrısı yaşanıyorsa
    • Dışkıda kan görülüyorsa
    • Aşırı kilo kaybı yaşanmışsa
    • Dışkı rengi normalden farklıysa
    • Göğüste keskin bir ağrı varsa
    • Devamlı mide bulantısı yaşanıyorsa mutlaka zaman kaybı yaşamadan doktora başvurulmalıdır.

    Midede gaza neden olan faktörler

    Mide gazı ince bağırsak ve kolonda sindirilmesi gereken karbonhidrat ve yüksek lifli besinler nedeniyle meydana gelir. Normal bir durum olarak kabul edilse de yukarıda belirtilmiş durumlarda mutlaka doktora başvurulmalıdır. Lifli besinler kolesterol, kan şekeri gibi daha pek çok alan için faydalı besinlerdir. Sağlık açısından da inanılmaz faydalı olsalar da bazı bünyelerde gaza neden olabilirler. Gaz ve gaz sancısına yol açan lifli gıdalar, kepekli tahıllar, sebzeler, meyveler ve baklagiller olarak sıralanabilir.

    Tüm bu besinlerin haricinde cola, soda gibi asitli içeceklerde midede gaza yol açabilir. Çerez, kuruyemişler, hazımsızlık, çok hızlı yemek yeme alışkanlığı gibi faktörler de midede gaz için nedenler arasında yer alır.

    Midede GazMidede gaza neden olan diğer faktörler

    • Hava yutmak, hızlı su içmek, çok fazla sakız çiğnemek ve hızlı yemek yemek nedeniyle meydana gelebilir. Bu durumlarda midede gaz oluşur. Alınan havanın bir kısmı sindirim sisteminde toplanarak mide gazına yol açabilir.
    • Farklı sağlık sorunları nedeniyle de midede gaza maruz kalınabilir. Ülser, bağırsak iltihabı gibi hastalıklar mide gazını tetikleyebilir. Diyabet hastalığı da mide gazı için bir nedendir.
    • İşlenmiş yapay gıdalar mide gazına neden olan en sık faktörler arasında yer alır. Hazır gıdaların üretiminde kullanılan bazı koruyucu kimyasal maddeler midede gaz oluşumuna yol açabilir.
    • Düzensiz beslenme, zamansız yemek yeme, çok fazla atıştırmalık yemek, abur-cubur gıdalara ağırlık vermek midede gaza yol açabilir.

    Midede gaz nasıl tedavi edilir

    Midede oluşan gaz kısa süreli ve ara ara ortaya çıkıyorsa her hangi bir tedaviye gerek duyulmaz. Bu bir hastalık durumu değildir. Fakat mide gazı beraberinde yukarıda belirtilen sıkıntılara yol açıyorsa farklı ciddi hastalıkların belirtisi olarak ortaya çıkabilir. Bu durumda doktora başvurularak gerekli tedavinin uygulanması gerekir. Doktor kişiye uygun bir beslenme listesi ile durumu kolaylıkla kontrol altına alabilir.

    Mide gazına iyi gelen besinler

    Zencefil, midede meydana gelen gaz, bulantı gibi bir çok alanda etkili baharatlardan biridir. Gaz giderici etkisinden de yararlanılabilir. Zencefil çay şeklinde hazırlanarak gaz problemine karşı günde 2 fincan kadar içilebilir.

    Nane, gaz ve mide problemlerine ka]]> Mide Şişmesi https://www.mide.gen.tr/mide-sismesi.html Thu, 27 Sep 2018 07:24:54 +0000 Mide Şişmesi: Mide şişkinliği gaz biriktiğinde, kabızlık olduğunda, mideye yaramayan yiyecekler yenildiği zaman, bağırsak sendromunda kaynaklanır. Mide şişkinliği basit bir hastalık olarak bilinse de çok rahatsız edici bir b Mide Şişmesi: Mide şişkinliği gaz biriktiğinde, kabızlık olduğunda, mideye yaramayan yiyecekler yenildiği zaman, bağırsak sendromunda kaynaklanır. Mide şişkinliği basit bir hastalık olarak bilinse de çok rahatsız edici bir boyut alabilir. 

    Mide şişkinliği midenin karın bölgesinde anormal ağrılarla birlikte şişmesidir. Mide kramplarına sebep olur ve vücutta keskin ağrılara yol açar. Bu ağrıların karın bölgesinin üst kısmında veya yeri hızlı bir şekilde değişir. Mide şişkinliği bazen karın ağrısı ve safra kesesi ağrısı ile karıştırılır. 

    Mide şişmesinin nedenleri; Mide şişkinlikleri laktoz, kabızlık ve reflü gibi yaygın nedenlerden oluşur. Crohn hastalığı da mide şişkinliğine sebep olan hastalıklar arasında yer alır. Mide şişkinliği bağırsaklarda sindirilmeyen veya yarın sindirilmeyen besinlerden dolayı da olur. Vücudumuza çok etkisi olan suyun mide şişkinliğine de neden olur. Az su tüketimi mide de şişkinliğe sebep olur. Az su tüketimi sadece mide şişkinliğine sebep olmaz böbrek ğrılarına ve böbrek taşının oluşmasına sebep olur. Yağlı yiyecekler de mide şişkinliğine sebep olur. 
    Anormal yutkunma, gıda alerjileri, gaz üreten yiyecekler, gebelik önleyici haplar, aşırı alkol tüketimi, çok tuzlu yiyecekler, düşün proteinli yiyecekler, bağırsak sendromu ve mide kanseri gibi nedenleri de vardır.

    Mide ŞişmesiMide şişmesinin belirtileri; 
    • Mide krampları
    • Karın ağrısı
    • İshal
    • Hazımsızlık
    • Nefes almadan güçlük
    • Bel ağrısı
    • Gaz oluşumu
    Şiddetli karın ağrısı, ishal, kusma, zamanla kötüleşen mide ekşimesi, kanlı dışkı, kilo kaybı gibi belirtiler görüldüğü zaman acilen doktora gidilmelidir. 

    Mide şişmesinin tedavi yolları;
    • Lifli gıdalar tercih edilmelidir.
    • Bol sıvı tüketilmeli
    • Spor yapılmalı
    • Taze gıdalar tüketilmeli
    • Vitamin alınmalı
    • Bitkisel tedavi yolları gibi tedavi yolları mide şişkinliğinin oluşmamasına sebep olur. 
    ]]>
    Gaz Sıkışması https://www.mide.gen.tr/gaz-sikismasi.html Thu, 27 Sep 2018 08:09:28 +0000 Gaz Sıkışması; Genellikle günlük hayatımızda sıkça yaşadığımız bir durum gaz sancıları.Peki bu gaz sancıları neden oluşur bedeni nedir. Bu durum kendini karın şişliği olarak gösterir. Karnınızdaki şişlik genellikle Gaz Sıkışması; Genellikle günlük hayatımızda sıkça yaşadığımız bir durum gaz sancıları.Peki bu gaz sancıları neden oluşur bedeni nedir. Bu durum kendini karın şişliği olarak gösterir. Karnınızdaki şişlik genellikle mide ve bağırsaklarda oluşan gaz birikmesi ile oluşur. Bu durum biraz sancılı geçebilir. Bu durumu ancak gaz çıkararak geçirebilirsiniz. Karın şişkinliğine bir çok şey sebep olabilir. Bunlardan bazıları yağlı besinler, stres, endişeli ruh hali, sindirim sistemindeki enfeksiyonlar neden olabilir. 

    Gaz SıkışmasıGaz şıkışmasına  karşı ne yapılmalı; 
    • Her yutkunduğumuz da bir miktar hava yutarız ve bu durum hızlı yediğimizde, heyecanlı ve stresli olduğumuzda, sakız çiğnerken, kamışla bir şeyler içerken artabilir ve bu durum gaz oluşmasına neden olabilir.
    • Sebze ve meyveler,tahıllar ve baklagiller sağlıklı lifler bakımından zengindir. Buna rağmen gaz sorunu yaşayan kişiler bu besinleri dikkatli tüketmeli ve taze tüketmelidir. 
    • Gazlı içeceklerde gaz oluşturmakta oldukça etkilidirler. Tüketirken dikkat edilmeli.
    • Soğan, brüksel lahanası, karnabahar, brokoli, kuşkonmaz, armut, sakız, bira, sütten bir süre uzak durarak bu durumun oluşmasını engelleyebiliriz. 
    • Yapay tatlandırıcılardan uzak durabiliriz.
    • Küçük porsiyonlarda yemek yiyebilir ve 3 öğün kuralını hayatınıza geçirebilirsiniz.,
    • Yemeklerinizi küçük lokmalar halinde yiyebilirsiniz..
    • Aceleniz varsa ve aşırı stres halindeyken yemek yememeye özen gösteriniz.
    • Diş sağlığınıza daha çok özen gösteriniz.
    • Sigarayı kullanıyorsanız bırakmayı düşünebilirsiniz. Çünkü bu durum daha çok hava yutmanıza bu durumda gaz oluşmasına sebep olur.
     Gaz sancısı bazı durumlarda kalp krizi ile karıştırılıyor olabilir bu krizleri hafife almamanızda yarar var. Sırtınızda ve göğsünüzde ağrı varsa, terliyorsanız ve yüz üstü yattığınızda gaz çıkaramıyorsanız bir doktora gitmeniz de fayda var. Bu iki hastalık karıştırıldığında bir çok insan bu nedenden dolayı hayatını kaybetmektedir. Bu krizleri hafife almayın.

    Sağlıkla kalın.
    ]]>
    Mide Genişlemesi https://www.mide.gen.tr/mide-genislemesi.html Thu, 27 Sep 2018 10:18:55 +0000 Mide Genişlemesi,Mide genişliği ile ilgili bilgiler vermeden önce sağlıklı yaşam için sağlıklı bir beden gerekir. Bu yüzden bütün organların sağlığına dikkat etmek, doğru beslenmek ,zarar verici maddelerden uzak durmak son Mide Genişlemesi,Mide genişliği ile ilgili bilgiler vermeden önce sağlıklı yaşam için sağlıklı bir beden gerekir. Bu yüzden bütün organların sağlığına dikkat etmek, doğru beslenmek ,zarar verici maddelerden uzak durmak son derece önemlidir.Özellikle dikkatli beslenilmedigi taktirde ise çeşitli rahatsızlıklar meydana gelir. Mide genişlemesi ile ilgili bilgiler verirken ,özenli beslenmek gerektiğini bir kez daha tekrar edelim.Mide  genişlemesi, gereğinden fazla yemek yemek ile doğru orantılı olabilir. Özellikle gazlı  içecekler mide de aşırı büyümeleri sebebiyet verebilir. Çok az rastlanan iveğen mide genişlemesi rahatsızlığı  olumsuz darbeler sonucu mide de oluşan rahatsızlıklar,büyüme ,orta bölümde oluşan sarkmalara cerrahi müdahale ile tedavi edilir. Bunun yanı sıra aşırı yemek yemek sıvı tüketmek mide de genişlemeye sebebiyet verebilir. Başka rahatsızlıklar da mide genişlemeye sebebiyet ve verebilir, bunlar zatüre ve tisayesinde ulaşıcı hastalıklar mide de genişleme sebebi olabilir. .Hızlı bir genişleme meydana gelen mide çeperinde kaslarda genişleme ile inmeleri meydana gelir. Bu inmeler sayesinde mide çeperinin gerginliği  ortadan kalkar. Böyle olduğu zaman mide çeperi genişler ve hareketsiz kalır. Bu hastalığın belirtileri çok ağır ve sancılı olur. Ayni bölgelerde tekrar eden sürekli geçmesi zor ağrılara sebep olur. Aşırı kusmalar yaşanır. Kusnuğun içerisinde kan ve benzeri maddeler de çıkabilir. Ayrıca aşırı halsizlik ,ağızda kuruma, dil dudak etrafı kuruluğu, nabızda yavaşlama ve tansiyonun hızla yükselip düşmesi gibi rahatsızlıklar ile kendini belli eder.Mide çeperinde meydana gelen incelmeler neticesinde zayıf alanda oluşan küçük bir delik sayesinde oluşan kaçak sebebiyle iç kanama meydana gelir. Böyle durumlar çok tehlikeli olup ölümcül olma ihtimali yüksektir. Acil müdahale şarttır .Mide genişlemesi süreğen atonik ve mekanik olmak üzere iki çeşitlidir. Atonik olan mide genişliği çok öncelerde meydana gelmiş mide genişliği rahatsızlığıdır.mide çeperinde ki kasılmalar sonucu oluşan hastalıkları ile meydana gelir. Bu esnada mide esnekliğini kaybeder ve mideye gelen gıdalar sonucu sarkmalara sebep olur. Bu rahatsızlık kendini şöyle belli eder; yemek yedikten sonra vücutta ağırlık, bulantı ,yanma, kasılmalar ve kusma ile kendini gösterir.Mide boşalana kadar bu rahatsızlıklar devam eder. Yaklaşık 7- 8 saat midede bulunan gıdalar sindirilene kadar devam eder. 
    Mekanik mide genişlemesi ise daha ağır hastalıktır. Kendini kanserde ve mide ülserinde belli eder. Mideye gelen gıdalar oniki bağırsağa ulaşılmasına engel olur. Sebebi ise mide ağzında meydana gelen daralma dır.Bu sebebleri mideye gelen gıdalar uzun süreler mide içerisinde kaldığı için midede sarkma ve mide genişliği meydana gelir.

    Mide GenişlemesiMide genişlemesi tedavisi iki şekilde yapılır. 

    Birinci tedavi,hasta yatarak mide sabit tutulur,ona uygun kuşakla sarılıp sabitlenir. Bu kuşak mide çeperi sıkıştırılarak mide yukarı doğru sabitlenir. Bunun dışında ise mide genişlemesi problemi olan kişi yemek yedikten sonra ,sırt üstü yatar. Ve mide karın bölgesi daha aşağıda olacak bir pozisyonda iki saat kadar yatarak dinlenir. Böylece mide genişlemesinin önüne geçilmek amaçlanır. 

    İkinci tedavi şekli ise mide çeperi ve kasları kuvvetlendirerek tedavi amaçlanır. Bu tedavi şeklinde hastaya diyet uygulanır. Hastanın az yemek yemesi ve az sıvı tüketmesi istenir. Bunun yanında ilaç tedavi de uygulanır. Hastaya fizik tedavi de uygulayıp normal mide yapısına ulaşmasına yardım edilir.Mide genişlemesi rahatsız edici bir hastalık olup ,yaşamı güçlendirerek rahatsız edici bir hal alır. Bu hastalığa yakalanmamak için dikkatli ve dengeli beslenmek şarttır.
    ]]>
    Mide Atması https://www.mide.gen.tr/mide-atmasi.html Thu, 27 Sep 2018 16:28:28 +0000 Mide Atması: Kişinin karnında hissettiği kalp atışı veya damarda ki nabız atışına benzeyen bir atmadır. Çok görülen bir hastalık değildir. Görüldüğü zaman da uzun süreli devam eder ve bu yüzden ağrı başladığı zama Mide Atması: Kişinin karnında hissettiği kalp atışı veya damarda ki nabız atışına benzeyen bir atmadır. Çok görülen bir hastalık değildir. Görüldüğü zaman da uzun süreli devam eder ve bu yüzden ağrı başladığı zaman doktora gidilmelidir. Midenin üst bölümü be göğüs kafesinin birleştirdiği yani göbek kısmında aşağıda kalp atışına benzeyen atışların hissedilmesini mide atması olarak bilinir. 

    Mide atması çok nadir görülen bir hastalıktır. Bu yüzden hastalık çoğu zaman ayırt edilmez. Kalp mi yoksa mide ağrısı mı olduğunu ayırt etmek oldukça zordur. O yüzden ağrı başladığı hemen doktora gidilmeli ve tedavisine başlanmalıdır. Çoğunlukla zayıf insanlarda görülür ve ağrı göbek kısmının altında nabız şeklinde attığı için belli olur.Mide Atması 

    Bu ağrıya mide atması denilmesinin sebebi de damar atışının mide de çok fazla olduğudur. Göbek deliğinin hemen üstüne geçen damar ana damardır ve atışı hissedilir. Halk arasında göbek kaçması da denilir. 
    ]]>
    Mide Öz Suyu https://www.mide.gen.tr/mide-oz-suyu.html Fri, 28 Sep 2018 08:38:31 +0000 Mide Öz Suyu: Oldukça küçük borucuklar şeklinde olan milyonlarca mide bezi vasıtasıyla salgılanır. Mide öz suyunun içerisinde tuz asidi, pepsin enziminin ön maddesi pepsinojen, lipaz enzimi mevcuttur. Özelli Mide Öz Suyu: Oldukça küçük borucuklar şeklinde olan milyonlarca mide bezi vasıtasıyla salgılanır. Mide öz suyunun içerisinde tuz asidi, pepsin enziminin ön maddesi pepsinojen, lipaz enzimi mevcuttur. Özellikle süt çocuklarında sütün sindirilebilmesi için mide suyunda lap enzimi de vardır. Midedeki tuz asidinin, besinlerle gi­ren bakteriler ve diğer birçok küçük canlılar üzerine öldürücü etkisi vardır. Başlangıç da aktif olmayan pepsinojen de tuz asi­di aracılığıyla aktif olarak görev yapan pepsin enzimine dönüşür. Pepsin enzimi tuz asidinin hazırlamış olduğu asit ortamında protein­leri pepton haline getirmektedir. Lipaz, yağlara ve karbonhidratlara etki yaparak onları yağ asitine ve gliserine çe­virmektedir. Yemekler sindirilme kabiliyetine göre midede 2 ile 6 saat ka­labilmektedir. Su, mide ağzı ve mide kapısı arasından en kısa yoldan ve doğrudan bağırsaklara geçer. Mideden en çabuk çıkan maddeler ise karbonhidratlardır.Mide Öz Suyu Ondan sonra proteinler, en sonra da yağlar gelir. Süt çocuklarının ise midelerinde pep­sin yerine lap enzimi oluşmaktadır. Besinlerin midede yakılma­sı sonucu oluşan boza kıvamındaki sıvı ise bölümler ha­linde yavaş yavaş onikiparmak bağırsağına geçmektedir.Birçok sebeplerden ötürü mide de görülecek atrofi duru­mu, tuz asidi salgısını ya da B 12 vitamininin emilmesi için gerekli olan intrinsik faktör salgısını engeller. Bu takdirde pernisyöz anemi hastalığı ortaya çıkmış olur. Bunun dışında midede mekanik, kimyasal ve ruhsal etkenlerin meydana getirdiği birtakım hastalıklar görülebilmektedir.

    ]]>
    Mide Alınması https://www.mide.gen.tr/mide-alinmasi.html Fri, 28 Sep 2018 15:11:33 +0000 Mide alınması, konusunu anlatmadan önce ,önemli organlarımızın başında mide gelir. Düzenli ve dengeli beslenmek ile bir çok hastalıktan uzak kalmak mümkündür. Zira bize verilen vücudu gereğinden fazla dikkatsiz kullanırs Mide alınması, konusunu anlatmadan önce ,önemli organlarımızın başında mide gelir. Düzenli ve dengeli beslenmek ile bir çok hastalıktan uzak kalmak mümkündür. Zira bize verilen vücudu gereğinden fazla dikkatsiz kullanırsak ,bir çok rahatsızlık ile karşılaşmanın kaçınılmaz olduğunu unutmamak gereklidir.Mide kaslar yumağı halindedir ve mideye yiyecekler geldiği zaman hızla kasılarak dalgalanmalar meydana getirilir. Böyle olunca mide içindeki gıdalar sindirilmiş olur. Zaten mide sindirim sistemi organlarından olup ,bir ucu yemek borusuna bağlıyken ,diğer ucu bağırsaklara bağlanır.
    Midenin iç kısımlarında mide bezleri bulunur, bu bezler mide suyu ve asit salgılar. Bu enzimler yemek henüz mideye gelmeden kokusuyla bile harekete geçer, ve salgı yapmaya başlar. Bu salgılanan enzimler yemeğin sıvı hale gelmesini sağlar. Proteinleri parçalayarak mideden atılmasına yardımcı olur. Asitlerde mide için oldukça etkilidir. Enzimlerin düzenli hareketi için gereklidir Asitler mideye gelen yiyecekler içinde bulunan zararlı bakterileri yok eder. Böylece zehirlenmelerin önüne geçilmiş olur. Mide adlarında kalın bir tabaka daha vardır. Bu tabakanın ismi mukustur. Bu mukus mide içindeki mide suyunun asit ve proteinlerin ve enzimlerin parçalanma zamanında zarar girmesini engeller.

    Mide AlınmasıMide alınması, ile ilgili olarak her yıl yüzlerce mide rahatsızlığı için hastaneye giden hastaların yaklaşık yüzde dördü bu rahatsızlık ile karşılaşmaktadır. Ayrıca oranlamaya bakılırsa bu hastalık kadınlara oranla erkeklerde daha yoğun görülmektedir. Ve yaş ilerledikçe bu hastalığın daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Midenin alınmasının sebebi kanserdir. Bu hastalar normal kişilere göre daha tuzlu beslendiği görülmüştür. Bu hastalık ülkeden ülkeye değişiklik gösterir. Örneğin salamura yiyecekleri daha fazla tüketen Japonya da bu oranın çok yüksek olduğu tespit edilmiştir. Bu sebepleri tuz oranını azaltarak bu hastalıktan bir nebze uzak kalmış oluruz. Yapılan çalışmalarda görülüyor ki işlem görmüş et ve et ürünlerini fazla tüketen kişilerde de görülme olasılığı saptanmıştır.

    Mide alınması, gösteriyor ki et yiyen kişilere oranla yemeyen kişilerde mide kanseri olma olasılığı daha fazladır. Taze meyve ve sebzelerin tüketilmesi ile mide kanserine yakalanma riskini azaltmış oluruz. Bunun sebebi ise taze meyve ve sebzelerin bol bol antioksidan içermesiyle alakalıdır.  Özellikle de C vitamini yüksek olduğu için mide astarını yıpratmadığı için riski daha da azaltır. İyi beslenmek ve bilinçli bir tüketici olmak bu hastalıktan korunmanın önemli yollarındandır. Ayrıca sigara kullanımı ve alkol kullanımı da mide kanserini oldukça etkiler. Her nefeste içimize giren duman ile bir çok zarar görürüz. Ve sürekliliği ile kansere yakalanmak kaçınılmaz olacaktır.Araştırmalar üzerine sigara içenler içmeyen birine göre iki kat daha riskli görünüyor. Eğer sigara bırakılırsa, tahribat azalır ve hasta olma riski geriler. Diğer sebepleri de söylersek asit reflüsü de kanser riskini artırır. Bunun nedeni ise mide asidinin yemek borusuna geri gitmesidir. Böyle olunca yemek borusu tahrip olur ve  enfeksiyon kaparak ,kanseri tetikler .
    Mide kanseri olan kişilerin çocukları ve kardeşlerinin de bu hastalığa yakalanma riskini araştırmalar ortaya koymuştur. Erken dönemde mide kanseri olan kişilerde bulunan mide kanamaları mide anemisine sebep olabilir. Böylece vücutta kırmızı kan azalır. Ve kişi kansızlık ile karşılaşır. Böylece rengi soluk ve halsiz,yorgun görünür .Bu esnada kan kusmaları da görülmektedir. mide kanseri olan hastalarda kan pıhtısının görülme olasılığı daha fazladır. Şişen bacak ,ani göğüs ağrıları, nefes darlığı da kanser belirtisi olabilir.  Aşırı halsizlik  ,karın bölgesi de şişlik  kanser evresiyle ilgilidir. İştahsızlık ve aşırı kilo kaybı hastalığın ileri evreleri de olduğunu gösterir. Dışkı da kan görülmesi de belirtilerden biridir. Böyle belirtiler sonunda doktorun yapacağ]]> Mide Ağrısı Ve İshal https://www.mide.gen.tr/mide-agrisi-ve-ishal.html Sat, 29 Sep 2018 09:12:33 +0000 Mide Ağrısı Ve İshal: Soğuk kış aylarında mide ağrısı ve ishal sıkıntısı çekmek pek de şaşırtıcı bir durum değildir. Bir çoğumuz mide ağrısını  üşütmeye bağlıyor. Fakat mide ağrısı üşütmeyle olabi Mide Ağrısı Ve İshal: Soğuk kış aylarında mide ağrısı ve ishal sıkıntısı çekmek pek de şaşırtıcı bir durum değildir. Bir çoğumuz mide ağrısını  üşütmeye bağlıyor. Fakat mide ağrısı üşütmeyle olabileceği gibi ger hangi bir hastalığında belirtisi olabilir. Mide veya sindirim sisteminde görülen bazı rahatsızlıkların sebebi sürekli sinirlerin gergin olmasından kaynaklanacağı gibi Karaciğer hastalıklarından da kaynaklana bilir. Midenizdeki veya sindirim sisteminizdeki rahatsızlıkları tespit etmeniz mümkündür. Örneğin mide zafiyeti, midede yanma, yemek yerken başlayan mide arıları veya yemek yedikten 2-3 saat sonra başlayan ağrılar mide ülseri olabilir, Yemeğe oturmadan önce mutlaka su içmek ve yemek sırasında lokmaları uzun uzun çiğnemek gerekli mide ağrısı ve ishal birlik de görülüyor ise gün içinde yenilen besinlerden gıda zehirlenmesi meydana gelmiş olabilir.

    Mide ağrısı veya karın ağrısı karnın üst kısmında hissedileceği gibi sırt bölgesinde de hissedilir. Mide ve karın ağrıları bazı durumlarda Gastrit, sinirsel hazımsızlık, safra taşı, safra kesesi iltihabı,mide ülseri veya mide kanseri gibi hastalıkların belirtisi olabilir. Uzun süreli devam eden ve şiddetli mide arılarında mutlaka uzman bir doktora baş vurmalısınız. Kısa süreli ve fazla şiddetli olmayan mide ağrıları için ise soğan kürü hazırlayıp içe bilirsiniz. Örneğin Rendelediğiniz bir soğanın suyunu sıkıp bir fincan ılık suyla karıştırıp içebilirsiniz. Veya da hepinizin bildiği bir kür olan haşlanmış soğan suyunu içip midenizi rahatlatabilirsiniz. Midenizdeki ağrılar kramp şeklinde ise bir fincan sıcak suyun içine bir adet kabuk tarçın koyup 10 dk beklettikten sonra içebilirsiniz.

    Mide Ağrısı Ve İshalİshal hiçte hafife alınmaması gereken bir rahatsızlıktır. Tüm Dünyada ishal nedeniyle ölümleri gerçekleşmiş çok sayıda insan bulunmaktadır. Özellikle gelişmemiş ülkelerde yetersiz beslenme ve hijyenden uzak ortamlarda bu durum daha sık görünmekte. Kişinin yaşına ve yaşadığı ortamlara göre ishale neden olan parazit ve bakterilerin etkinliği değişmektedir. Kişisel temizliğin yapılmadığı ve yeterli olmadığı ortamlarda da ishal ortaya çıkabilir. İshal rahatsızlığı bulunan kişiler öncelikle uzman bir doktora baş vurmaları gerekmektedir. Öncelikle gün içerisin de yediğiniz yiyecekleri göz önünde bulundurmanız gerekir. Örneğin evde değilde dışarıda yediğiniz şarküteri ürünlerini veya evinizde tükettiğiniz her zamankinden farklı yediğiniz yiyecekleri göz önünde bulundurmalısınız. Çektiğiniz mide ağrıları ve ishal gıda zehirlenmesinden meydana gelebilir. İshal üşütme  ile de olabilir yani içtiğiniz soğuk içecekler bulunduğunuz soğuk ortamlar buna neden de olmuş olabilir. Bazı taze besinlerde fazla tüketildiğinde isale neden olabilir örneğin taze yeşil nohut fazla tüketildiğinde veya kayısı fazla tüketildiğinde ishale yol açabilir bu örnekler gıda zehirlenmesine girmemektedir. Bu tür gıdalardan veya üşütme ile meydana gelen ishal rahatsızlıklarından evde yapa bileceğiniz doğal ilaçlar ile veya bol sıvı tüketimi ile kurtula bilirsiniz. Baha öncede belirttiğim gibi şiddetli ağrı ve fazla dışkı gitmesi sonucu halsizlik  ve bitmeyen ishallerde mutlaka uzman bir doktora görünmenizde fayda vardır.

    İshale iyi gelebilecek bazı besinler:
    • Bol miktarda sıvı tüketimi,
    • Muz ve elma püresi
    • Böğürtlen meyvesi veya böğürtlen suyu,
    • Elma sirkesi, bir çay bardağını bir kaşık elma sirkesi eklenir içilir,
    • Limon sıkılmış Türk kahvesi,
    • Bir çay bardağına bir tatlı kaşığı tuz ve bir tatlı kaşığı toz şeker karışımı.
    ]]>
    Mide Enfeksiyonu https://www.mide.gen.tr/mide-enfeksiyonu.html Sun, 30 Sep 2018 06:09:01 +0000 Mide enfeksiyonu, tıptaki ismiyle virüslerin neden olduğu gastroenterit, sulu ishal, karındaki krampları, bulantı veya öğürme ve bazen de ateş ile belirtilerini gösteren bir bağırsak enfeksiyonudur. Çoğunlukla mide gribi ad Mide enfeksiyonu, tıptaki ismiyle virüslerin neden olduğu gastroenterit, sulu ishal, karındaki krampları, bulantı veya öğürme ve bazen de ateş ile belirtilerini gösteren bir bağırsak enfeksiyonudur. Çoğunlukla mide gribi adı da verilen virüslerin kapı araladığı gastroenterit enfeksiyonuna en sık yakalanma yolu mikrop kapmış gıda veya su almak veya enfekte olmuş birine temas etmektir. Sıhhatli iseniz, kocaman ihtimalle komplikasyon kalmadan bu enfeksiyondan kurtulursunuz. Fakat bebek, ihtiyarlar ve savunma sistemi güçsüz olan vatandaşlar amaçlı, mide gribi ölümcül olabilmektedir.
    Mide gribi amaçlı tedbir almanın haricinde hiçbir gösterişli iyileştirme anahtarı bulunmamaktadır. Kirli yemek tüketmekten ve kirli su içmekten kaçınarak kendinizi koruyabilirsiniz. Bunlara ilaveten de, elleri güzelce ve sıkça yıkamak da gösterişli bir tedbir olacaktır. Mide-bağırsak enfeksiyonlarına tüm dünya çapında çok sık rastlanır. Kalkınmakta olan ülkelerde, zararlı virüslerden doğan ishaller çocuklarda ölüme yol açan sıhhat sorunlarının en başında gelmektedir. Sıhhat ve temizlik ile ilgili gelişmeler bilhassa mikroplu yiyeceklerden geçtiğimiz enfeksiyonların azalmasında kocaman rol oynamaktadır. Bunun için nazaran Hastalık Kontrol Merkezleri istatistiklerine yönelik, ABD`de bile senede 25 milyon insan bu çeşit enfeksiyonlar yakalanmakta ve 10.000`in üzerinde ölüme kapı aralamaktadır. Mide bağırsak yolları enfeksiyonlarının yansına virüsler neden olur. Bununla birlikte bakteri ve parazitler de enfeksiyon yaparlar. ABD`de üst solunum yollan enfeksiyonlarından ardından en çok rastlanan virütik mide-bağırsak enfeksiyonlarıdır.

    Mide EnfeksiyonuMide Enfeksiyonu Belirtileri

    Her ne denli adında grip kelimesi olsa bile mide gribi öbür girip türleri ile benzer değildir. Hakikat grip (influenza) burun, boğaz ve akciğerler benzeri solunum sistemi elemanlarını etkiler. Mide gribine neden olan virüsler ise bağırsaklara saldırırlar.

    Mide Gribi Aşağıdaki Bulgulara Neden Olabilir:
    • Sulu, çoğunlukla kansız ishal (kanlı ishal olması çoğunlukla çeşitli ve ek olarak önemli bir enfeksiyona işarettir)
    • Karındaki krampları ve karındaki ağrısı,
    • Bulantı, öğürme veya her ikisi,
    • Ara sıra adale ağrıları veya baş ağrısı,
    • Az dereceli ateş benzeri.
    Nedenine ilişkili olarak da, virüslerin kapı araladığı gastroenterit semptomları enfeksiyonu kaptıktan sonraki bir ile üç gün içerisinde kendisini gösterir.
    Belirtiler hafiften şiddetliye denli gelişebilir. Meydana çıkan belirtiler çoğunlukla yalnızca bir veya 2 gün içerisinde sonlanır ama bazen 10 gün denli sürebilmektedir. Belirtileri alternatif olduğu amaçlı, virüslerin kapı araladığı ishal ile öbür salmonella, E. coligibi bakterilerin veya giardia benzeri parazitlerin kapı araladığı ishaller İle karıştırılabilmektedir.
     
    Mide Enfeksiyonu İçin Doktora Ne Zaman  Görünmelidir
    Eğer bir erişkin iseniz, aşağıdaki semptomları gördüğünüzde hekime başvurunuz:
    • Şayet 24 saat süresince sıvıları denetim altında tutamıyorsanız,
    • İki günden sık sık zamandır öğürme oluyorsa,
    • Kan kusuyorsanız,
    • Vücudunuz çok susama, ağız kuruması, koyu sarı idrar, pek nadir idrar, kuvvetli halsizlik, vertigo şikayeti veya sersemleme benzeri belirtilerle susuz kaldıysa,
    • Dışkınızda kan değişiklik ettiyseniz,
    •  Ateşiniz 40 derecenin üzerine çıktıysa bir hekime görünmeniz gerekir.
    • Bebekler ve çocuklarda aşağıdaki semptomları görürseniz anında bir hekime gösteriniz:
    • 38.9 dereceden ek olarak fazla yüksek bir ateş varsa,
    • Uyuşuk veya çok sinirli görünüyorsa,
    • Hastalık veren veya ağrılı bir durumdaysa,
    • Kanlı ishali varsa,
    • Vücudu susuz görünüyorsa (Çocukların ne denli sıvı/akışkan tükettiğini ve ne denli idrar yaptıkl]]> Hamilelikte Mide Bulantısı Ne Zaman Başlar https://www.mide.gen.tr/hamilelikte-mide-bulantisi-ne-zaman-baslar.html Sun, 30 Sep 2018 12:42:03 +0000 Hamilelikte Mide Bulantısı Ne Zaman Başlar, Hamileliğin sık rastlanılan belirtilerinin başında mide bulantıları gelmektedir. Bulantılar gebelik başlangıcının 5-6. haftalarında olması şeklindedir. Hamileliğin ilk aylar Hamilelikte Mide Bulantısı Ne Zaman Başlar, Hamileliğin sık rastlanılan belirtilerinin başında mide bulantıları gelmektedir. Bulantılar gebelik başlangıcının 5-6. haftalarında olması şeklindedir. Hamileliğin ilk aylarında, genellikle sabah yaşanan mide bulantılarına, sıklıkla kusma da eşlik etmektedir. Bu kaygılanmanızı gerektirecek bir durum olmamakla birlikte, pek çok anne adayını rahatsız edici hatta psikolojik açıdan çok zorlayan bir durumdur. Bilinmesi gereken en önemli şey ise, anne adaylarının bedenlerinde gerçekleşen değişimlerin ve hormonal dengelerin doğal bir sonucu olan mide bulantıları, hemen hemen bütün hamile kadınların yaşadığı bir süreçtir. 

      Hamilelik döneminde yaşanılan bulantıların şiddeti ve şekli kadından kadına değişiklik göstermektedir. Kimi zaman baş dönmesi, kusma ve kokulardan tiksinme durumu, bulantıya eşlik edebilmektedir. halk dilinde aş erme denilen bu durum, sıklıkla hamileliğin ilerleyen aylarında azalma göstermektedir. 

      Hamilelikte mide bulantısı gebeliğin 5-6. haftasında başlar. Bulantılar 10. haftaya doğru azalma gösterir ve 13-14. haftalarda kendiliğinden geçmektedir. bazı durumlarda 16. haftaya kadar uzadığı görülse de, bu sık rastlanılan bir durum değildir. 

      Hamilelikte Mide Bulantısı Ne Zaman Başlar

      Hamilelikte Bulantıyı Azaltmak İçin Öneriler

      • Yağlı ve ağır gıdalardan uzak durmak.
      • Dar kıyafetler giymekten kaçınmak.
      • Grisini gibi bulantıyı bastırmaya yardımcı olan yiyecekler yemek. (Karbonhidratlı yiyecekler bulantıyı azaltmaya yardımcıdır.)
      • Size tiksinti veren yiyeceklerden ve kokulardan uzak durmak.
      • Kahvaltınızı, kalktıktan hemen sonra yapmaya özen göstermek.

      Yukarıdaki önerilere dikkat etmeniz, hamilelikteki mide bulantılarınızı azaltmaya yardımcı olacaktır, ancak tamamen kesilmesi mümkün değildir. Doktor tavsiyesi ile kullanılan bazı ilaçlar da bulantılarla başa çıkmanız için size yardımcı olabilmektedir. Kulaktan dolma öneriler ve ilaçlar bebeğinize zarar verebileceği için, mutlaka doktor önerilerine uyulması gereklidir.

      ]]>
      Mide Alındıktan Sonra Yaşam https://www.mide.gen.tr/mide-alindiktan-sonra-yasam.html Sun, 30 Sep 2018 23:21:13 +0000 Mide Alındıktan Sonra Yaşam, Mide ameliyatları günümüzde oldukça fazlalaşmıştır. Bu durumun nedeni herkesin ilk aklına gelen Sorundur. Yani günümüzde çokça tüketilen sağlıksız yiyecekler ve içeceklerdir. Özellikle Mide Alındıktan Sonra Yaşam, Mide ameliyatları günümüzde oldukça fazlalaşmıştır. Bu durumun nedeni herkesin ilk aklına gelen Sorundur. Yani günümüzde çokça tüketilen sağlıksız yiyecekler ve içeceklerdir. Özellikle asitli içecekler birçok mide sorununa neden olarak sonu kötü olacak durumlar bir oluşturmaktadır. Konumuz olan mide ameliyatı sonrası yaşam tabi ki sağlıklı bir insana göre oldukça zordur. Mide genellikle kontrol edilemeyen tümörler nedeni ile alınmaktadır. Bu durum kişilere oldukça zor durumlar ve oldukça zor bir alışma süresi oluşturur. Kişi ameliyattan sonra oluşan sorunlardan çok alınan midesine alışmak zorundadır. Mide alınması olayı kulağa bile oldukça garip gelmektedir. Hatta bu operasyonu ilk kez duyan kişiler bile vardır. Fakat bu tür olaylara şaşırmamamızı gelişen tıp ile anlıyoruz. 

    Mide ameliyatı sonrası yaşam insanları oldukça zorlamaktadır. Midesi alınan bir kişi yemek yerken ve su içerken eski haline göre büyük değişiklikler hissedeceğinden bu durumdan oldukça etkileneceklerdir. Bu duruma alışmaları genel olarak birçok insanda uzun sürmektedir. Bu alışma döneminde kişilerde huzursuzluklar kilo kayıpları ve benzeri durumlar görülebilmektedir. Bunlar oldukça alışagelmiş durumlardır. Mide ameliyatı sonrasında kişiler bazı yiyecekler ve içeceklere tahammülsüzlük sorunu ile kaşı karşıya gelirler. Öyle ki kişi eskiden çok sevdiği yiyecekleri bile tüketemez hale gelebilmektedir. Bu kişilerde yemeklerden sonra doluluk hissi, huzursuzluk, karın bölgesinde kramplar ve bunun yanında kusmalar kaçınılmaz durumlardır.  Tüm bunların yanı sıra bu kişiler sadece bu sorunlarla kalmaz birde  baş dönmesi, kızarıklık gibi sorunlarda hastanın peşini bırakmaz. Midenin alınması durumu mecbur bir durumdur. Yani hastada oluşan  tümör nedeni ile midenin alınması mecburi bir durum oluşturur. Bu nedenle midesi alınacak kişi  mide alındıktan sonraki yaşam sırasında karşılaşacağı tüm şeylere hazırlıklı olması gerekmektedir.

    Mide Alındıktan Sonra Yaşam
    Mide ameliyatı sonrası yaşamın zorluklarından azda olsa uzak durmak için hastaların, doktor tarafından yasak yiyeceklerden ve içeceklerden uzak durmaları en önemli kuraldır. Bu kurala uymakta midenin alınması gerektiği gibi zorunludur. Özellikle proteinli ürünler midesi alınan kişinin zor anlar yaşamasına neden olabilir. Bu nedenle et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri gibi yiyecek ve içeceklerden kesinlikle uzak durmalısınız. olası ters durumlarda zaman kaybetmeden ameliyat olduğunuz doktora muayene olunuz. Genellikle çavdar ekmeği, fasulye  ve bol bol meyve sebze tüketilmesi gerekmektedir. Bu yiyecekler sizleri kesinlikle zorlamayacaktır.  Bu kişilerin ani fiziksel hareketlerden kaçınması gerekir. Bu durumlarda kişilerde anide kusma olayları görülme ihtimali çok yüksektir. Kısacası bu ameliyattan sonra kişinin yaşamı oldukça zor bir hal alır. Bu duruma ameliyattan önce hazırlanmanız çok iyi olacaktır. Mide ameliyatı genellikle orta yaşlarda ya da daha sonraki zamanlarda kişilerde görülmektedir. Makalemizin başlarında da söylediğimiz gibi bu durum, oluşan tümör nedeni ile yapılması mecburi bir durumdur. Fakat iyi huylu tümörlerde hastanın midesi tedavi edilebilir. Edilemese bile tümü yerine yarısı alınabilir. Bu durum hiç yoktan çok daha iyidir.
    ]]>
    Çocuklarda Karın Ağrısı Mide Bulantısı https://www.mide.gen.tr/cocuklarda-karin-agrisi-mide-bulantisi.html Mon, 01 Oct 2018 01:42:14 +0000 Çocuklarda karın ağrısı mide bulantısı, çocuklarda karın ağrısı ve mide3 bulantısı çok sık görülen bir durumdur. Bu ağrı ve bulantıların birçok sebebi olabilmektedir. Karın ağrılarının sebebi genellikle kolik Çocuklarda karın ağrısı mide bulantısı, çocuklarda karın ağrısı ve mide3 bulantısı çok sık görülen bir durumdur. Bu ağrı ve bulantıların birçok sebebi olabilmektedir. Karın ağrılarının sebebi genellikle kolik ve kabızlıktır. Fakat daha ciddi sorunlardan da kaynaklanabilmektedir. Bu sebepten dolayı anne ve babaların çocuklarda oluşan karın ağrılarını ve mide bulantılarını hafife almamaları gerekmektedir. Çocuklarında böyle sorunların olduğunu anladıkları zaman hemen bir çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına başvurmalılardır. Genellikle gaz sancıları, kabızlık ya da psikolojik olan bu ağrılar, uzman doktor tarafından tanı konduktan sonra gerekli tedavi uygulanır.  

    Karın ağrılarının en sık sebebi gaz sancılarıdır. Bu sancılar bebeklerde en fazla geceleri meydana gelmektedir. Bebekler süt ile beslendikleri ve henüz yürüyemedikleri için, karınlarında oluşan gazı kolayca atamadıkları için, gidip gelici sancılarla karşılaşabilirler. Büyük çocuklarda ise, karında yüksek derecede sancılar ve ağrılar görülebilmektedir. Çocukta ateş ve kusma görülmemesi karın ağrısının gazdan kaynaklı olduğunun belirtisidir. Karın ağrısının sebebi çoğu zaman gazdan kaynaklanabildiği gibi, bu ağrı ve sancılar apandisite bağlı da olabilmektedir. Çocuklarda karın ağrısı görüldüğü zaman ailelerin aklına genellikle apandisit gelmektedir. Uzman doktor tarafından muayene sonucu apandisit tanısı konulabilir. Fakat tam emin olabilmek için, idrara tahlili, kan tahlili, karın filmi ve karın ultrasonografisi çekilerek anlaşılabilir. İshal de karın ağrılarının en büyük sebeplerindendir. İshale bağlı karın ağrılarında, mide bulantısı ve ateş görülmektedir. Bu ishale bağlı karın ağrısı olduğunun göstergesidir.  

    Çocuklarda Karın Ağrısı Mide Bulantısı

    Çocuklarda başlayan ani karın ağrıları veya kronikleşen ağrıların sebeplerinden bir tanesi, idrar yolu enfeksiyonu ya da idrar yolu taşıdır. Ateş, kusma ve mide bulantılarının da görüldüğü, kasıklara yakın ağrıların olduğu, idrar yaparken yanma, acıma ve sık idrara çıkma bu sebebin belirtilerindendir. İdrar yollarında taş olan çocuklarda ağrı daha şiddetli olur. İdrarın rengi koyu olur. Kabızlığa bağlı olan karın ağrıları, genellikle çocukları tuvalete alıştırırken görülen bir durumdur. Genellikle hafif seyreden kabızlığa bağlı karın ağrısı, zaman zaman şiddetlenebilmektedir. Parazitlerin de sebep olduğu karın ağrısı, mide bulantısına, makat kaşıntısına ve kansızlığa sebep olmaktadır. Bu parazitler bazen, yumak olup bağırsakları tıkamaktadır. Bu da karın ağrısına sebep olmaktadır. Midede oluşan ülser gastrit gibi problemler çocuklarda, göbek çevresinde ağrılara neden olmaktadır. Genellikle hafif bir ağrıdır. Bu ağrılar geceleri daha sık görülmektedir. Bu sorun mide bulantısı ve kusmaya da neden olabilmektedir.  

    Çocuklarda görülen karın ağrısı ve mide bulantılarının diğer sebepleri ise, idrar yolunda oluşan enfeksiyonlar. Süt içen çocuklarda, sütte bulunan ve bir tür şeker olan, laktoza karşı toleranssızlık meydana gelir. Bu da karın ağrısı, gaz sancısı, ishal ve kramplara neden olur. Yedikleri gıdaları hazmedememeleri sonucu da oluşan karın ağrılarının sebebi bulaşıcı sarılıklardan da kaynaklanabilir. Çoğu çocukta psikolojik olarak da karın ağrıları görülmektedir. Bu durum genellikle, okula yeni gönderilen, okula uyum sağlayamayan ve okul ile ilgili sorunlar yaşayıp okula gitmek istemeyen çocuklarda görülmektedir. Ancak karın ağrısı sorununun psikolojik olup olmadığından emin olunması için, uzman bir doktora başvurulmalıdır. 

    ]]>
    Mide Kapakçığı https://www.mide.gen.tr/mide-kapakcigi.html Mon, 01 Oct 2018 23:58:00 +0000 Mide kapakçığı, mide vücutta yer alan ve sindirimde baş rollere hakim olan oldukça önemli organlardan biridir. Mide kadar mide kapakçığı ve mide kapağı da vücut için önemli parçalardan biridir. Mide rahatsızlık Mide kapakçığı, mide vücutta yer alan ve sindirimde baş rollere hakim olan oldukça önemli organlardan biridir. Mide kadar mide kapakçığı ve mide kapağı da vücut için önemli parçalardan biridir. Mide rahatsızlıklarında ve mide ile alakalı olarak gelişen hastalıklarda tüm vücut fonksiyonları neredeyse etkilenerek tüm vücut rahatsız bir hal alır. 

    Reflü, mide kapakçığı ile alakalı bir hastalıktır ve mide kapakçığı hastalığı olarak tanımlanır. Yemek borusu ve mide arasında bulunan mide kapakçığı bazı durumlarda fonksiyonunu tam olarak yerine getiremez. Bu durum bazen mide ile alakalı sorunlardan bazen de alınan gıdalardan kaynaklanır. Mide kapakçığı hastalığı olan reflü, kafein-asitli içecekler, fast-foot tarzı beslenme, kızartma yiyecekler gibi sağlıksız beslenme nedeniyle oluşum gösterebilir. Bu durumda mide kapakçığı fonksiyonunu yitirerek reflü açığa çıkar.

    Mide Kapakçığı

    Reflü topluma çok sık karşılaşılan ciddi bir hastalıktır. Günümüzde çocuklar dahil olmak üzere her yaş aralığında görülmektedir. Yapılan araştırmalara göre toplumda 5 kişiden birinde reflü görülmektedir. Bu hastalık özellikle dengesiz beslenme nedeniyle açığa çıkar. Mide kapakçığı hastalığı olan reflü bazı kişilere hafif seyrederken bazı kişilerde şiddetli yakınmalara neden olabilir. Hafif seyreden reflü tıpta gizli reflü olarak tanımlanır. Mide yanma ya da rahatsızlık hissi olan kişilerin daha ciddi problemlere maruz kalmaması için vakit kaybetmeden bir doktora başvurması yararlı olur.

    Mide kapakçığı hastalığı yani reflü genel olarak ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabilir. Fakat hastalık vücutta çok şiddetli seyrediyor ve ciddi yakınmalara neden oluyorsa ameliyat söz konusu olabilir. Mide kapakçığı ameliyatı birçok ameliyata nazaran oldukça kolay bir ameliyat türüdür ve başarı şansı %100'dür. Mide yanması şikayetlerinde doktor önerisi ile mide kapakçığı ameliyatı olmaktan kaçınmamak gerekir. Aksi takdirde vücutta daha önemli hastalıklar açığa çıkabilir.

    ]]>
    Baş Dönmesi Mide Bulantısı https://www.mide.gen.tr/bas-donmesi-mide-bulantisi.html Tue, 02 Oct 2018 04:02:37 +0000 Baş dönmesi mide bulantısı, Baş dönmesi, yerin ayağın altında kayıyor hissi mide bulantısı, çarpıntı, terleme gibi  çeşitli nedenleri olabilir.Bunlardan bazıları da  vertigo, gebelik, gıda zehirlenmeleri, iç kulak Baş dönmesi mide bulantısı, Baş dönmesi, yerin ayağın altında kayıyor hissi mide bulantısı, çarpıntı, terleme gibi  çeşitli nedenleri olabilir.Bunlardan bazıları da  vertigo, gebelik, gıda zehirlenmeleri, iç kulak iltihaplanmaları başlıca nedenlerdendir. Baş dönmesi, mide bulantısı  ve kusma ile birlikte kendini gösterir. Bunun baslıca ilk nedeni kulak içerisindeki dangeyi sağlayan bölümdeki sorunlardır. Bizim dikkat etmemiz gereken günlük işlerimizi etkiliyorsa derhal bir uzmana başvurmalıyız. 

    Baş dönmesi mide bulan tısında sık rastlanan nedenler; Baş dönmesinin  yarattığı duygu nedeniyle mide bulantısı ve kusmaya neden olabilir.  Baş dönmesi ve mide bulantısına sabah kahvaltı yapmadan öğlene kadar beklemek, aç karnına kahve içmek, kan şekerinin düşmesi başlıca sebeplerdir. Baş dönmesi ve mide bulantısına üst solunum  yolu enfeksiyonlarının orta kulaktaki dengeyi sağlayan bölümde iltihaplanmasına neden olur. Dengeyi sağlayan bu bölüm normal ritminden çalışamaz. Buda baş dönmesine, mide bulantısına, kulak çınlamasına, bulantıya, kusmaya, kulakta işitme kaybına neden olabilir.

    Baş Dönmesi Mide Bulantısı
    Miğren, Migren baş dönmesine ve mide bulantısına neden olan bir nörolojik sendromdur. Migren atakları insanda uykusuzluğa neden olur, ayrıca migren baş dönmesine, mide bulantısına, öğün atlamasına, kan şekerinin düşmesine sebep olur. Ayrıca parlak ışığa, gün ışığına ve yüksek sese duyarli hale gelir. Nadir görülen bazı mide bulantısına ve mide bulantısına sebep  olan bazı hastalıklarda felç durumu, beyin kanaması, beyin tümörü gibi hastalıklarda vardır.

    Baş dönmesi mide bulantısının diğer bir nedeni de düşük tansiyondur. Düşük tansiyonun belirtilerinden biride baş dönmesi, mide bulantısı  ve kusmadır.

    Baş dönmesi ve mide bulantısına bir diğer sebep ise yorgunluktur. On insandan ikisinde yorgunluğa bağlı baş dönmeleri mide bulantıları halsizlikle karşılaşır. Yorgunluk insanda halsizlik, bitkinlik ve enerji düşüklüğüne sebep olur. Vücut direnci düşer buda baş dönmesi ve mide bulantısına sebep olur. 

    Baş dönmesi  ve mide bulantısına sebep olan nedenlerden biride gıda zehirlenmesidir. Dışarıda yediğimiz içtiğimiz yiyeceklere çok dikkat etmeliyiz. Dışarıda tükettiğimiz yiyecekler eve gelinceye kadar her şey normaldir, ancak 2-3 saat sonra karın ağrısı, bağırsakların bozulması, baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma gibi belirtiler baş göstermeye başlar. Biz bunları mide üşütmesiyle karıştırabiliriz ama yanlış düşünmüş oluruz çünkü bu bir gıda zehirlenmesidir. Bazende evde helede sıcak havada beklemiş peynir, yumurta, salatalar ve mayonezden de  gıda zehirlenmesi yaşayabiliriz.

    ]]>
    Mide Yanması Nasıl Geçer https://www.mide.gen.tr/mide-yanmasi-nasil-gecer.html Tue, 02 Oct 2018 18:11:55 +0000 Mide yanması nasıl geçer, mide yanması midenin kendine has olan asidinin yemek borusuna kaçmasıyla gırtlakta oluşturduğu yanma hissinden oluşur. Hastalar mide yanması şikayetini yemek borusu ve gırtlakta yanma şeklin Mide yanması nasıl geçer, mide yanması midenin kendine has olan asidinin yemek borusuna kaçmasıyla gırtlakta oluşturduğu yanma hissinden oluşur. Hastalar mide yanması şikayetini yemek borusu ve gırtlakta yanma şeklinde hisseder. Yemeklerde tüketilen yiyecekler ve midenin hassasiyeti mide yanmasının şiddetini belirler. Tüketilen besinler yemek borusuyla midenin birleşimdeki kasın gevşemesine neden olur. Özellikle acı biber, soğan, baharatlı gıdalar, domates, turşu, çikolata, nane ve kızartma türü yiyecekler bu etkiyi gösterir. Mide yanması zamanında tedavi edilmediğinde yemek borusunda yara, yara nedeniyle darlık ve bu etkilerle yaranın kansere dönüşmesi gibi etkilere neden olur. Bu nedenle mide yanması için ilk başta  gereken önlemler alınmalıdır. Eğer bu şekilde mide yanmasına engel olunamazsa, mutlaka tıbbi tedavilere başvurulmalıdır.

    Mide yanması tedavisi nasıl olur

    Mide yanmasının hastaya verdiği rahatsızlığa ve kişilere göre farklı tedavi yolları uygulanabilir. Bu tedavi sırasında başvurulacak yöntemlerden biri ilaç tedavisinin uygulanmasıdır. İlaçlarla mide asidi nötralize edilir ya da mide asidinin salgılanması engellenebilir. Endoskopik yöntemlerle mide yanması tedavisi henüz yeni geliştirilen bir yöntem olmasına rağmen, bazı hastalarda uygulanmaktadır. Bazı hastalarda cerrahi yöntemle tedavi edilebilir. Bu tedavi sırasında yemek borusunun altı daraltılıp midenin yemek borusu çevresine sarılması yolu takip edilir. Bu cerrahi uygulama mide yanmasına engel olabilir.

    Mide Yanması Nasıl Geçer

    Mide yanmasının geçmesi için ne yapılabilir

    Mide yanması sırasında hastaların alacakları bazı önlemler bu etkiyi azaltacak, hatta kişiyi oldukça rahatlatacaktır. Hastaların yapması gereken ilk şey mide asidini nötralize edebilecek süt içmek ya da içeriğinde asit bulunmayan içecekler tüketmek olmalıdır. Bu şekilde hastaların geçici olsa da, bir süre rahatlayacağı görülebilir.

    Eğer hastalar mide için pastil gibi ilaçlar kullanıyorsa, mide asidi etkilerin azaltılması sağlanabilir. Hasta bir süre asidin neden olduğu yanma etkisinden kurtulabilir. Bu anti asit ilaçların mide yanması için uzun süre kullanılması mümkündür.

    Uzun süreli mide yanması etkisinden kurtulmak için, hastalarda proton pompa ya da histamin blokerleri kullanılmalıdır.

    Kan basıncının artması mide yanması şikayetini tetikleyebilir. Buna engel olmak için hastaların sıkı giysilerden kaçınması, aşırı kilo almaması tavsiye edilir. Obezite mide yanmasının tetikleyici bir etkenidir. Bu nedenle fazla kilolardan kurtulmak, bu sorunu azaltmaya bile yeterli olur.

    Mide yanmasını bazı durumlarda yiyecekler tetikleyebilir. Bu yüzden çikolata, baharatlı gıdalar, acı, turşu gibi ekşi besinler, naneli yiyecekler, kafeinli içecekler, gazlı içecekler, özellikle kimyon baharatı, kızartma besinler tüketmek kaçınmak gerekir. Beslenmenin bir düzene konulması halinde, mide yanması yakınması da azaltılmış olur. Bunun yanında yemeklerin ağır yenmesi, yiyeceklerin iyi çiğnenmesi de mide yanmasına iyi gelir.

    Mide yanması sırasında başın yüksekte tutulması, düz yatılmaması, mümkünse oturulması önerilir. Özellikle geceleri meydana gelen yakınmalarda, yüksek yastıkta yatmak yararlı olacaktır.

    Stresli ortamlardan uzak kalmak, her zaman mide sorunlarına iyi gelecek bir önlemdir.

    ]]>
    Mide Katlama Ameliyatı https://www.mide.gen.tr/mide-katlama-ameliyati.html Tue, 02 Oct 2018 20:29:20 +0000 Mide katlama ameliyatı, gastrik plikasyon denilen bu operasyon bıçak kullanılmadan midenin uzunlamasına daraltılmasını amaçlayan bir işlemdir. Aynı zamanda mide teğelleme, Vertikal sleeve gastric plication, gastrik sle Mide katlama ameliyatı, gastrik plikasyon denilen bu operasyon bıçak kullanılmadan midenin uzunlamasına daraltılmasını amaçlayan bir işlemdir. Aynı zamanda mide teğelleme, Vertikal sleeve gastric plication, gastrik sleeve plication gibi isimlerle de anılır. Bu operasyon sırasında mide kesilmediğinden, midede herhangi bir hasar oluşmaz. Kendi üstüne katlanan mide, içeriye doğru alınır. Operasyon laparoskopik olarak uygulandığından, normal yaşama dönüş kısa olur. Yaklaşık 1,5 saat içinde tamamlanır ve hasta ertesi gün taburcu edilir. 2 hafta kadar sıvı besinler alınarak, normal beslenme düzenine geçilebilir.

    Mide katlama ameliyatında sadece mide hacmi küçültülür. Bu nedenle hasta daha az yemek yer. Midenin içine balon, bant gibi malzemeler konmaz. Bu yüzden mide balonu, mide bandı uygulamalarında olan bulantılar, kusma gibi sorunlar oluşmaz. Yabancı cisimler kullanılmadığından, hastada yaşamsal riskler meydana gelmez. Mide kesilmeden sadece ön ve arka duvar ya da ön duvar kendi üzerine katlanarak dikilir. Ameliyatta 2-3 kat dikiş yapılır ve mide dokuları sağlam bir şekilde tutturulur. Aynı zamanda bu operasyon geri döndürülebilir. Mide kesilmediğinden ya da mide alınmadığından istendiği zaman eski hale dönüş olabilir. Ameliyatın süresi diğer mide ameliyatlarına göre daha kısadır. Operasyon sırasında yabancı cisimlerin kullanılmaması ve hastanede kalış süresinin kısa olması nedeniyle daha ekonomik bir işlemdir. Zayıflama amacıyla rahatlıkla kullanılabilir.

    Mide katlama ameliyatı nasıl uygulanır

    Bu operasyonla zayıflama sağlanması için 2 farklı yol uygulanabilir. Operasyonda ya ön duvar katlaması yapılır ya da an arka duvar katlaması uygulanır.

    Ön duvar katlaması (Anterior Plikasyon): Bu yöntem daha nadir kullanılır. Çünkü arka duvar serbest kaldığından zaman içinde esneyerek, midenin hacminin yeniden büyümesine neden olabilir. Bu yüzden fazla tercih edilmez.

    Arka ve ön duvar katlaması (Lateral plikasyon - Büyük kurvatur katlaması): Bu türde operasyon en fazla tercih edilen mide katlama ameliyatıdır. Midenin ön duvarı ile arka duvarı kendi üzerine katlanarak dikilir. Laparoskopik yöntemler uygulanan operasyonda, karında 4-5 adet 1 cm den küçük kesi açılır. Bir saat süren operasyonda spesifik aletlerle işlem tamamlanır. Oldukça kolay uygulandığından, ekonomik açıdan maliyeti düşük mide küçültme ameliyatıdır.

    Mide katlama ameliyatı hangi hastalar için uygundur

    Bu operasyon obezite nedeniyle tedavi olması gereken hastalara uygulanabilir. Mide katlama ameliyatı vücut kitle indeksi 50 kg/m2 den fazla olan kişiler, kısa sürede yapılabilir. Mide bandı, bypass ameliyatı olmak isteyenler içinde alternatif tercihtir.

    Mide katlama ameliyatının riskleri var mı

    Bu operasyonda mide kesilmemektedir. Sadece kendi üzerine katlanır, dikilerek sabitlenir. Hastaya bıçak uygulanmaz. Ancak bu operasyon hakkında ciddi sorunlar bildirilmiş, ölümlü sonuçlar olmuştur. Ameliyatın kendisi riskli olmasa da, deneyimsiz kişiler tarafından uygulandığında, operasyon ortamı uygun olmadığında, mide duvarında hasar olabilir. Bu türden yararlanmalar sonucunda ölümcül komplikasyonlar ortaya çıkabilir.

    Obezite sorununda kullanılan bu tür tedavi seçeneklerinde bazı risklerde bulunmaktadır. Hastanın obezite düzeyi bu riskleri ortaya çıkarır. Hastada kalp pompası ve akciğer kapasitesi sınırlı olduğundan, ameliyat öncesinde ve sonrasında hastalar dikkatli bir şekilde izlenmelidir. En küçük şikayet bile dikkate alınmalıdır. Özellikle ameliyattan sonraki ilk ay bu açıdan önemlidir.

    Mide katlama ameliyatı nasıl etki yapar

    Ameliyatta hastanın mide hacmi küçültülür. Bu hastanın yemek porsiyonlarının küçülmesine neden olur. Az yemekle hastada doygunluk hissi oluşur. Öğünlerin arasındaki açlık hissi azalır. Daha uzun süre tok kalınır. Mide yerinden çıkarılmadığı için, hücrelerde kayıp olmaz. Ancak zamanla midenin katlanması nedeniyle etkinlik azalabilir. Ameliyatla mide tüpl]]> Mide Fesadı https://www.mide.gen.tr/mide-fesadi.html Wed, 03 Oct 2018 04:24:10 +0000 Mide fesadı, mide fesadı genellikle besinleri fazla çiğnemeden mideyi aşırı şekilde doldurma hızlı yemek yeme gibi durumlarda oluşur. O kadar çok ve sık yapılan bir durum olduğundan artık kalıplaşmış bir deyim haline gelmi Mide fesadı, mide fesadı genellikle besinleri fazla çiğnemeden mideyi aşırı şekilde doldurma hızlı yemek yeme gibi durumlarda oluşur. O kadar çok ve sık yapılan bir durum olduğundan artık kalıplaşmış bir deyim haline gelmiştir mide fesadı. Sıcak havalarda daha çok rastlanan bir durumdur. Çok fazla yemek yendiğinde ya da alakasız yemekler üst üste yenerek karıştırıldığında da meydana gelir. Bu kelime grubunun anlamı türk dil kurumunda ise çok ve çeşitli yemenin sebep olduğu bir mide rahatsızlığı olarak geçer. Mide fesadı geçirmenin temel olarak belirtileri, başta karında ve mide de aşırı bir doluluk hissi oluşur ve kusma isteği meydana gelir. Daha sonra çok şiddetli karın ağrıları meydana gelir. Kişi de genel bir rahatsızlık ve huzursuzluk oluşumuna sebep olur. Mide ve karında patlayacakmış gibi bir his oluşur. Göğüs kafesinde ağrılar meydana gelir. Mide ağrısına ek olarak acıma yanma ve ekşime oluşur. Bir kaç saat bu devam eder. 


    Mide Fesadı
    Mide fesadı, mide fesadı geçiriyorsanız doktora başvurabilir ya da kendinizi rahatlatmaya çalışabilirsiniz. Sade bir soda içmek sizi rahatlatabilir. Yürüyüş yapabilirsiniz sindirimi kolaylaştırarak sizi rahatlatır. Şekersiz bir nane çayı ya da Ihlamur içebilirsiniz, sıcak su içebilirsiniz. Sakız çiğneyin geç saatler ise hemen uyumamaya dikkat edin. Yürüyerek kendinizi rahatlatın. Öldürücü bir hastalık değildir bu nedenle korkmanıza gerek yoktur fakat bir süre sizi rahatsız edecektir. Bu nedenle yeme içme alışkanlıklarınızı gözden geçirerek daha dikkatli ve özenli olarak yemek yemelisiniz. Midenizi hızlı yiyerek tıka basa doldurmaktan kaçınmalı ve yemekleri iyice çiğneyerek tüketmelisiniz. Yemekten sonra yarım saat yürüyüş yaparak hem mide fesadını önler hem de daha sağlıklı bir yaşam sürersiniz.
    ]]>
    Mide Kurdu https://www.mide.gen.tr/mide-kurdu.html Wed, 03 Oct 2018 09:23:09 +0000 Mide kurdu, aslında fark edilmese bile birçok insanda bulunan bir tür parazit çeşididir. Bu parazitler oldukça bulaşıcıdır ve aile içerisinde rahatlıkla bulaşabilir. Bu parazitlerin aslında adı kıl kurdudur ve bi Mide kurdu, aslında fark edilmese bile birçok insanda bulunan bir tür parazit çeşididir. Bu parazitler oldukça bulaşıcıdır ve aile içerisinde rahatlıkla bulaşabilir. Bu parazitlerin aslında adı kıl kurdudur ve birçok yerde bağırsak kurdu olarak geçmektedir. bu kurtlar bazen mideye kadar dağılırlar. Bu durumlarda kişi kesinlikle bir doktora başvurmalıdır.  Mide kurdu yumurta ile çoğalmalar gösteren bir canlıdır ve bir mide kurdu bile birçok yumurta salgılayabilir. Bu kurdun bıraktığı yumurtanın bir şekilde insan vücuduna girmesi ile oluşan bu parazitler kişide birçok soruna neden olabilmektedir.  Mide kurdu nasıl bulaşır sorusunu hepimiz merak etmişizdir. Bu soruya şu şekilde kolay ve kısa bir şekilde cevap verebiliriz.  Dışarıdan aldığımız birçok ürün ve dışarıda yediğimiz birçok et ürünleri içerisinde özellikle bu kurtlardan barındırır. Bu kurtların bir tanesi bile bir gün içerisinde yüzlerce yumurta bırakmaktadır. Dışarıda satılan yiyeceklerde ya da ürünlerde hijyen kurallarına tam olarak uyulmadığı için  ürünlere ve yiyeceklere bulaşan bu parazitler insan vücuduna bu şekilde girerler. Bazende pis içme sularından insan vücuduna kolayca giren bu parazitler insan vücudunda hızlı bir şekilde çoğalırlar. 

    Tüm bu yollarla insan vücuduna giren bu canlıların daha birçok şekilde insan vücuduna girmeleri mümkündür. Pazardan alınan sebzelerin iyi yıkanmaması da başlıca nedenlerdendir. Bu parazitler en çok küçük çocuklarda görülmektedir. Bunun nedeni küçük çocukların hijyen kurallarına çok daha az uymasıdır. Mide kurdu kişilerde bir çok şekilde kendisini belli etmektedir ve bu belirtiler çok şiddetli bir şekilde kişiyi rahatsız etmektedir.  Birçok çeşidi olan mide kurdunun çeşidine göre belirtileri de farklı olabilmektedir. Fakat her ne tür olursa olsun genel belirtileri aynıdır. Çocuklarda görülen garip karın ağrılarının nedenlerinden biri mide kurdu olabilmektedir. Bu kurtlar kişilerin yediklerinden beslenebilmektedir. Sık sık ishal durumları ve kabızlık durumları bu  kurtların mide ve bağırsağın asıl çalışma dengesini bozmasından kaynaklanabilmektedir. Özellikle çocuklarınızda söylediğimiz ve söyleyeceğimiz belirtilerin görülmesi durumunda acilen sizlerde önleminizi almalısınız. Kişide bunalım ve huzursuzlukta bu kurtların belirtilerindendir. En çok sorun olan ve kişileri rahatsız eden bir belirti olan makatta kaşıntıdır. Bu belirti kurdun varlığının kesin kanıtıdır. Sürekli olarak kaşıntı mide kurdunun olduğunun belirtisidir.  Bunun yanında en büyük belirtilerden biride geceleri diş gıcırdatma ve salya akıtmadır. Tüm bu belirtilerin görüldüğü kişilerde mide kurdu görülme ihtimali oldukça yüksektir. 

    Mide Kurdu
    Mide kurdundan kurtulmak için birçok bitkisel ve tıbbı yöntem bulunmaktadır. Öyle ki gelişen tıp ile birlikte çok kolay ve çok hızlı bir şekilde bu tür sorunlarınızdan kurtulabilirisiniz. Tıbbi yöntem olarak ilk önce doktor kontrolü altında verilen bir ilaç ile kısa bir sürede bu kurtlardan kurtulabilirsiniz. Doğal yöntemlerinde biri ise kabak çekirdeğidir. Çiğ kabak çekirdeğinin bolca tüketilmesi ile çok kısa bir süre içerisinde bu kurtlardan kurtulabilirsiniz. Eğer sizde bu kurtların varlığından şüphe duyuyorsanız bu yöntemi denemenizde fayda vardır. Mide kurdu olan kişilerin oldukça hijyenik olması gerekmektedir. Yatak örtüleri ve iç çamaşırları çok sık bir şekilde değiştirilmelidir. Makat bölgesi ise çok temiz tutulmalıdır. Bu şekilde devam eden disiplinli bir hijyen sayesinde bu kurtlardan kurtulma süreniz kısalacaktır. 
    ]]> Hamilelikte Mide Ağrısı https://www.mide.gen.tr/hamilelikte-mide-agrisi.html Wed, 03 Oct 2018 21:11:52 +0000 Hamilelikte mide ağrısı, hamilelik bayanların istediği fakat içerisinde bulunulan dönemde zorlukların ve bir takım rahatsızlıkların yaşandığı dönemdir. Hamilelikte anne adaylarının şikayetçi olduğu en önemli durumla Hamilelikte mide ağrısı, hamilelik bayanların istediği fakat içerisinde bulunulan dönemde zorlukların ve bir takım rahatsızlıkların yaşandığı dönemdir. Hamilelikte anne adaylarının şikayetçi olduğu en önemli durumlardan biri şiddetli mide ağrılarıdır. Hamilelik döneminde meydana gelen bu ağrılar bir hastalık değildir. Sadece gebeliğin yaptığı fizyolojik değişmeler sonucu oluşan bir durumdur. Hamilelik sürecinde salgılanan hormonların etkisiyle sindirim sisteminde yavaşlama kas sisteminde gevşeme hali yaşanır. Bu durumda sindirimi ve dolayısıyla mideyi etkiler. Bağırsaklarda meydana gelen yavaşlamalar ve bundan dolayı dışkının atılamaması sindirilemeyen gıdalar mideye baskı yapar ve şiddetli ağrı oluşumlarına sebep olur. Ayrıca bebeğin büyümesi ile birlikte rahimde büyür ve rahim büyüdükçe mideye baskı yapar bu baskı sonucu ağrılar oluşur. 

    Hamilelikte Mide Ağrısı
    Hamilelikte mide ağrısı, mide ağrısı şikayetlerini en aza indirmek için mideyi uzun süre aç bırakmamak gerekir. Az az sık yemek daha doğrudur. Uzun süre aç kalınıp birden yenirse bu mide de ağrılara sebep olur. Öğünlerimiz sık ve sağlıklı yiyeceklerden oluşmalıdır. Yiyecekleri iyice çiğnemelisiniz ki sindirim kolaylığı olsun. Mide ağrınız şiddetlenirse ılık bir bardak süt içebilirsiniz. Vücudunuzu özellikle de karnınızı sıkan kıyafetlerden uzak durun. Aşırı yağlı yiyecekler, kızartmalar, hazır fastfood yiyeceklerden, kahve, kola, çay, baharatlı yiyeceklerden uzak durun. Sigara ve alkol tüketiminden kaçının. Yatarken yüksek bir yastık kullanmak da iyi gelecektir. Yatmada hemen önce yemek yemekten kaçının. 
    ]]>
    Mide Ağrısı Belirtileri https://www.mide.gen.tr/mide-agrisi-belirtileri.html Thu, 04 Oct 2018 08:16:58 +0000 Mide Ağrısı Belirtileri, Mide ağrıları hemen hemen her kişinin sürekli olarak karşılaşmış olduğu problemlerden biridir. Oluşmakta olan mide ağrılarından dolayı kişiler bazen aşırı derecede zorlanarak şiddetli ağrılar Mide Ağrısı Belirtileri, Mide ağrıları hemen hemen her kişinin sürekli olarak karşılaşmış olduğu problemlerden biridir. Oluşmakta olan mide ağrılarından dolayı kişiler bazen aşırı derecede zorlanarak şiddetli ağrılar çekmektedir. Mide ağrıları genel olarak kramplar şeklinde ani olarak beliren türden olan rahatsızlıklardır. Vücudumuzda belirmekte olan mide ağrıları genel olarak bir mikroorganizmanın vücut sistemimizi olumsuz yönden etkilemesi ile belirti göstermektedir.Mide ağrıları yenilmekte olan yiyeceklerden yada hazır olan gıdaların tüketilmesinden dolayı rahatsızlık oluşturmasından dolayı belirti göstermektedir. Mide rahatsızlığı oluşumunda gaz oluşumları belirmektedir. 

    Mide ağrısı belirtileri hususunda bu makalemizde bazı bilgiler paylaşacağız. Mide ağrıları belirtileri olarak ilk başta yüksek ateşlenmeler ve kusma rahatsızlığı belirti göstermektedir. Mide ağrısı oluşmasında fazla yemek yemek yada hızlı olarak yemek yemek, yemeği fala kaçırmak sindirim sisteminin zorlanmasına neden olur ve mide ağrısı belirtilere meydana getirir. Mide ağrısının giderilmesi için fazla olarak yenilmekte olan yemeklerin azaltılması gerekli, düzenli olarak yürüyüş yapılması gerekmektedir. 

    Mide ağrısı belirtileri arasında enfeksiyon sorunları da ilk gelen nedenlerdendir. Bakteri veya virüslerin sindirim sistemine etki etmesi ile vücuda olumsuz etkiler oluşturur. Bu  enfeksiyonların vücuttan atılması içinde vücut doğal olarak harekete geçer ve vücut tepki olarak kusma yada ishal olarak belirti gösterir. Bakteriyel enfeksiyonlar gıda zehirlenmeleri ile meydana gelir fakat bakterilerin neden olduğu farklı türden hastalıklar karın ağrısı ile de mide ağrısı belirtilerini meydana getirir. İdrar yolu enfeksiyonu, zatürre, boğaz enfeksiyonu gibi belirtilerde mide ağrısı belirtileri olarak kendini göstermektedir. 

    Mide Ağrısı Belirtileri
    Virüsler mide gribi denilmekte olan bazı oluşumlara yol açmaktadır. Mide ağrıları, bulantılar, kusma gibi belirtiler yemek yenildikten sonra meydana gelir ve bu oluşumların insandan insana geçmesi çok kolaydır ve kişiden kişiye bulaşması kaçınılmaz olmaktadır. Kişilerin bu hususta ellerini sık sık yıkmaları ve yenilmekte olan yiyeceklerin özenle saklanmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu hususlara uyulmaması durumunda mide ağrısı belirtilerini meydana gelecektir. 

    Mide ağrısı belirtileri olarak kabızlık, tahriş ve iltihaplanma, gıda intoleransı, anatomik problemler, stres ve aşırı olan kilolar belirti olarak görülmektedir. 
    Mide ağrısı belirtilerinde kabızlık kişilerin beslenmelerinde fazla olarak sıvı kullanmamasından meydana gelebilir. Kabızlık oluşumu ise mide ve karın ağrısı belirtisi olarak kendisini gösterir. Tahriş ve iltihap oluşumu iç organlarda ki şişkinlik ve tahriş oluşumu gibi sorunlar mide ağrısı belirtileri oluşturur. Gıda intoleransı oluşumu hazımsızlık veya yemeğin aşırı derece yenilmesinden kaynaklı olarak mide şikayetlerine yol açmaktadır. Hazır olan gıdaların tüketimi de bu oluşumlara yol açabilmektedir. Kişiden kişiye mide rahatsızlıkları belirtileri değişiklik gösterebilir. Yani her kişide mide ağrısı belirtileri aynı türden oluşan ağrı ve oluşumları göstermez. Stres oluşumunda ise mide ağrısı belirtileri kişilerin aşırı derecede olan stres, yoğunluk ve buna benzer sebeplerden dolayı bulantı kusma oluşumları oluşturabilir. 

    Yukarıda belirtilmekte olan hususlar mide ağrısı belirtilerine yol açmaktadır. Kişilerce yenilmekte olan yiyeceklerin dezenfekte edilmesi ile tüketilmesi, kişilerin el temizliğinin sürekli olarak önemsenmesi de mide ağrısı belirtilerinin önlenmesi için gereken önlemlerdir.
    ]]>
    Mide Kazınması https://www.mide.gen.tr/mide-kazinmasi.html Thu, 04 Oct 2018 17:55:37 +0000 Mide kazınması, halk arasında açlığın olduğunu anlatmak için kullanılan bir deyimdir. Acıkma nedeniyle midenin zil çalması gibi etkile hissedilen mide kazınmasının bazı kötü alışkanlıklardan, hatalı beslenme Mide kazınması, halk arasında açlığın olduğunu anlatmak için kullanılan bir deyimdir. Acıkma nedeniyle midenin zil çalması gibi etkile hissedilen mide kazınmasının bazı kötü alışkanlıklardan, hatalı beslenmeden ya da bazı hastalıklardan kaynaklanıyor olması da söz konusudur. Yani mide kazınması sadece açlıkla bağdaştırılmamalıdır. Bunun altında yatan sebeplerin ortaya çıkarılması gerekir. Özellikle sıkça bununla karşı karşıya kalanlar buna dikkat etmelidir.

    Mide kazınması hangi sebeplerden olabilir

    Safra azlığı: Eğer lifli besinlerden yoksun bir beslenme alışkanlığınız varsa, midenizdeki boşluğun önüne geçemezsiniz. Bu nedenle açlık tetiklenir. Bunun sebebi beslenmeyle alınan sıvıların safra tarafından emilmiş olmasıdır. Bu bağırsağın dolmasına neden olarak, sindirimi tetiklemektedir. Lifli besinler vücut için gerekli olan yiyeceklerdir. Bunu tüketmeyen kişilerde mide kazınması ve açlık hissi daha fazla olur. Daha çok sıkı diyet programı uygulayanlarda ve tek yönlü beslenenlerde bu sorun görülür.

    Hormon azlığı: Eğer kendinizin bilinçli beslendiğini düşünüyor, sağlıklı bir diyetinizin olduğunu düşünüyor, fakat yine de kilo alıyorsanız, tiroit bezinde sorun olabilir. Tiroit az çalıştığında metabolizmanız bundan etkilenir. Hipotiroidi denilen sorun açlık hissetmenize yani mide kazınması sorunu yaşamanıza neden olabilir. Bunun belirlenmesi için bir kan testi yaptırmalısınız.

    Alınan sıvı miktarının az olması: Günlük yeteri kadar sıvı almamak, açlık hissini tetikler. Suyu az içen kişiler mide kazınmasına ya da ağız kuruluğuna hazırlıklı olmalıdır. Bu nedenle her zaman yanınızda su bulundurmalı ve içmelisiniz.

    Mide Kazınması

    Az miktarda ışık almak: Gün ışığını az almak, kişilerin olumsuz etkilenmesine neden olur. Özellikle metabolizma kötü etkilenir. Vücut hemen korumaya geçerek, yağlı ve tatlı yiyeceklere yönelir. Bunun nedeni bu besinlerin endorfin salgılamasıdır. Bu şekilde insanlar kendilerini mutlu etmeyi hedefler. Bunun yerine dışarıya çıkarak gün ışığından yararlanmalısınız. Spor yaparak endorfin salgılatmalısınız.

    Fazla atıştırmak: İnsanların yedikleri besinler duygu dünyasına da yansır. Makarna yediğinizde stresiniz gider, çikolata yediğinizde kalp sağlığınız olumlu etkilenir mutlu olursunuz. Fakat bu etkiler sadece besinler tüketilirken gerçekleşir yani kısa süreli olur. Uzun süre tok kalmanızda mümkün olmaz. Bu nedenle fazla atıştırmalık tüketerek, kalori almaktansa, açlığın neden kaynaklandığının araştırılması gerekir.

    Kullanılan ilaçlar: Kullanılan bazı güçlü ilaçlar histamin reseptörlerini bloke ederek, açlık hissine yani mide kazınmasına neden olabilir. Özellikle migren ilaçları, sakinleştiriciler, kortizon içeren, hormon içeren ilaçlar bunda etkili olur.

    Şekeri fazla tüketmek: Araştırmalarda anne sütüyle beslenen bebeklerde bile şekerin insanları mutlu ettiği tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra tatlının  açlık hissine neden olduğu da belirlenmiştir. Tatlılar, beyaz ekmek, soft içecekler, reçeller kan şekeri seviyesini arttırmaktadır. Kandaki şeker oranı hızlı bir şekilde düşmektedir. Bu oranın normalin altına düşmesi halinde, mide kazınması yani açlık hissi duyulur. Bu yüzden faydalı karbonhidratlar tüketilmeli, beyaz un dışında tam buğday unundan yapılan ürünler tercih edilmelidir. Tatlı yerine meyve tüketilmelidir.

    Stres altında olmak: Vücutta stres hormonlarının fazla miktarda salgılanması halinde kendinizi tok hissedemezsiniz. Mideniz kazınır, her an bir şeyler yemeyi düşünürsünüz. Hormon seviyeleri ile açlık arasında müthiş bir bağlantı bulunmaktadır. Bu yüzden stresli olan kişiler mutlaka önlem almalı ve uygun şekilde bir plan uygulamalıdır. Bu süreçte gevşeme egzersizleri yapılmalı ve stresle baş etmek için önemli bir adım atmalısınız.

    ]]>
    Mide Kası https://www.mide.gen.tr/mide-kasi.html Fri, 05 Oct 2018 12:06:45 +0000 Mide kası gelişimi biz insanlar için çok önemli olan bir husustur. Mide kasının gelişim göstermesinde yapılmakta olan vücut hareketleri oldukça etkili olmaktadır. Kişiler vücut görünümlerinin düzenli olabilmesi için b Mide kası gelişimi biz insanlar için çok önemli olan bir husustur. Mide kasının gelişim göstermesinde yapılmakta olan vücut hareketleri oldukça etkili olmaktadır. Kişiler vücut görünümlerinin düzenli olabilmesi için bazı egzersizler ve spor hareketleri yapmaktadırlar ve bu nedenle spor salonlarına fazlaca paralar dökmektedirler. Kişiler mide kasların geliştirmek için farklı yöntemler deneseler de verimli olarak çalışma sağlamadıkları için hiç bir fark oluşturamazlar. Spor salonlarına fazlaca vakit ve paralar harcamanın yanı sıra evlerinizde kendiniz spor ve kas geliştirme hareketlerini kolayca yapabilirsiniz ve fazla vakit harcamadan bu olayın üstesinden gelebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece egzersiz programı hazırlamak ve hazırlanan egzersiz programına düzenli olarak uymak olacaktır. Mide kasınızı geliştirmek amacı ile dumbel kullanımı sizlere önerebiliriz.

    Mide kası geliştirme hareketleri yapmak gerekecekse eğer illa ki spor salonlarına gitmek gerekmemektedir. Evde rahatlıkla mide kasları geliştirmek amacı ile spor hareketleri yapabilirsiniz. Fakat sürekli olarak yapılacak olan spor hareketleri ve egzersizler ile dengeli beslenme uygulanmalı ve beslenmeye özenle dikkat edilmelidir. Yapılmakta olan bütün mide kası geliştirme hareketlerinde mideyi içeriye çekmek unutulmamalıdır. Bu sayede mide kasları içerisinde çapraz karın kasları çalışma göstererek mide kaslarının gelişimi sağlayacaktır.

    Mide Kası
    Mekik çekmek mide kasının gelişmesinde önemli düzeyde etki sağlayacaktır. Mekik için sırtınızın üzerine olacak şekilde yere yatılır, sonrasında derin bir nefes alınarak karın içeriye çekilir, gözler yukarı dikilerek tavana bakılır, vücudun üst kısmı 45 derece açıda yerden kalka, boyun çekilmez eğer boyun çekilirse boyun ağrıları oluşur ve migrene dönüşebilir. Bu pozisyonda 3-5 saniye kalınır daha sonra ilk olarak alınan pozisyona geri dönülerek hareket aynı şekilde tekrarlanır. Bu hareket 20 dakika kadar sürekli olarak 5 dakika aralıklarla uygulanır.

    Vücudun yan taraflara eğilerek hareket ettirilmesi, kişi dimdik olacak şekilde ayakta durur ve mideyi içeri doğru çeker, ayaklar düz olacak şekilde uzatılır ve eller yanlarda olacak şekilde bekletilir. Üst vücut sistemi karşıya bakacak şekilde olacaktır ve o şekilde yanlara hareket edilerek mide kasının oluşması sağlanır.

    Mide kası için yanlara dönme hareketi, ayaklar dk tutularak mide içeri doğru çekilir, ayaklar sabit olacak şekilde üst vücut sistemi soldan sağa olacak şekilde döndürülecektir. Bu hareket sağlandığı vakit iç ve dış tarafta bulunmakta olan mide kasınız çalışmaya başlayacaktır. Bu hareketin yapılması ile vücut sisteminde olan kasılmalar farklı bölgelerde olacaktır. Bu hareket sürekli olarak 5 dakika aralar ile 20 dakika kadar uygulanır ve diğer harekete geçmek için 15 dakika kadar dinlenme sağlanır. 

    Mide kasının oluşması için çifte mekik yöntemi, yapılmakta olan tüm mekik hareketleri ile mide kasları çalışma gösterir fakat bu bölgelerin farklı olarak çalışması için yapılmakta olan hareketlere dikkat edilmesi gerekmektedir. Sürekli olarak mide kası için aynı mekik hareketleri yapılmaz. Her bölge için farklı hareketler yapılmaktadır. Çifte mekik hareketi diz kaldırma hareketi ile birleşmesi ile alt karın kaslarının da çalışmasını sağlamaktadır. Bu hareketin yapılması için sırt üstü yere yatılır, ayaklar havaya dikilir ve dizler 90 derecelik bir şekilde kaldırılır, derin bir nefes alınarak mide kası içeri çekilmesi sağlanır. Üst vücut sistemi 45 derecelik bir açı ile yerden yukarı kaldırılır. Kasılma olan mide kası bölgesinde bir kaç saniye durulur ve bu hareket  dakika boyunca tekrarlanır. Düzenli olarak bu hareketlerin yapılması ile mide kaslarının şekillenmesi yada daha sağlıklı olması sağlanır.
    ]]>
    Gebelikte Mide Bulantısına Ne İyi Gelir https://www.mide.gen.tr/gebelikte-mide-bulantisina-ne-iyi-gelir.html Fri, 05 Oct 2018 14:15:50 +0000 Gebelikte Mide Bulantısına Ne İyi Gelir, Gebelikte mide bulantısı hamile kadınların neredeyse %80'ine rahatsızlık veren; vücuttaki bazı hormonların seviyelerindeki artışa bağlı olan; çoğunlukla gebeliğin 6-14. bazı kad Gebelikte Mide Bulantısına Ne İyi Gelir, Gebelikte mide bulantısı hamile kadınların neredeyse %80'ine rahatsızlık veren; vücuttaki bazı hormonların seviyelerindeki artışa bağlı olan; çoğunlukla gebeliğin 6-14. bazı kadınlarda ise 4-17. haftaları arasında ekseriyetle sabahları yoğun olmak üzere gün içinde de etkileri süren bir durumdur. 

    Gebeliğin beraberinde kokulara karşı hassasiyeti de getirmesi nedeni ile bulantının önlenmesi güç olabilmektedir. Hamile kadınlarda bebeğin beslenmesine mani teşkil etmeyecek düzeydeki bulantı ve kusmalar normal karşılanmaktadır. Ancak aşırı derecede rahatsızlık hissedilen durumlarda anne ve bebek sağlığı için doktora başvurmak önemlidir. 

    Gebelikte mide bulantısına;
    • çok miktarda şeker ve kafein içermeyen, taze sıkılmış meyve ve sebze suları türünden bol sıvı alımı; 
    • soğuk tüketilecek meyve, 
    • hafif tuzlanmış salatalık, 
    • taze nane yaprakları, 
    • taze zencefil dilimleri,
    • limon ve turunçgiller,
    • yüksek lif oranlı, az miktarda yağ içeren, sindirimi kolay, güçlü aromatik baharatlar içermeyen, kızarmış olmayan az porsiyonlu yemekler,
    • kızarmış ekmek iyi gelmektedir. 
    Gebelikte Mide Bulantısına Ne İyi Gelir
    Yaşam alanının sıcaklığının yüksek oluşu bulantıyı artıran sebeplerden olduğundan, evin ya da çalışma ortamının sık sık havalandırılıyor olması çok önemlidir. Güne başlarken, yataktan kalkmadan yağsız ve az tuzlu atıştırmalıklar ya da birkaç tuzlu kuru yemiş tüketmek, ardından 3-5 dakika kadar daha yatakta uzanmak ve sonrasında limon dilimleri atılmış yarım bardak su içmek bulantıyı nispeten azaltacaktır. Gebenin çok dolu bir mideyle dolaşmak yerine, gün boyu az ve sık beslenmesi daha rahat ve sağlıklı bir hamilelik geçirmesine yardımcı olacaktır. 
    ]]>
    Mide Zehirlenmesi https://www.mide.gen.tr/mide-zehirlenmesi.html Sat, 06 Oct 2018 02:59:20 +0000 Mide zehirlenmesi, bu tabir yemek sonrasında ortaya çıkan karın ağrısı, bulantı ve kusma gibi etkiler görüldüğünde kullanılabilir. Bu durum mide zehirlenmesinden ziyade besin zehirlemesidir. Belirtilerin geçmemesi h Mide zehirlenmesi, bu tabir yemek sonrasında ortaya çıkan karın ağrısı, bulantı ve kusma gibi etkiler görüldüğünde kullanılabilir. Bu durum mide zehirlenmesinden ziyade besin zehirlemesidir. Belirtilerin geçmemesi halinde en kısa sürede doktora gidilmeli ve tedaviye başlanmalıdır. Besin zehirlenmesi gıdalarla oluşan mide ve bağırsakları etkileyen bir durumdur. Bakteri ve toksinlerle temas etmiş olan besinler tüketildiğinde, midede zehirlenme etkisi göstererek kişilerin rahatsızlığına neden olur. Bu besinlerde görünürde bir değişiklik olmasa da, mide zehirleme etkisi meydana gelebilir.

    Mide zehirlenmesi belirtileri

    Bu belirtiler mikroorganizmanın türüne ve rahatsızlığın şiddetine göre değişebilir. Besin zehirlenmesindeki kuluçka süresi farklı olabilir. Bazılarında 30-60 dakika içinde belirtiler ortaya çıkarken, bazılarında 6-12 saat geçmesi gerekebilir. Hatta bir hafta sonrada etkisini gösterebilir. Genellikle kişiyi 1-3 gün kadar ya da 1 hafta kadar etkisi altına alabilir. En fazla görülen belirtiler içinde, enfeksiyondan kaynaklanan bulantı ve kusma, ishal ve karın ağrısı görülür. Zehirlenmenin nedenine göre ateş, kanlı dışkılama, üşüme, kas ağrısı, susuz kalma, bitkinlik gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Nadiren sinir sistemini etkileyecek kadar zararlı etkiler ortaya çıkabilir. 

    Mide zehirlenmesinin nedenleri

    Besinlerin hazırlanmasında ve sunumunda hijyene uyulmaması, sonradan saklama koşullarının uygun olmaması halinde besinlerle bulaşan toksin ve mikroplar mide zehirlenmesine neden olabilir. İyi pişirilmeyen ya da pişirme sırasında besinlere temas etmekle ya da ellerin yıkanmadığı durumlarda besin zehirlenmesi yani mide zehirlenmesi geçirilebilir. En yaygın olarak pastörize edilmeyen süt, çiğ kümes hayvanları, kırmızı et, suyun içindeki bakteriler bu tür zehirlenmeye neden olabilir. Nadiren kimyasallarda zehirlenme etkisi gösterebilir.

    Mide Zehirlenmesi

    Mide zehirlenmesini kolaylaştıran etkenler

    Bu şekilde besinlerden kaynaklanan zehirlenmeye bakteriler neden olur. Oda ısısında çoğalan ve yaşamlarına devam eden bakterilerin yok edilmesi için, besinlerin yüksek ısıda pişirilmelidir. Bunun yanında homojen şekilde pişirme yöntemi kullanılmalıdır. Bakteriler yüksek ısıda yaşayamaz, düşük ısıda da çoğalamazlar. Bu yüzden besinlerin + 4 derecenin altında saklanması, hatta derin dondurucuya atılması gerekir. Bu bakteri üremesini engelleyecektir. Bakteri üremesine asitli ortamlar, gıdalar ve düşük nem oranı engel olur. Kahve, çay, pastörize edilen süt, iyi pişmiş besinler güvenilerek tüketilecek gıdalar arasındadır. Bunlara dikkat edilirse mide zehirlenmesinden uzak kalınabilir. Bunun dışında mide asidini azaltmak için kullanılan  ilaçların bilinçsiz kullanılması, gereksiz yere kullanılması mide zehirlenmesi nedenleri arasındadır. Buna da dikkat edilmesi gerekir.

    Mide zehirlenmesi tanısı

    Tanı için kişide bulantı ve kusma, ishal, karın ağrısı, kramp gibi sindirim sistemi sorunlarına ait olan belirtilerin olması gerekir. Bu sorunların alınan tedbirlere rağmen geçmemesi halinde, hemen doktora gidilmelidir. Özellikle besin zehirlenmesinden şüphe edilen yaşlılarda, bebeklerde daha erken müdahale edilmesi gerekir. Yapılan fiziki muayene sonrasında, belirtiler değerlendirilerek mide zehirlenmesinin tanısı konulabilir. Bakterinin laboratuvarda belirlenmesiyle birlikte tedaviye geçilir. 

    Mide zehirlenmesi tedavisi

    Kendiliğinden geçmeyen zehirlenme durumunda, tedavide kaybedilmiş olan sıvının yerine konması, minerallerin yerine konması ve bakterilerin yok edilmesi gerekir. Hastaya ağızdan veya damardan sıvı verilir. Bakteri tespit edilince bunun için antibiyotik tedavisi uygulanır. Tedavide ishalin kesilmesine gerek olmaz. Çünkü bakterilerin dışkıyla atılması hedeflenir. Mide zehirlenmesinden korunmak için, beslenmede hijyene ve besinlere dikkat edilmelidir.

    ]]>
    Çocuklarda Mide Bulantısı https://www.mide.gen.tr/cocuklarda-mide-bulantisi.html Sun, 07 Oct 2018 01:16:47 +0000 Çocuklarda mide bulantısı, mide bulanması midenin kendisini boşaltmasını istemesi durumunda meydana gelir. Bu nedenle mide bulantısı karın kaslarının kasılması ile kusma yoluyla midedeki maddelerin dışarı atılmasını sağlar Çocuklarda mide bulantısı, mide bulanması midenin kendisini boşaltmasını istemesi durumunda meydana gelir. Bu nedenle mide bulantısı karın kaslarının kasılması ile kusma yoluyla midedeki maddelerin dışarı atılmasını sağlar. Çocuklarda meydana gelen mide bulantılarının bir çok sebebi vardır. İdrar yolu enfeksiyonları, bulaşıcı hastalıklar, menenjit, kızıl gibi hastalıklar mide bulantısına sebep olur. Mide bulantısının geçmesi için enfeksiyonun atılması gerekir. Zehirlenmelerde mide bulantılarının başlıca sebeplerindendir çünkü bazen aile çocuğun ne yediğini göremeyebilir ve çocuk zehirlenmeye maruz kalır. Bu durumda mide bulantısı yenilen yiyecekten altı saat sonra başlar. Çok şiddetli bir durum değilse bir iki günde geçer fakat ağır ve tehlikeli bir durumsa karın ağrılarını da beraberinde getirir. Bu durumda acilen doktora başvurmak gerekir. 

    Çocuklarda Mide Bulantısı
    Çocuklarda mide bulantısı, mide ve bağırsak hastalıkları apandisit de mide bulantısına sebep olur ve özellikle apandisit de çocuk hemen ameliyata alınır. Bazen psikolojik olarak da çocuklarda mide bulantısı olabilir, genellikle hafta içi okula gitme saatlerinde veya yapmak istemedikleri bir aktivite sırasında midelerinin bulandığını söylerler. Bulantı yirmi dört saat içerisinde eğer geçmediyse çocuğa bir şeyler yemesi konusunda ısrar edilmemelidir. Çok az ve yağsız yiyecekler verilmelidir. Sadece bir dilim ekmek yeterli olacaktır ilk etapta. Bu dilim ekmeğin ardından bir saat kadar beklenir kusma olmazsa ikinci dilimde verilir. Eğer mide bulantısı yaşayan çocuk altı yaşından daha küçük ise, bir kaç saatten daha uzun sürüyorsa bulantısı beraberinde ateşi çıkıyor ve kusuyorsa, dikkat dağınıklığı varsa doktora başvurulmalıdır. Mide bulantısı olduğunda tedbirli bir şekilde davranılmalı ve sıvı kaybının en aza indirilmesi sağlanmalıdır. Sıvı kaybının çok olması mide bulantılarını daha da kötüleştirebilir. Bu nedenle doktor kontrolünde ilaç tedavisine başlamak en doğru karar olacaktır.
    ]]>
    Üre Nefes Testi https://www.mide.gen.tr/ure-nefes-testi.html Sun, 07 Oct 2018 18:11:07 +0000 Üre nefes testi, mide rahatsızlıkları olan gastrit ve peptik ülserin oluşmasına neden olan Helikobakter pylori bakterisinin tespit edilmesi için uygulanan bir testtir. Mideye ya da on iki parmak bağırsağının mukozası Üre nefes testi, mide rahatsızlıkları olan gastrit ve peptik ülserin oluşmasına neden olan Helikobakter pylori bakterisinin tespit edilmesi için uygulanan bir testtir. Mideye ya da on iki parmak bağırsağının mukozasına yerleşen ve burada üreyen bakterinin teşhisi yaklaşık 40 dakika içinde yapılan üre nefes testi sonucunda yapılmaktadır. Yapılan test oldukça basit ve güvenilir şekilde uygulanır.

    Helikobakter pylori insanların midesinde, on iki parmak bağırsağında mukozaya yerleşerek çoğalmaktadır. Bu bakterinin atıkları enfekte olduğu kişideki savunma sisteminin tepkimeleriyle gastrit, mide ve duedenum yani on iki parmak ülserine, mide lenfoması, mide kanseri gibi mide hastalıklarının oluşmasına neden olur. Bu bakteri mide ülserlerinin % 70 inden, on iki parmak ülserlerinin % 90 ından sorumludur. Helikobakter pylori bakterisinin teşhisinin doğru yapılması, ülser tedavisinin en önemli ve ilk aşamasıdır. Bu sayede sindirim sitemindeki daha ciddi sorunların oluşmasına engel olunur.

    Üre nefes testi nasıl yapılır

    Testin süresi yaklaşık 40 dakika devam eder. Bunu yaptırmak için öncelikle bir sağlık merkezinden randevu alınması daha uygundur. Testin süresince hastanın su içmemesi, sigara içmemesi ve diğer besinleri tüketmemesi gerekir. Bu konuda bilgi sahibi olan laboratuvar personeli hastaya gerekli yönlendirmeleri yapar. Testin uygulanmasında;

    • Hasta önce derin bir nefes alır ve adının kayıtlı olduğu beyaz bir tüp içine, yardımcı ağızlıkla bazal nefes örneğini doldurur.
    • Daha sonra hasta içerisinde işaretli üre olan suyu hiç ara vermeden içer. Bu sırada yutmadan evvel ağız su ile çalkalanmamalıdır.
    • Aradan 30 dakika geçince hasta yeniden derin bir nefes alıp, adının kayıtlı olduğu mavi tüpün içine bütün nefesini boşaltır.

    Hasta test tamamlandıktan sonra normal yaşamına geri dönebilir. Doktor başka bir öneride bulunmazsa, diyetine ve ilaç tedavisine aynen devam eder. Test bazen yeniden tekrarlanabilir. Yeni test en erken bir gün sonra yenilenebilir.

    Üre Nefes Testi

    Üre nefes testi sonucunda nasıl değerlendirme yapılır

    Yapılan üre nefes testi sonuçları, 2 gün sonra çıkar. Bazal yani başlangıçtaki değerle, 30. dakikadaki değerlerin farkı belirlenir ve bu değerin referans değerinin altında olması halinde negatif yani Helikobakter pylori enfeksiyonun olmadığı, pozitif çıkarsa enfeksiyonun var olduğu şeklinde yorumlama yapılır. Test sonucuna göre enfeksiyonun varlığı belirlenirse, antibiyotik tedavisine başlanır. 6 hafta süreyle uygulanan ilaç tedavisi sonucunda, enfeksiyonun bittiğini belirlemek için üre nefes testi yeniden tekrarlanabilir.

    Üre nefes testi öncesinde bilinmesi gerekenler

    Bir tedaviye karşı alerjik bir durumu olanlar ya da fenilketonürik olan kişiler bunu doktoruna daha önce bildirmelidir. Testin uygulanmasından önce hastaların 6 saatlik açlık, 1 saat öncesinden su ve sigara içmeme gibi koşulları yerine getirmesi gerekir. Testten en iyi sonucun alınması için, hastaların son 2 haftada mide ilacı, antibiyotik gibi ilaçları kullanmaması, uygulanan tedavinin takibi için test yapılacaksa, bunun tedaviden sonraki en erken 6. haftada yapılması gerekir.

    ]]>
    Alkol Sonrası Mide Bulantısına Ne İyi Gelir https://www.mide.gen.tr/alkol-sonrasi-mide-bulantisina-ne-iyi-gelir.html Sun, 07 Oct 2018 21:47:05 +0000 Alkol sonrası mide bulantısına ne iyi gelir, mide bulantısı değişik etkenler nedeniyle ortaya çıkabilir. Bunlardan birisi de alkol tüketimidir. Özellikle bir gün önce fazla miktarda alkol alan kişilerde ertesi gün r Alkol sonrası mide bulantısına ne iyi gelir, mide bulantısı değişik etkenler nedeniyle ortaya çıkabilir. Bunlardan birisi de alkol tüketimidir. Özellikle bir gün önce fazla miktarda alkol alan kişilerde ertesi gün rahatsız edici derecede mide bulantıları ortaya çıkar. Bunun sebebi vücudun alkolü toksik maddeye çevirmesidir. Bunun vücutta atılmasına kadar geçen süreçte mide bulantısı etkili olmaya devam etmektedir. Alkol sonrası mide bulantısının daha kısa sürede geçmesini sağlamak için tüketilecek bazı ürünler, vücuttaki bu toksik maddenin atımını hızlandırmaktadır. Bu sayede mide bulantısından daha kısa sürede kurtulabilirsiniz.

    Alkol sonrası mide bulantısı için neler tüketilmeli

    Zencefil: Bu bitki alkol almış tabiri caizse akşamdan kalmış kişiler için tam bir kurtarıcıdır. Zencefille hazırlanmış olan sıcak ya da buzlu çayla, içeriğinde bulunan antioksidanlar sayesinde vücudunuzda birikmiş olan toksinlerden kolaylıkla kurtulabilirsiniz. Ancak taze zencefili kullanmak isteyenler, bunu boş mideye almasınlar. Öncelikle önden atıştırmalık  bir şeyler yemeleri tavsiye edilir. Bu sayede mide bulantısından daha kısa sürede kurtulmuş olursunuz.

    Bal: Bal bildiğimiz gibi antioksidan seviyesi oldukça yüksek bir besin maddesidir. Balın kullanımı Avrupa'da özellikle Polonya'da yaygındır. Bu ülkenin halkı fazla miktarda alkol tükettiğinden, sabahları bal ve turşu karışımından hazırladıkları bir içeceği tüketirler. Turşu suyunda bulunan su, sirke ve sodyum balla birlikte karıştığında, alkolün olumsuz etkilerinin daha kısa sürede giderilmesine yardımcı olmaktadır. Bal içeriğindeki doğal şeker takviyesini vücudunuza sağlamaktadır.

    Alkol Sonrası Mide Bulantısına Ne İyi Gelir

    Hint inciri: Ülkemizin güneyinde ve Ege'de yetişen hint inciri, bazı yerlerde diken inciri olarak anılır. Doğal olarak yetiştiğinden oldukça organik bir meyvedir. Çoğu diyetlerde kullanılan destek ilaçlarının içeriğinde de bu meyve bulunmaktadır. Bunun tüketilmesi alkol sonrası oluşan mide bulantısına iyi gelir. Bu aynı zamanda iştahsızlık ve ağız kuruluğu gibi etkileri de giderir.

    Yumurta: İçeriğinde bulunan bir amino asit olan sistein sayesinde alkol nedeniyle oluşan toksinlerin temizlenmesi sağlanır. Mide bulantısı, baş ağrısı gibi  etkilere neden olan asetaldehit denilen toksinin en büyük düşmanlarından birisi de sistein maddesidir. Bu yüzden alkolden sonra oluşan mide bulantısını gidermek için, yumurta tüketmenizi tavsiye ederiz.

    Kola: Evet yanlış okumadınız. İçeriğinin gazlı ve şekerli olması nedeniyle alkol sonrası mide bulantısına iyi gelen bir içecektir. Bunu bizzat uygulayan kişiler belirtmektedir. Bizlerde sizlere öneriyoruz.

    Yağlı gıdalar: Alkol sonrasında kişilerin yaygın olarak rağbet ettiği işkembe çorbası, döner gibi yiyecekler mide bulantısı etkisini gidermek için yararlı olmaktadır. Çünkü her ne kadar sağlıklı bir gıda olarak görülmese de, yağlı gıdalar vücutta alkolün emilimini yavaşlatmaktadır. Bu yüzden alkol nedeniyle mide bulantısı, baş ağrısı gibi etkiler daha az görülmektedir. Hiç bulamadınız et suyu ve tavuk suyuyla hazırlanmış bir çorba bile size yardımcı olacaktır.

    Domates suyu: Alkolün etkilerini yavaşlatacak olan domates suyunu aç karnına bile tüketebilirsiniz. Midenizin kendine gelmesine yardımcı olacaktır. Alkol alan vücuda ilaç etkisi gösterecektir.

    ]]>
    Mide Ekşimesi Nasıl Geçer https://www.mide.gen.tr/mide-eksimesi-nasil-gecer.html Mon, 08 Oct 2018 06:21:12 +0000 Mide ekşimesi nasıl geçer, mide ekşimesi midenin ürettiği asidin yemek borusuna kaçmasıyla, karında ve bazen göğüste hissedilen yanmayla ortaya çıkar. Mide ekşimesinin en önemli sebeplerinden birisi kişilerin yanl Mide ekşimesi nasıl geçer, mide ekşimesi midenin ürettiği asidin yemek borusuna kaçmasıyla, karında ve bazen göğüste hissedilen yanmayla ortaya çıkar. Mide ekşimesinin en önemli sebeplerinden birisi kişilerin yanlış beslenme alışkanlığının olmasıdır. Bu sorun akut ve kronik olarak yaşanabilir. Akut mide ekşimesi 1-6 hafta arasında etkili olurken, kronik olanı daha uzun süre devam eder. Belirtileri de birbirinden farklı olabilir. Bu rahatsızlığı çeken kişilerde mide kaslarında gevşeme olur. Bu gevşeklik mide sıvılarının yemek borusuna geçmesine neden olarak, mide ekşimesinin sebebi olur. Bu ileri aşamalarda tahrişe ve yaraya neden olur. Mide ekşimesi tedavi edilebildiğinden, zamanında müdahale edilmelidir. Farklı nedenlerden ortaya çıkan mide ekşimesi, tedavi edilmediğinde gastritin gelişmesine neden olur.

    Mide ekşimesini engellemek için neler yapılabilir

    • Alkol ve sigara kullanma alışkanlığı mide ekşimesi tetikleyeceğinden, mutlaka bu alışkanlıklardan vazgeçilmesi gerekir.
    • Kullanılan bazı ilaçlarda mide ekşimesi etkisi yapabilir. Bu yüzden sürekli kullanılan ilaçların yan etkileri dikkate alınmalı, gerekirse bunların doktor tarafından değiştirilmesi gündeme gelmelidir.
    • Kilo vermekte mide ekşimesine karşı alınacak önlemler arasındadır.
    • Stres her türlü rahatsızlığın bir nedeni olabileceği gibi, mide ekşimesinde de etkili olur. Bu nedenle stresten kaçınılmalıdır.
    • Beslenme alışkanlığının etkisi de mide ekşimesinde önemli bir yere sahiptir. Yanlış besinlerin tüketilmesi mide tahrişine neden olmakta ve mide ekşimesinin gelişmesine katkı yapmaktadır.

    Mide Ekşimesi Nasıl GeçerMide ekşimesine ne iyi gelir

    Mide ekşimesi özellikle yemeklerden sonra ortaya çıkıyorsa, beslenmede yapılan bazı düzenlemeler ekşime sorununu azaltabilir. Ancak hafif bir beslenme sonrasında bile mide ekşimesi sorunu yaşayanlar, mutlaka gastrit ve reflü açısından değerlendirilmelidir. Çünkü bu rahatsızlıkların bir belirtisi olarak mide ekşimesi ortaya çıkmış olabilir. Zaman zaman ortaya çıkan mide ekşimesi için yapılabilecekler ise;

    Mide ekşimesinin geçmesi için ne yapılabilir

    Bu sorun genellikle aşırı mide asidinin üretilmesiyle ortaya çıkar. Normal şartlarda mideye zarar vermeyen ve besinlerin parçalanmasına yardımcı olan mide asidi, mide ortamından çıkarak yemek borusuna kaçtığında sorun başlamış olur. Yemek borusu mide asidi için uygun bir ortam değildir. Bu yüzden mide asidinin üretimini arttıracak besinlerden uzak kalınması gerekir. Ayrıca sindirimi zor olan besinlerde tüketilmemelidir. Yağlı besinler, baharatlı besinler, ekşi, tuzlu, asitli besinler mide ekşimesi sorunu olanlara tavsiye edilmez. Kafein içeren içecekler, naneli besinler, cips, çikolata, alkol ve sigara mide ekşimesini yaşamamak için tüketilmemelidir.

    Bunun için size yardımcı olacak uygulamalar ise;

    Sırt üstü yatılmamalı, oturur durumda, sırt dik olarak ayaklar uzatılmalıdır. Yemeğin ardından çay, kahve ve tatlı tüketilmemelidir. Eğer mide asidi etkisi oluyorsa, bir parça ekmek tüketilmesi yararlı olur. Yemek sonrası hemen fiziksel aktiviteler yapılmamalıdır. Mide asidinin azaltılması için, sakız çiğnenmesi yararlı olabilir. Mide ekşimesi sırasında haşlanmış ılık patates tüketilmesi yararlı olur. Zencefil çayı içmekte midenin rahatlatılmasını sağlar.

    ]]>
    Mide İçin Şifalı Bitkiler https://www.mide.gen.tr/mide-icin-sifali-bitkiler.html Mon, 08 Oct 2018 17:15:16 +0000 Mide için Şifalı Bitkiler, Mide rahatsızlıklarında kullanılan, rahatlatıcı ve mideyi sakinleştirici etkisi olan bitkilerdir. Her yaştan insanın yemekten önce ya da sonra midedeki asit seviyesindeki artışa bağlı olarak bir Mide için Şifalı Bitkiler, Mide rahatsızlıklarında kullanılan, rahatlatıcı ve mideyi sakinleştirici etkisi olan bitkilerdir. Her yaştan insanın yemekten önce ya da sonra midedeki asit seviyesindeki artışa bağlı olarak birtakım mide şikayetleri olmaktadır. Bu şikayetler yaş grubuna göre farklılık göstermekle birlikte bu şikayetleri en aza indirecek doğal yöntemler vardır. Bazı şifalı bitkiler ilerlemiş mide rahatsızlıklarında tedaviye destek olarak da kullanılmaktadır.

    Mide için kullanılan şifalı bitkiler ve kullanım alanları;    

    Anason; Özellikle bebeklerde gaz sancısını dindirmek için Anadolu'da yaygınca kullanılır. Sindirim sistemini düzenlemeye yardım ederek hazmı kolaylaştırıcı etkisi bilinmektedir. Mide şişkinliğini alarak mide kramplarını azaltır.  

    Amafrenk kimyonu; Mide ve oniki parmak bağırsağının hareketlerini azaltır. Anti-ülser etki gösterdiği bilinmektedir. 

    Adaçayı; Mide suyunu düzenleyerek ekşimeyi önler. 

    Andız otu kökü; Ülser şikayetlerini azaltır. Biriken fazla tuzu atmaya yardımcıdır. Gazı alır. 
               
    Nane; Mentol içermesinden dolayı mideyi rahatlatır. Hazımsızlıkta kullanılır. 

    Kiraz; Sindirim sisteminde meydana gelen ağrıları dindirir. Mideyi kuvvetlendirir.

    Meyan Kökü; Mide asidini azaltarak, ülser şikayetlerini azaltır. 

    Muz; Mide enzimleri ve hücrelerinin üretimini artırır. Mide yanmasını giderir. 

    Rezene; Yine bebeklerin gaz sancısını gidermek için yaygınca kullanılan bir bitkidir. Gaz söktürücü ve rahatlatıcı etkisi vardır. Tokluk hissini arttırır. Aşırı salgılanan mide asitini giderir, gastrit tedavisi görenlerin rahatça kullanabileceği bir bitkidir.  

    Mide İçin Şifalı Bitkiler
    Papatya; Bisabolol içerir ve antienflamatuvar etkisi vardır. Mide yanmasında rahatlatıcı olarak kullanılabildiği gibi iltihap söktürür. Strese bağlı sindirim sorunlarında sakinleştirici etkisi vardır. Hazımsızlığı giderir. 

    Patates Suyu; Mide dostu olan bir diğer şifalı bitki ise patatestir. Çiğ patates kabukları soyularak meyve sıkacağından geçirilir. Patates suyunun mide asitini dengelediği bilinmektedir. 
                 
    Karahindiba; Sindirim sistemini uyarıcı etkisi vardır.  Mide tembelliğinden kaynaklanan yanma hissini azaltarak hazmı kolaylaştırır. Kabızlığı ve mide gazını gidererek sancıyı alır. 

    Zencefil; Mide için kullanılan şifalı bitkiler arasında tarihi en eskiye dayanan bitkidir. 2000 yılı aşkın bir zamandır mide rahatsızlıklarını gidermekte kullanıldığı bilinmektedir. Mide tembelliğini alır, Reflü sorunlarını gidermekte birebirdir. Otobüs yolculuklarında bulantı hissi yaşayanların yolculuktan önce zencefil çayı tüketmesi yolculuğun daha rahat geçmesini sağlayacaktır. Hazımsızlık, gaz ve krampların yarattığı sancıyı dindirir. Aşırı kullanımında mide yanmasına yol açar, mide sorunları olanlar zencefili aşırı tüketmekten sakınmalıdır. 

    Uyarı; Bahsettiğimiz bitkiler halk arasında mide şikayetlerinin giderilmesinde sıklıkla kullanılmaktadır. Fakat herhangi bir şekilde mide ilaçları alan kişilerin bu bitkileri tüketmeden önce doktorlarına başvurmaları önerilir.   
    ]]>
    Mide Bulantısı Nasıl Geçer https://www.mide.gen.tr/mide-bulantisi-nasil-gecer.html Tue, 09 Oct 2018 09:32:54 +0000 Mide bulantısı nasıl geçer, Mide bulantısı günlük hayatta hemen hemen hepimizin yaşadığı fizyolojik  bir sağlık problemidir. Mide bulantısının altında yatan birçok rahatsızlık vardır yada bazı hastalıkların haberci Mide bulantısı nasıl geçer, Mide bulantısı günlük hayatta hemen hemen hepimizin yaşadığı fizyolojik  bir sağlık problemidir. Mide bulantısının altında yatan birçok rahatsızlık vardır yada bazı hastalıkların habercisi olabilir.  Bunlardan ötürü kişi kusacakmış gibi olur. Genel olarak  mide bulantısına neden olan hastalıklar şunlardır: gıda zehirlenmesi, ülser, gastrit, sindirim sisteminin iltihaplanması, apandisit, vertigo, gebelik. Ayrıca araba tutmasına, strese, aşırı kaygıya ve alkol kullanımına bağlı olarakta mide bulantısı görülebilir. Mide bulantısı için tıbbi tedaviye alternatif olabilecek bazı faydalı bitkilerden yararlanmak  mümkündür.

    Lavanta, nane limon ikilisi, zencefil, pelin otu, ıhlamur vb bitkiler mide bulantısı için şifadır. Bu bitkilerle yapılan çaylar mide bulantısına iyi gelecektir. Mide bulantısında cankurtaran çay tarifleri: 1 bardak suyun içerisine 2-4 gr anason tohumu eklenerek 10 dakika kadar demlemeye bırakılır ve ılıyınca içilir. 1 bardak kaynar su ile 1-6 gr acı  pelin bitkisi 10 dakika demlenerek içilir. 1 bardak kaynamış suya 2-10 gr ufalanmış adaçayı konur ve 10 dakika demlenmesi için bekletilip içilir. Yine 1 bardak kaynamış suyla 8-10 gr kuru nane 10 dakika demlenerek içilir (limonda içine sıkabilirsiniz). 5 gr ebegümeci 1 bardak kaynar suyun içinde 10 dakika bekletilip demlenirse ve bundan da 2-3 bardak içilirse yararlı olur. 


    Mide Bulantısı Nasıl Geçer
    Bu çaylar dışında mide bulantısına şu bitkiler ve yağlar iyi gelir: Nane yağının dumanı tenefüs edilirse mide bulantısına iyi gelir. Zencefil kökü kaynatılırsa ve bu su günde 3-4 bardak içilirse fayda görülür. Ayrıca kekik suyuna limon sıkılabilir. Bir küp şekerin üzerine 3-5 damla lavanta yağı damlatılıp bu şeker günde 3 kez yenilirse mide bulantısının geçmesine yardımcı olur. Papatya suyunun içilmesi de bu şikayetleri azalttığı gibi papatya suyunun içine bir havlu konur ve bu suyu emen havluyla karna 20 dakika kompres yapılırsa mide bulantısı geçer. 

    Ayrıca midesi bulanan kişilerin özellikle kızartma gibi yağlı yiyeceklerden uzak durması gerekir. Bol su tüketimi de midedeki asiti etkisiz hale getirerek mide bulantısının şiddetinin azalmasına yardımcı olur. Yine midesi bulanan kişilerin temiz havada kalmalarında fayda vardır. Eğer bir yolculuk halindeyse kişi bir şeker emebilir.( naneli şeker daha iyi olacaktır) Mide bulantısı yaşayan kişilerin dikkat etmesi gereken diğer bir hususta yatma ile ilgilidir. Yemeklerden en az yarım saat sonra yatılmalıdır. Akşam yemeğinin de hafif olmasına özen gösterilmelidir. 
    ]]>